BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Haziran 2018 Cumhurbaşkanlığı ve Meclis

Seçim sonuçlarını görmek için tıklayın.
Anasayfa > Haber > Fener’e “yakışma” zamanı

Fener’e “yakışma” zamanı

Fener’i Ankara’da bu kaçıncı seyredişim bilmiyorum. Ama bu sefer hepsinden daha değişik duygular içindeyim. Profesyonel Türk futbolunun üzerine, koskoca bir “Cimbom gölgesi” kaplamış iken, Fener yine eski çizgisinde teknik direktör arama telaşlarında.



Fener’i Ankara’da bu kaçıncı seyredişim bilmiyorum. Ama bu sefer hepsinden daha değişik duygular içindeyim. Profesyonel Türk futbolunun üzerine, koskoca bir “Cimbom gölgesi” kaplamış iken, Fener yine eski çizgisinde teknik direktör arama telaşlarında. O yine her zamanki gibi, “süper bir hoca” arıyor. Bu hoca dünyaca ünlü olacak. Mazisi başarılarla dolu olacak. Kariyer sahibi olacak. Ve de Fener’e yakışan biri olacak. Bugüne kadar bu özellikte kimler geldiii, kimler geçti. Hepsi birer birer öğütülüp, en geç üç vakitte postalandı. Ama Fener hâlâ kendine yakışacak bir hoca arıyor. Şimdi gelin de sormayın; kim kime yakışmıyor? Fener’e mi onlar, onlara mı Fener?.. Şadan Bey’e soruluyor; “Fatih hoca size gelse, 3-4 mağlubiyet üst üste alsa yönetim olarak desteğinizi sürdürür müsünüz?” El cevap: “Söz veremem!” Oldu mu ya!.. İşte, “Fenerleşme” burada başlıyor. Fark burada. Bu ifrit yaklaşım, aklımı, beynimi alabora ediyor. Fener’e kimi yakıştıracağız kardeşim, kimi? Bu gidişle hiç kimseyi. Bence, herşeyden önce Fener’in kendisi Fener’e yakışır hale gelmeli. Basınıyla, yönetimiyle, taraftarıyla herşeyiyle... Ve de Fener’in şu sıralar acilen bir “Büyük Kurultaya” ihtiyacı var. Bugüne kadar nerelerde hata yapıldı? Artık ortada bir Cimbom örneği varken, yurtdışı başarıları daha çok düşünmek gerekmez mi?.. Bir büyük rakip olarak Cimbom’un başarı çizgisini aşmak şart oldu mu olmadı mı?.. Bütün bunlar için neler yapılmalıdır? Gerekirse camia dışından, üniversitelerden, yabancı otoritelerden de toplanacak bu kurultayda görüşler alınarak kısa, orta, uzun vadeli planlar yapmalı. Bu planların altına yönetimi, grupları, klikleri, eskileri, yenileri, vakıfları, fanatik basını, taraftarı, kaleci döven amigoları da dahil herkes imza koymalı. Sooonacığıma, bu plan gereği herkes üzerine düşeni “gıkını” çıkartmadan yapmalı. Strateji ve politika, “Cimbom’un çizgisini aşmak” olmalıyken, “G.Saray’ı içte ve dışta bitirip rakip olmaktan çıkartmak” üzerine yoğunlaşılmış. Yani çok ilkel, 1950’lerden, 60’lardan kalma stratejiler bunlar. Buna Ali Şen türü versiyonları da ekleyebilirsiniz. Bir adım ötesi ise Fener’e gelmek, bu stratejiye alet olmak istemeyen G.Saraylı futbolcuların ayaklarına birileri aracılığı ile bir kaç el, “Dan... Dan... Dan...” Belki işe yarar. Görüyor musunuz koca Fener’in düştüğü dereceyi. Oysa şimdi zaman o zaman değil artık. Olmamalı da. Zaman Fener’e kıymama, ona yakışma zamanıdır. * * * Maç yorumlamamız gerekirken söz nereye uzadı. Ama olsun! Şu anda şampiyonluktan ve büyüklüğüne yakışır hedeflerden taşra düşmüş, annemizin liginde, bir hacer-i semavi gibi yel yepelek, düşe kalka gezinen zavallı Fener’in bir küsürat takım ile yaptığı ve tel tel döküldüğü bir maçı yorumlamaktan daha iyi olmuştur, bu yazı. Belki daha çok işe yarar. Daha fazla fayda sağlar. Belki!..
 
 
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT