BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Tura geldi, adı ‘derbi’ oldu!

Tura geldi, adı ‘derbi’ oldu!

Hafta içinde Beşiktaş ile G.Saray önce potada kapıştı, hafta sonunda da sahada kozlarını paylaşacak.



Hafta içinde Beşiktaş ile G.Saray önce potada kapıştı, hafta sonunda da sahada kozlarını paylaşacak. Her ne kadar iki takım da hedeften uzak olsalar da derbi derbidir. Derbinin hatırına, derbilere niye “derbi” denildiğinin hikâyesini anlatayım istedim. Bu yazı Bilgi Üniversitesi Dergi Bilgi Kulübü’nün aylık dergisi Potansiyel’de yayınlanmış... *** Bugün bütün futbol endüstrisinin en büyük parçası olan “derbi” maçların adı bir yazı-tura oyunu sonunda belirlenmiştir. Çok da ironik değil mi? Masum bir iddiadır yazı-tura oyunu ama işin içinde yine para vardır. Bu terim lügatimize İngiltere’den girmiştir. Şu anda Büyük Britanya olarak bildiğimiz yer eskiden de aslında şimdi olduğu gibi İngiltere, İskoçya, İrlanda gibi kontluklara bölünmüştür. İngilizler Derbyshire’da konuşlanmıştır ve artık onlar Derby Kontluğu’dur. Kontluğun başına geçene de “Earl of Derby” denmektedir. Anlatılara göre Londra-Charshalton-Epsom’da 1778’de Derby’nin 12. Kontu Edward Smith-Stanley (neredeyse bütün kontların adı da Edward) ve arkadaşlarının katılacağı bir akşam yemeği partisinde iddiasına at yarışı düzenlenir. Yarışlar heyecan dolu geçer. Derby Kontu, Sir Charles Bunburry ile yarışın adını kimin onurlandıracağına karar vermek için yazı tura atarlar. Ve Derby kazanır. Daha önce Epsom bölgesinin adıyla anılan (Epsom Stakes) yarışlara bundan sonra “Derby Stakes” denmeye başlar. Geleneğe çok bağlı olan ve modern futbol organizasyonunun da kurucularından olan İngiltere’de bu derby, Türkçe olarak derbi, tabiri aynı şehrin iki takımı arasında oynanan maçlar için kullanılmaktadır. Ancak artık pazarlanan futbol oyunu hem heyecanı dolaylı olarak da satışlarını arttırmak için derbi tabirini aynı şehrin iki takımının dışında, şehirlerarası, bölgesel ya da maddi açıdan kuvvetli iki ekibin karşılaşması olarak da kullanmaya başladı. Elbette iki şehrin tarihsel geçmişleri arasında yaşanan gerginlikler de o maçları “önemli” kılar ancak onları derbi yapmaz... Şimdi; buradan bakınca F.Bahçe-Trabzon maçı elbette ki önemli bir maçtır ama “derbi” değildir. Real Madrid-Barcelona maçları da dünyanın en önemli karşılaşmalarındandır ama “derbi” değildir. Zaten bu yüzden de “derbi” tabirini aşmak için Real Madrid ile Barcelona maçlarına “El Classico” yakıştırması yapılmıştır... Şu futbol dedikleri Afrika Şampiyonlar Ligi’nde son 32 takım arasına katılma mücadelesinin ikinci ayağında karşı karşıya gelen Tunus temsilcisi Club Africain ile Mısır’ın Zamalek takımları arasında oynanan maçta yüzlerce taraftar sahayı adeta savaş alanına çevirdi. Kahire’de oynanan maçı 2-1 önde götüren Zamalek takımının, ilk maçta 4-2 mağlup olduğu rakibinin kalesine bıraktığı 3. gol ofsayt gerekçesiyle iptal edilince, yüzlerce Mısırlı taşlar ve sopalarla sahaya indi. Bir anda yangın yerine dönen sahada futbolcuları döven taraftarlar polisle çatıştı. Olaylar sırasında 3 Clup Africain’lı futbolcu hastanelik oldu. 9 kişi yaralandı. Turu atladığına sevinemeyen Tunuslu futbolcular “Ölümden döndük” dedi. Unutulmaz sözler... “Penaltıyı sadece onu atmayı deneyecek kadar cesurlar kaçırır” (Roberto Baggio)
 
 
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT