BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Dünya dönüyor sen ne dersen de

Dünya dönüyor sen ne dersen de



“Durdurun dünyayı inecek var” diyemezsiniz. Dünya dönüyor... Dün nasıl döndüyse, bugün de öyle..hiçbir şey onu etkilemiyor. Sırplar’ın Kosova’da hunharca işledikleri katliamlar sürüyor. NATO da eski komünist, yeni faşistleri bombalıyor Balkanlar’da. Büyük bir sığınmacı akını da insanlık dramı olarak yeniden belgeleniyor batıda. Ama dünya durmak bilmiyor, dönüyor. Yugoslavlar 3. Dünya Savaşı için ince oyunlar sergiliyorlar. Özellikle de Rusya’yı işin içine sokmak istiyorlar. Macaristan Belgrad’a Rus yardımını sınırda bekletiyor. Bölge ülkeleri gibi Miloşeviç’ten de tehditleri yiyor. Belgrad Radyosu da NATO bombardımanlarında hasar gören yerlerin onarılmaya başlandığını duyurdu, Yugoslavya’ya da dünyadan gittikçe artan, fazla destek geldiğini açıkladı. Dünya dönüyor. Kosova savaşı turizmi vurdu.. Amerikalılar Miloşeviç’e destek veren Yunanistan’a gitmek istemiyorlar! Ama Almanlar bayılıyor buraya. Rezervasyonları dolu. Türkiye’de ise sıkıntı had safhada. Turizm Bakanı Ahmet Tan’a göre Türkiye’ye karşı kasıtlı bir ortak eylem plânı var. Otelciler feveran ediyor. Otomotiv sektöründe ise bu yılın ocak-mart döneminde otomobil satışları geçen yılın aynı dönemine göre % 40 daha az. Otomobil ithalatı da azaldı: % 24. Vergilerdeki üç aylık azaltma (eh) şöyle bir teğet gibi geçti, ancak canlanmaya yetmedi. Trafik canavarı her gün birçok cana maloluyor. Sadece Kurban Bayramı’nda 190 kişi öldü, 340 kişi yaralandı. 1999, 1998’i zorlayacak. Geçen yıl 446.025 trafik kazası oldu. 4852 kişi öldü. Kazaların maliyeti 2 katrilyon 883 trilyon lira. Bu kaynak ile 3 milyon aile geçinebilirdi. 23 bin kilometre yol yapılabilirdi. 300 yatak kapasiteli 1085 hastane açılabilirdi. 11395 ilköğretim okulu veya 32 bin spor salonu ya da 645 binden fazla konut yapılabilirdi! Ama canınızı sıkmayın, Çin’de geçen yılki trafik kazalarında 80 bin kişi hayatını kaybetmişti. Demek bizim ilerimizde örnekler de mevcut. Varsın Japonya “akıllı ulaşım sistemi” üzerinde çalışsın. Ve yine dünya dönüyor. Hiç de onca trafik kazası falan yahut savaş umrunda bile değil. Tık tık tık.. globalleşme, küreselleşme, post modernizm, sanallaşma, değişim, gelişim, girişim bir şeylerin ayak sesleri.. Euro (yuro) Avrupa Para Birliği de öyle. DPT raporlarına göre özel tüketim harcamalarımız aynı seviyede. Sabit sermaye yatırımları arttı, özel sektör yatırımları geriledi. Tekstil ve makina alt sektörlerindeki tıkanıklıktan sanayi üretimimiz daraldı. 1998’de reel ihracat % 6.4 arttı, ithalat % 1.4 oranında geriledi. Geçen ay kamu imalat sanayii fiyatları % 6.4, özel’de % 3 oranında artış kaydetti. Dünya yine dönüyor, hem kendi ekseni, hem de... Cem Özer “Osmanlıyı reddetmeliyiz. Fatih Sultan Mehmet İstanbul’u fethetmezse bir şey farketmezdi. Avrupalılar bizi Osmanlı yüzünden sevmiyor. Osmanlı’dan kopmamız lâzım” diyor 700. Yıldönümünde Osmanlı’nın, hem de yaşadığı dünya kenti İstanbul’da!.. Nurseli İdiz “Aynı anda iki aşkı birden yaşadım..hayatımda üç-beş adamla birlikte oldum” derken Sezen Aksu’nun “Hayatıma giren bütün erkeklerin hepsini bir evde toplamak istiyorum” açıklamasına ne Devletin Aile Araştırma Kurumu, ne sivil örgütlerimiz, anne, aile ve toplum amaçlı kuruluşlarımız “ciiii’aaaa” etti. Dünyanın da umrundaydı sanki..hiç istifini bile bozmadı. Sadece bir dünyalı “işte bu açıklamalar Fazilet gibilerin oylarını artırıyor..o da bunlara yetiyor” demez mi? Dünya değil, dünyalı bu elbette diyecek. Dünyanın demek istediği başka, dünyalınınki başka. 37.5 milyon seçmen izliyor gelişmeleri, artan gerilimin ve beceriksizliğin farkında. Bazıları bazılarının ağzına Arnavut biberi sürmek istiyor, vatandaş da yerine göre ya tulumba tatlısı, ya künefe, ya baklava ya da muhallebi ikram ediyor aynı kişi veya kişilere. Burma kadayıfı da, kadayıf dolmasını da unutmuş değiller. Ege Cansen’in tespiti hiç de yabana atılacak cinsten değil. İyi algılanması gerek. Diyor ki “Demokrasi laiklere, İslam Müslümanlar’a emanet edilmeyecek kadar önemlidir. Demokrasiyi Müslümanlar, İslam’ı laikler kurtaracak.” Aldığımız mesafe bu kadar demek. Ay’a çıkacak halimiz yok ya? Allahtan dünya dönüyor..saniyenin binde biri kadar hız kesse, görevini ihmal etse ya kavrulacağız sıcaktan, ya da soğuktan donacağız. Baharı hiç ama hiç görmeyeceğiz. Oysa ne kadar da güzel erikler çiçek açtı, çağlalar yemyeşil, kütür kütür. Tuz için biraz zahmet edeceksiniz. O kadar. Mesut Yılmaz dün Barla’da açıkladı “CHP’yi barajı aşırtmak için yoğun bir çaba var” diye. Sol’u tek başına iktidara getiren Mesut Bey’e bu tespiti için de teşekkürler. Çünkü “Türkiye’yi karanlığa teslim ettirmeyin”e, laikçilere iltifat edenler ancak barajı aşabiliyorlar! Sevindim; sokağı çok iyi bilen aslan sosyal demokratlar, burada kalmamalıydı, tabanını parlamentoda temsil etmeliydi. CHP’nin parlamento dışı muhalefeti daha ağır, daha acımasız ve ölçüsüzdür. Bir medya patronu da efradıyla birlikte Tansu Hanım’ı yakın markaja almış. Nefes alışı bile kontrol ediliyor adeta. Vatandaşa sordum: “İyi ki lehinde değiller, yoksa aleyhine olurdu. 1995 seçimleri medyanın dediğinin tersi çıktı. Bu da öyle olacak.” Dünya tekrar tekrar dönüyor, dönüyor.
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 92553
    % 1.62
  • 5.2638
    % -1.52
  • 6.0189
    % -0.93
  • 6.6741
    % -1.13
  • 212.667
    % -0.89
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT