BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Haziran 2018 Cumhurbaşkanlığı ve Meclis

Seçim sonuçlarını görmek için tıklayın.
Anasayfa > Haber > NATO’ya örnek olduk

NATO’ya örnek olduk

NATO’ya ilgi duyan devletlere ağabeylik yaptık. 16 üyeden 32’ye çıkardık ATA’yı. Bu çabalarımız bize ağırlık kazandırdı. Batılı bazı ülkeleri azarlayabilecek konuma geldik. tavsiyesiyle kendi ülkelerinde benimsediler.”



Ü. Haluk Bayülken, emekli büyükelçi. Ama geçmişinde Milli Savunma, Dışişleri Bakanlıkları ile Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreterliği ve Dışişleri Bakanlığı Müsteşarlığı başta olmak üzere birçok önemli görev var. Yorulmak bilmeyen bir çalışma temposu dolayısıyla da tanınan Bayülken, yirmi yıla yakın bir süredir Türk Atlantik Konseyi Başkanı. Uluslararası ATA Başkanlığı’nı üç sene, Türk Parlamenterler Birliği Başkanlığı’nı da uzun yıllar yaptı. Türk Atlantik Konseyi, Bayülken’in başkanlığında, 1990 yılından beri Antalya’da her yıl muntazaman “Uluslararası Antalya Güvenlik ve İşbirliği Konferans”ları düzenliyor. Bunlardan 10’uncusu, geçen yıl 7-11 Ekim tarihinde yapılacaktı. Ama 17 Ağustos depremi dolayısıyla tehir edildi. Şimdi Cumhurbaşkanı Demirel’in himayesinde açıldı. Bayülken ile konferans başlamadan önce bu konuda bir sohbet yaptık. Kışlalı -Bu konu nasıl başladı? Bayülken -Önce bir seminer olarak başlamıştık. Sonra uluslararası bir konferans oldu. Kendi başımıza yapıyoruz. Özel teşebbüsü bir kere ziyaret etmiştik. Ama güzel laf almakla kaldık. Boyumuzun ölçüsünü de almış olduk. Batı’daki manada özel teşebbüsün pek alakası yok. NATO içinde tam bir sivil toplum kuruluşu olduk. NATO’nun olgunluk çağına rastlamış olmamız işimizi kolaylaştırdı. Para bakımından bana karşı devlet çapında duyulan bir muhabbet, terbiyeli bir değerlendirme var. Herhalde “Bayülken” denince iyi yankılar uyanıyor. Kışlalı -Bizim ATA yanında, uluslararası kuruluşta da başkan olarak en önemli faaliyetiniz ne oldu? Bayülken -1994-97 arasında Yunanlılar da dahil olmak üzere Uluslararası ATA Başkanlığı’na seçildim. NATO’ya ilgi duyan devletlere ağabeylik yaptık. 16 üyeden 32’ye çıkardık ATA’yı. Bu çabalarımız bize ağırlık kazandırdı. Batılı bazı ülkeleri azarlayabilecek konuma geldik. 1995’te Ottowa’da oldu. Bilirsin İngilizler hep oyun bozarlar. İşlemez hale getirmekten zevk alırlar. Pim diye hem Dışişleri hem de Savunma Bakanı vardı. Genel Kurul toplantısı süresini kısaltmak istediler. Genel Sekreterliği Paris’ten kaldırıp Brüksel’e götürmek istediler. TEHDİT ORTADAN KALKTI Kışlalı -Nasıl azarladınız? Bayülken -ATA kamuoyuna NATO’yu anlatmak için kurulmuş. Orada her şey konsensus ile halledilirken onlara “Siz hangi haddinizle tehdide kalkıyorsunuz?” dedim. Oldu bitti yapmak istediler. Hepsi de kendi istekleriyle başkanlığı kabul ettiğimi biliyorlardı. Bu durumda bana sadakatli olmalarının vecibeleri olduğunu söyledim. Tehditle iş yapmayacağımı söyledim. Tehdit ortadan kalktı. Kışlalı -Türkiye’de ATA’nın ne gibi faaliyetleri oldu? Bayülken -Öğretmenlere vilayetlerde seminerler yapıldı. En küçük vilayete gidiyorsunuz 300 öğretmen. Coğrafya, vatandaşlık bilgisi, askerlik hocası. Onlara birbuçuk gün seminer yapıyorsun. Dört bakanlıkla Atlantik Konseyi kararlaştırıyor. İçten ve dıştan mütehassıslarla gidiyoruz. Hariciyeden de alıyoruz. Sunuşlar yaptıktan sonra tartışma serbest. Kışlalı -Nasıl tepkiler aldınız? Bayülken -Tenkitlerini söylüyorlar. 15 sene önce başladığımda “NATO bir emperyalist örgütü” diyorlardı. Hocalardan çıkardığım yüzdeye göre onların yüzde 30 kadarı sol vardı. Yüzde 65-70 daima Atatürkçü’dür. Şimdi son on senedir bazı radikaller belirdi. Onlar şimdi yüzde 15 civarındalar. En hafifinden en kuvvetlisine kadar. Onlara karşı hep ikna metodu kullanıldı. Gösterilen tezahürattan, uzun uzun alkışlardan, yazılan mektuplardan, valilerin bize söylediklerinden çalışmaların iyi prim yaptığı anlaşıldı. NATO’daki bütün delegasyonlar, bu usulü, NATO tavsiyesiyle kendi ülkelerinde benimsediler. Ama bizim kadar yapamadılar. Çünkü bizi dört bakanlık hep destekledi. Kışlalı -15 sene böylece her defasında yüzlerce öğretmene hitap ettiniz? Bayülken -15 değil, benden önce başlamıştı. Yirmi senedir. Toplantının yapıldığı salonların büyüklüğüne göre öğretmen kitlesi beliriyordu. Ben hiçbir zaman 150’den az öğretmene hitap ettiğimizi hatırlamıyorum. Benden önce Muharrem Nuri Birgi zamanında başlamış. Muammer ile Cevat’ın emekleri çok. Ben 1984’ten beri başlarındayım. Kışlalı -Bu görevinizle herhalde başka çabalara da giriştiniz? Bayülken -Yeni asosiye devletlere çok yakınlık gösterdik. Ben hemen Makedonya, Arnavutluk, Azerbaycan, Ukrayna gibi ülkeleri, hiç kimseye sormadan Türkiye’nin korumasına aldım. Bu vesileyle birçok çevreyle yakın temas kurduk.Türk delegasyonu prestij kazandı. Kışlalı -Sizden sonra Uluslararası ATA’nın başına bir Yunanlı geçti değil mi? Bayülken -Ben onun seçilmesine karşı çıkmadım. Sen düşüncemi bilirsin; dövüşsek dahi savaştan sonra yapılacak aranjmanlar bir konuşmayla olur. Eskisi gibi öyle toprak işgal edip oturmak olmadığına göre. Kışlalı -Antalya Konferansları konusunda dıştan destek aldınız mı? Bayülken -En büyük teşviki Alman Savunma Bakanlarından Verner’den gördük. Türkiye’ye çok faydası oldu. Irak’ın Körfez Savaşı sırasında Türkiye’ye karşı takındığı tavır karşısında Alman uçaklarını yollamıştır. Kışlalı -Meclis başkanları da konferanslara destek oldular? Bayülken -Doğru. Birçoğu destek verdi. Onların himayesinde yaptık. TBMM içinden dış olaylarla ilgili milletvekillerini de aldık. Yabancılardan da çağırdık. Genelkurmay çok güzel konuşmalar yaptı. Konferanslarda çok etkili oldular. Ya Genelkurmay Başkanları ya da ikinci başkanlar hep katıldılar. NEDEN ANTALYA? Kışlalı -Antalya’yı seçmeniz de yararlı olmuştur. Bayülken -Uygun mevsimlerde de yapıldı. Almanlar Münih’i seçer. Münih Almanya’da en güzel şehirlerden biri. Bizim için de Antalya böyle oldu. Hem turistik bakımdan bilinen ve böylece daha çok tanınabilecek bir kent Antalya. Hem de Ankara-İstanbul çok iyi biliniyor. Antalya, NATO’nun güneydoğu kanadını da çok iyi temsil ediyor. Doğu Akdeniz’i içine alıyor. Kıbrıs’a da şöyle bakıyor. Beni oradan mebus seçmelerinde belki bunun tesiri olmuştur. Kışlalı -Bu seneki konferansa katılanlar da önemli kişilerdi. Devlet başkanlarından gelmeyenler oldu ama? Bayülken- Reisicumhurumuz 10. yıl olduğu için, Meclis Başkanımız yerine patronaja aldı. Himayelerine aldı. Katılımcılar 400’ü geçince sınırlamak zorunda kaldık. Otelde oda var ama konferans salonu ve yemek salonu bu sayının aşılmasına izin vermedi. Kışlalı -İşin mali kısmı nasıl çözümleniyor? Bayülken -Meclis bize bir para tahsis ediyordu. Eskiden 25-30 bin dolar ile bu işler dönüyordu. Şimdi pahalandı. Şimdi 100 bin dolarla dönerse çok iyi. Eskiden bazı akademisyenlere uçak parası veriyorduk şimdi vermiyoruz. Otel, yemekler bize ait. Diğer masraflar yapanlara ait. Otellerin ve çevrenin güzelliği etkileyici oluyor. Bu sene Tanıtım Vakfı finanse etti. Kışlalı -Türk ATA’sının durumu nasıl? Konferans dışında! Bayülken -Sekreterya binasını satın almasaymışız işimiz zormuş. Kirayı bile kolay veremezdik herhalde. Hariciye elindeki parayı kolay veremiyor. Para meselelerine ben bakmam. Cevat ilgileniyor. Pek sıkıntı çekmedik.
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 94082
    % 1.16
  • 4.7932
    % -0.57
  • 5.6125
    % 0.31
  • 6.2808
    % -0.14
  • 189.513
    % -0.21
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT