BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Haziran 2018 Cumhurbaşkanlığı ve Meclis

Seçim sonuçlarını görmek için tıklayın.
Anasayfa > Haber > Amerikan seçimlerinden notlar -2-

Amerikan seçimlerinden notlar -2-

Amerikan seçimlerinde, Cumhuriyetçi ve Demokrat Partilerin, yazın yapılacak Kongrelere gidecek delegeleri belirlemek için yapmakta oldukları ön seçimler, bütün eyaletlerde tamamlanmamış olsa bile, Al Gore ve George Bush, önemli eyaletlerdeki...



Amerikan seçimlerinde, Cumhuriyetçi ve Demokrat Partilerin, yazın yapılacak Kongrelere gidecek delegeleri belirlemek için yapmakta oldukları ön seçimler, bütün eyaletlerde tamamlanmamış olsa bile, Al Gore ve George Bush, önemli eyaletlerdeki, şimdiye kadar yapılan yoklamalarda, kendilerine Kongrede oy verecek adanmış parti delegelerinden yeteri kadarını sağladıkları için, rakiplerini elediler ve böylelikle de 2000 seçimlerinin birinci raundu sona erdi; hemen ikinci raund başladı. Artık Başkanlık yarışında, Cumhuriyetçi Bush ile Demokrat Al Gore arasında, kıran kırana geçeceği anlaşılan mücadele başlıyor! Gerçi Cumhuriyetçi Partide Bush’un rakibi olan John McCain (Mak Keyn) Partisi dışında bir üçüncü parti hareketi başlatıp Bush’un işini zorlaştırabilir, ona verilebilecek oyları bölebilir, böylece belki 2004 yılı seçimleri için kendini hazırlamak ister. GERİDE KALAN MÜCADELE Bush-McCain mücadelesi karşılıklı suçlamalarla McCain’in müstakil ve liberal oyları çekmek için Bush’un “Hıristiyan Koalisyonu” ve dini gruplarla ilişkilerine saldırması ve bir ara Bush’u Clinton’a benzetmesi ile nahoş geçmişti. İki Cumhuriyetçi aday adayının arasında, sağlık sigortası, sosyal güvenlik ve vergi konusunda da ayrılıklar var. McCaine’in bu konulardaki görüşleri Demokrat Al Gore’unkilere daha yakın... PARTİLERE YARDIM REFORMU Bush ve McCain arasından asıl büyük ihtilaf konusu da, McCain’in, seçim kampanyalarının finansman düzeninin ve bu arada büyük holdinglerin adaylara çeşitli yollardan özellikle radyo ve TV ilanlarını finanse ederek veya doğrudan doğruya partilere yaptıkları “yumuşak para” denilen yardımlarını, kurallara bağlamakta ve reformda ısrar etmesi idi. McCain, bu konuda hâlâ ısrarlı ve Bush bu reformlara razı olmazsa onu seçim mücadelesinde desteklemeyeceğini ima ediyor. Bush’un, McCain’in kampanyaların, finansmanı ve “soft-yumuşak” para yardımları konusundaki kapsamlı reformlarına razı olmayacağı ve hele vergilerin azaltılması hususundaki programından kolayca vazgeçmeyeceği sanılıyor. Herhalde kendisini, partisini ve Cumhuriyetçi adayları, çok masraflı olan seçim kampanyalarında büyük holdinglerin özellikle Cumhuriyetçilere, çeşitli ve dolaylı yollardan yaptıkları büyük teberrülerden mahrum etmek istemeyecektir. Şu sırada bu konuda kaybedecek bir şeyi olmayan McCain, liberalleri kazanıp, üçüncü bir parti hareketi ile 2004 seçimlerindeki tabanını hazırlamak, siyasi geleceğini sağlamak isteyebilir ve kampanyada Bush’u desteklemekten kaçınır. Bu da Al Gore’un seçim şansını çok arttırır, Demokratların kazanmalarını sağlar. Ama Cumhuriyetçi seçmenler böyle bir ihaneti nasıl karşılarlar? RAHAT DÖNEM Aslında “Amerika’nın” tarihindeki belki en sakin, en müreffeh döneminde bütün adaylar, Al Gore, Bush ve McCaine umumiyetle aynı görüşleri...merkeziyetçi veya bir yazarın “merhametli muhafazakâr” yanı ne aşırı liberal ne katı muhafazakâr olmayan merkeziyetçi görüşleri paylaşıyorlar. Bush, vergilerin azaltılması, sosyal güvenlik masraflarını halkın kendisinin karşılaması gerektiğine inanıyor. Her iki taraf da, merkezi Federal devletin fonksiyonlarının azaltılmasına taraftarlar. Amerikalı bir profesöre göre bugünkü dönemle, 19. yüzyıldan hemen 20. yüzyıla geçiş sırasındaki Theodore Roosevelt’in dönemi arasında paralellikler var. O zaman Amerika bir tarım ülkesinden endüstri ülkesi olmaya dönüşüyordu. Şimdi endüstri devrinden, enformasyon ve internet devrine geçişte! Bir fark var; Theodore Roosevelt, yüzyılın başında Federal devletin yetkilerini kuvvetlendirmişti, 21. yüzyılın başlarında, Clinton dönemi ile başlayarak, merkezi hükümetin yetkilerinin asgariye indirilmesi eğilimi var. Sağ veya soldaki bütün adaylar da buna taraftarlar. 20. yüzyılın başında hükümetin Amerikan işçilerinin büyük Amerikan şirketleri tarafından istismar edilmesine karşı çıkması söz konusu idi. Bugün ise, gene Amerikan işçilerini ve de şirketlerini globalizme karşı korumak endişesi var. İlginçtir; birkaç yıl evvel Amerika’da adeta sihirli bir kelime olan Globalizm, artık adeta bir tehlike kaynağı addediliyor. Liberaller, Globalizme, yabancı ülkelerde yoksulluğa sebep olabileceği, muhafazakârlar ise milli egemenliği tehdit ettiği için karşı çıkıyorlar. Ve sorunlar artık yepyeni alanlara kayıyor... İnternetin sebep olacağı problemler, başta özel hayatı tehdit etmesi ve diğer mahzurları, bilimde, özellikle genetik alanındaki, muazzam ilerlemelerin ortaya çıkaracağı ahlaki, sosyal ve dini problemler, önümüzdeki yıllarda hem Amerika hem de dünya için başlıca tartışma konuları olacak gibi! Bu arada Beyaz Saray’a veda etmekte olan Clinton, muhtemelen ABD’nin ayrıcalığı olan “Kuvvetli Başkanlığın” da sonunu getiriyor. Amerikan ekonomisindeki ve sosyetesindeki refah, görünüşte onun döneminin eseri idi, ama aslında bunları ve Amerika’nın askeri gücüne dayalı “süper gücü”nü, ondan evvelki Başkanlar, mesela Reagan ve Cumhuriyetçi Kongre hazırlamışlardı. Clinton’ın, da, malum ahlaki zaafları yüzünden, Başkanlık makamını içerde ve dışarda zedelemiş olduğu bir gerçek. Bir yazar, “Kim, hangi gazeteci veya TV, Theodore Roosevelt’e, Franklin D. Roosevelt’e ve hatta Kennedy’ye ne cins külot giydiğini sormaya cesaret edebilir ve bunun cevabını alırdı?” diyor... Clinton, medyatik olmakla ve oluşturduğu refahla birlikte kendi ve makamının prestijini, belki de tamir edilemeyecek kadar sarsmıştır. Yapılan bir araştırmada geçmişten bu güne 41 Başkan arasında yirmibirinci gelmiş! Seçimlerde öne çıkacak bir konuda siyaset-din ilişkileri aday olabilmek için dini grupları kollamak zorunluğu. Bu seçimlerde sinsi sinsi fakat emin adımlarla ortaya çıkan bir olgu da eşcinseller ve lezbiyenler. Eskiden siyasiler siyasileri, katolikleri, musevileri kollamak zorunda idiler. Şimdi Gay denilen eşcinselleri de kollamak ve kırmamak gerekiyor. Muhafazakâr Bush bu konuda sıkıntıya girdi ve çok dikkatli hareket etmek zorunda kaldı. Çünkü onu destekleyenler arasında da eşcinsel gruplar var.. Velhasıl Amerika değişiyor ve daha da değişecek. 2000 seçimleri de önemli bir dönemeç veya kavşak!
 
 
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT