BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Haziran 2018 Cumhurbaşkanlığı ve Meclis

Seçim sonuçlarını görmek için tıklayın.
Anasayfa > Haber > “Uyutulmak”

“Uyutulmak”

İki cumartesidir ekrana yeni çekimleriyle gelen “Hülya Avşar Show”u izliyorum. Programın stüdyosu, dekoru ve seyircili oluşu aynı, ama içeriğinde önemli bir değişiklik yer alıyor.



İki cumartesidir ekrana yeni çekimleriyle gelen “Hülya Avşar Show”u izliyorum. Programın stüdyosu, dekoru ve seyircili oluşu aynı, ama içeriğinde önemli bir değişiklik yer alıyor. Avşar’ın bu kez Amerikalı bir yardımcısı var. Amerikalının yaptığı işe şovmenlik mi, illüzyonistlik mi, ya da hipnoz (uyutma) uzmanlığı mı diyelim, bilemiyorum ama çıkanları, kulağına bir şeyler fısıldayarak tek bir el hareketiyle etkisi altına alıyor, uyutuyor ve istediğini yaptırıyor?!... Amerikalı pek konuşmuyor... Hem niye konuşsun ki Hülya Avşar varken... Uyutulanlar -ki genellikle gençlerden seçiliyor- hangi kimliklere sokulmuyor ki?!... Programa çıkarılan gençler, Amerikalının marifetiyle bir anda Maradona, hamile erkek, hattâ Hülya Avşar bile olabiliyor... Daha doğrusu kendilerini -uyutulma gereği- öyle hissediyorlar... Sonra Avşar’ın soruları başlıyor... Örneğin, kendini hamile zanneden erkeğe Avşar kızı öyle sorular soruyor ki, stüdyoda bulunan seyirciler gülmekten kırılıyor!... (Ne gariptir ki, ben bir türlü gülemiyorum?!... Gülmeyi mi unuttum, yoksa yapılan esprilere karşı duyarlılığım mı kalmadı?!...) Neyse... Avşar kızının daha önceki programlarında mutlaka üç konuğu olur ve onları -özel hayatları dahil- sıkıştırıp dururdu şov gereği... Şimdi ise tek bir konuğu var. Örneğin geçen cumartesi gününün konuğu değerli sanatçı Zeki Alasya’ydı. Önümüzdeki şovlarda biraz da, o tek kişilik konukların uyutulmasını bekliyoruz Avşar’dan... Üstelik daha da inandırıcı olur!... Hem de çok daha renkli olabilir program... Belli mi olur, gülmekten mahrum birçok izleyiciyle birlikte belki ben de gülmeye başlayabilirim?!... Keşke herkes bir an için bile olsa uyutulabilse, dilediği bir hayalin özlemini gerçekleştirebilse. Ama yıllar boyu, belli konularda öylesine uzun süreler uyutulduk ki, uyandığımızda bazılarımız birer uyanık kesildi!... Oysa uyanık olmakla, her iki gözü açık olmak, ne kadar farklı kavramlar değil mi?...
 
 
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT