BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Güler yüzlü gazetecilik

Güler yüzlü gazetecilik

Türkiye Gazetesi ailesine, 1986 yılında katıldım. Muhabirlik gibi yazarlık duygusunu da bu çatı altında yaşadım.



Türkiye Gazetesi ailesine, 1986 yılında katıldım. Muhabirlik gibi yazarlık duygusunu da bu çatı altında yaşadım. Ağırlığını istikrar ve huzurdan yana koyan gazetemiz, okuyucularımıza da yıllarca “Huzur veren gazete“ sloganı ile ulaştı. Okur da gazetenin yaklaşımını karşılıksız bırakmadı. 10 Aralık 1989’da tirajımız 1 milyon 424 bin 350’ye ulaştı ve Türk basın tarihinin rekorunu kırdı. Aradan yaklaşık 22 yıl geçmesine rağmen hiçbir gazete bu rakama yaklaşma başarısı bile gösteremedi. Başarının altında ise “gazetenin felsefesi“ haline gelen Patronumuz Enver Ören Abi‘nin hayata “güler yüzlü ve pozitif“ bakışı yatıyor. Kuruluş yıl dönümü sevincini okuyucularımızla yaşarken, nice 42 yıllara hep birlikte diyoruz... Bekçi Murtaza zihniyeti mi? Toplum mühendisliği mi? Yüksek Seçim Kurulu (YSK)’nun BDP’li bağımsız adaylar ile ilgili aldığı veto kararı, “Bekçi Murtaza zihniyeti mi yoksa toplum mühendisliği mi?“ sorusunu akıllara düşürdü. “Bekçi Murtaza“, Orhan Kemal’in klasik eseri “Murtaza“ adlı romanının kahramanı. “Gözümü kaparım, vazifemi yaparım“ anlayışındaki roman kahramanının meşhur replikleri, “Gördüm kurs, aldım çok sıkı terbiye ve disiplin amirlerimden. Görseydin kurs, alsaydın amirlerinden sıkı bir disiplin yapmazdın böyle. Murtaza demek vazife demek, vazife demek Murtaza demek”tir. Görev aşkı yüzünden kızının ölümüne yol açar Murtaza. Çünkü ona göre, “sen, ben, biz“ yok. Sadece görev vardır ve “vazife“ her şeyden üstündür. YSK’nın aldığı karar ile ülkeyi yangın yerine çevirmesinin, vazife aşkı ile kızının ölümüne yol açan Bekçi Murtaza zihniyetinden ne farkı var? Sorunun toplum mühendisliği kısmına gelince... YSK’nın bağımsız adayları veto etmek yerine, kurum ile sürekli temasta olan avukatlarından eksikliklerin tamamlanmasını isteyebilirdi. Bu yapılmayarak şu sonuçlara yol açıldı: 1- Kürt seçmenler sokağa döküldü. 2- Terörle ya da şiddetle karışık gösterilerin milliyetçi oyları körüklemesine zemin hazırlandı. 3- Seçim sürecinde BDP ve MHP’nin oy oranlarının aynı anda yükselişe geçmesi sağlandı. 4- Bu tabloya CHP’de oluşturulmaya çalışılan kıpırdanış da eklendiğinde, toplum mühendisliği hedefi görünür hale geldi. Bu durumda ise YSK’nın yanlıştan geri adım atmasına rağmen ülkenin hem Doğu ve Güneydoğu hem de Batı yakasındaki olaylara ilişkin faturanın iktidar partisine kesilmesi sürpriz olmayacak. Seçim molası Genel seçimler yapılıncaya kadar yazılarımıza ara veriyoruz. Seçimlerden sonra görüşmek dileğiyle esen kalın...
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT