BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Haziran 2018 Cumhurbaşkanlığı ve Meclis

Seçim sonuçlarını görmek için tıklayın.
Anasayfa > Haber > Abdullah Gül

Abdullah Gül

Abdullah Gül’ü, göstermiş olduğu medeni cesaretinden dolayı kutluyorum. Çünkü o, mensubu bulunduğu Fazilet Partisi’nde ve o gelenekte bir ilki başarıyor.



Abdullah Gül’ü, göstermiş olduğu medeni cesaretinden dolayı kutluyorum. Çünkü o, mensubu bulunduğu Fazilet Partisi’nde ve o gelenekte bir ilki başarıyor. Bülent Arınç’ın adaylıktan çekilmesi, Abdullatif Şener’le birlikte yanlarına 20 milletvekilini de alarak, Abdullah Gül’ün safında yer almaları işin ciddiyetini gösteriyor. Partide, eskiden beri varolagelen “Aksaçlılar”, “Yenilikçiler” mücadelesi, Abdullah Gül’ün, Genel Başkanlığa adaylığı ile ilk defa kuvveden fiile çıkıyor. Ve Fazilet Partisi, en çok muhtaç olduğu demokratikleşmeye doğru gidiyor! Abdullah Gül, genç yaşına rağmen, politikada teennili ve ağırbaşlı tavrıyla temayüz etti. O ve mensubu bulunduğu partideki yenilikçi hareket, mütemadiyen duvara toslamalardan bıkmış olacaklar ki, mütemadî meşruiyeti arama, bulma ve yaşatma gayretindeler. Türkiye’nin şartlarında siyasetçinin yetişmesi çok zor! Hele lider oligarşisinin bulunduğu siyasi partiler platformunda başa güreşmek imkansız hale getirilmiş. Yani, demokratikleşmeyi temin edecek kurum olan partiler, daha kendi içlerinde demokratikleşememişler! Yanlış anlaşılmasın! Siyasî partilerde lider ve lider etkinliği elbette olacaktır; olmalıdır da... Ancak, dememiz o ki, liderlik, performans ve başarı ile orantılı olmalıdır. Bunun tipik örneklerini Batılı gerçek demokrasilerde, her daim görmek mümkün. Seçim kaybeden, başarısız veya şaibeli lider derhal, görevinden istifa ediyor. Bizde ise tam tersi oluyor. Yenilgi üzerine yenilgi alan parti lideri, koltuğuna daha bir sıkı yapışıyor! Dolayısıyla temsil ettiği partinin iktidar şansı olmuyor. Varlığı ile partisine ve seçmene zarar veriyor. Oysa; siyasî partiler, evvel emirde iktidar olmak ve millete vaat ettikleri programlarını uygulayabilmek için vardırlar. Başarısız liderlerin, bu başarısızlıklarını partilerine yansıtmaya hakları olmasa gerektir! Partilerin Büyük Kongreleri parti içi muhasebe ve murakabeyi ihtiva etmeli, Genel Başkan ve parti yöneticileri seçimleri demokratik teamüllere uygun olmalıdır. Yani, hizmette demokratik bir yarış yapılmalıdır. Abdullah Gül’ün, Fazilet Partisi’ndeki Genel Başkan adaylığına aynı partiden karşı çıkanlar var. Hatta deniyor ki, o, zaten partide Genel Başkan Yardımcısı yani, yönetici, o halde mevcut Genel Başkan’ın ve parti yönetiminin hata ve sevabına ortak... Ne diye aday oluyor? Öyle ise, şu andaki görevinden istifa etmeli! İşte bu olmadı!.. Siyaset, madem ki bir hizmet yarışıdır. Her siyasetçi, siyasete girerken bu hizmet anlayışını şiar edinmiş; dolayısıyla bunu, en iyi konumda iken yerine getirmek ister. Kısaca herkesin önünün açık olması gerekir. Fazilet Partisi geleneğinde Büyük Kongre’ler hep bir güne sığdırılmış, tek aday ve tek yönetim listesiyle seçimler yapılmıştır. Rakip aday ve liste çıkarmak hainlik olarak mütalaa edilmiştir! Bu halin neresi demokratik? Bu anlayışta hizmette nasıl yarışılacak? Liderlik karizması olanlar, nasıl ve ne şekilde lider olabilecek? Fazilet Partisi, Abdullah Gül’ün adaylığını fırsat bilmeli ve gerçek demokratik sürece girmelidir. Partinin şu anda bile, Anayasa Mahkemesi’nde yargılanır halde olması, Abdullah Gül ve yenilikçi harekete muhtaç olduğunu gösteriyor.
 
 
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT