BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Dert müzmin, çözüm mâfiş!

Dert müzmin, çözüm mâfiş!

Kronik dertlerimiz var. Bunları yıllardır konuşuyoruz, belki de konuşarak çözdüğümüzü zannediyoruz. Bazen de unutuyoruz, daha doğrusu görmezlikten geliyoruz. Depreştiği zaman, yeniden hatırlıyoruz. Cari açık da aynen bu kapsamda değerlendirilebilen, fevkalade müzmin, fevkalade inatçı bir illet.



Kronik dertlerimiz var. Bunları yıllardır konuşuyoruz, belki de konuşarak çözdüğümüzü zannediyoruz. Bazen de unutuyoruz, daha doğrusu görmezlikten geliyoruz. Depreştiği zaman, yeniden hatırlıyoruz. Cari açık da aynen bu kapsamda değerlendirilebilen, fevkalade müzmin, fevkalade inatçı bir illet. Son durum mu? Bildiğiniz gibi: - Dert müzmin, çözüm mâfiş! Mesela.. -Cari açık, mart ayında, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 128 artarak, 9.77 milyar dolara tırmanmış. -2011’in ilk üç ayına ilişkin cari açık, 22.1 milyar dolar! -Bu rakam, 2010 yılının aynı dönemine göre, yaklaşık yüzde 120’lik bir sıçramayı simgeliyor. *** Yukarıdaki tablonun, birtakım arızi faktörlerden arındırılması ve geleceğe yönelik ne kadar bilgi taşıdığının ortaya konması gerekiyor. Ne var ki.. Daha önce de defalarca vurguladık. Sevimsiz bir trend, yıllardır göz kırpıyor. Nasıl mı? -İç piyasaya yönelik üretimin ve ihracatın ithalata olan bağımlılığı, “...büyüme-cari açık-büyüme-cari açık...” döngüsünü kaçınılmaz kılıyor. Yakın tarihe baktığımızda ne görüyoruz? Hatırlatmak gerekirse.. Sadece krizli yıllarda, cari açığı daraltabildik; hatta zaman zaman cari fazla verdik. 2002-2007 döneminde ortalama yüzde 6.7 büyüyen ekonomi, yüksek bir cari açığa imza atmıştı. Ancak.. Söz konusu zaman diliminde, cari açığın finansman kalitesi, bir hayli düzelmişti. Açığın finansmanı, uzun vadeye kaydırılabilmişti. Enerji dışı cari açık, nispi olarak çok daha düşük düzeylerde gerçekleşmişti. *** Peki, şimdiki durum nedir? Şimdilerde işler çok farklı: Ekonomik büyümenin hızlandığı 2010 yılında.. Cari açığın, neredeyse yüzde 80’i sıcak para ile finanse edilmiş. Bu eğilim, 2011’in ilk çeyreğinde de hız kesmedi. Dolayısıyla, cari dengede olup bitenler, ekonominin tehlikeli bir biçimde ısındığını gösteriyor. Cari açığımızı finanse edenlerin “portföy ve vade” tercihlerinin yanı sıra, başta bankacılık sektörümüz olmak üzere, küresel ve ulusal finansal sistemin barındırdığı riskler, piyasaları tedirgin ediyor. Ne mi yapmalı? *** Şunu unutmayalım: Cari açığın finansman kalitesinin düzelmesine ve finansal riskleri yumuşatmaya yönelik tedbirler almak elbette önemli. Ne yazık ki, cari açığın finansman kalitesinin iyileşmesi, cari açıktan kurtulduğumuz anlamına gelmiyor. Orta ve uzun dönemli radikal çözümler üretmek zorundayız. Kısa dönemde cari açığı hızla buharlaştıracak tek çözüm: - “Hastayı bitkisel hayata sokarak ateşini düşürmek” yani kriz çıkarmaktır. Tıpkı, 1994 ve 2001’de olduğu gibi!
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT