BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Efes zor kazandı

Efes zor kazandı

Maçtan önce Beşiktaşlı taraftarlar adına hakemlere çiçek verilmesi güzel bir jestti. Ancak daha önemlisi bu jestin arkasında durulması ve maç boyunca tribünlerin seviyeli bir çizgiyi korumalarıydı.



Maçtan önce Beşiktaşlı taraftarlar adına hakemlere çiçek verilmesi güzel bir jestti. Ancak daha önemlisi bu jestin arkasında durulması ve maç boyunca tribünlerin seviyeli bir çizgiyi korumalarıydı. Sahada ayrıntılı bir hazırlık vardı. Güçlü organizasyonu ve geniş bütçesiyle Avrupa’nın zirvesini hedefleyen Efes’e karşı oldukça mütevazî kalan Beşiktaş’ın galibiyete odaklanması ligimizdeki rekabetin bir yansıması olduğu kadar genel anlamda basketbolun güzelliğiydi de. Sahadaki mücadelenin kritik noktalarından biri Eley’in iki kaliteli pivot Hüseyin ile Drobnjak’a karşı pota altında neler yapacağı, ayrıca dışarıdan hücum etmeyi seven Praskevicius’un Efes savunmasının dengesini bozup bozamayacağı idi. Oyun başladığında Mulaomerovic’in iğreti müdafaası karşısında topla rahatça dalışlar yapan Blackwell Efes savunması için tehdit oluşturdu. Siyah-beyazlılar maçın başında arka arkaya atışlar kaçırmalarına rağmen Efes’in süratli basketbolu karşısında tutunmayı başardılar (15-17). Efes teknik yönetiminin Blackwell’i 2.06 m’lik Hidayet’e vermek zorunda kalması bu genç yeteneğimiz açısından gurur verici olduğu kadar, rakip oyun kurucuyu durduramayan bir oyun kurucuya sahip olmak açısından bir soru işaretiydi Efes için. Mulaomerovic bilhassa üçlük atışlardan olmak üzere sayı üretiminde başarılıydı, ancak onun kendisi sayı üretmekten önce arkadaşlarına pozisyon hazırlamaya konsantre olması gerektiğini düşünüyoruz. Takımda yeterince kullanılmayan üçlük potansiyeli olduğu önemli bir gerçek. Praskevicius’tan kaynaklanan eşleşme sorununu ise Winslow ile aştılar. İlk yarı sonunda top kaparak ekstra bir basket üreten Efes’in yakaladığı 6 sayılık üstünlük bizce olması gerekenin altındaydı. Hidayet ile Mulaomerovic’in isabetli üçlükleri olmasa ilk yarıyı geride bitireceklerdi. İkinci devrenin hemen başında sahadaki denge tabeleya da yansdı ve Ömer ile daha da kısalan tek pivotlu Efes beşi farkı hızla açtı (32-45). Üstelik İbrahim’in potansiyelini de pek kullanmadan. Farkın giderek açılması beklenirken pivotlarını kullanmayarak bir avantajından gönüllü olarak vazgeçen Efes kenar yönetimi bir de sahadaki beşi dinlendirmeye gerek görmeyince oyuncular giderek yoruldu. Hidayet başta olmak üzere oyundan düşen Efes, direnmeye devam eden Beşiktaş karşısında avantajını giderek kaybetti. Tehlikeye giren maçı son saniyede Mulaomerovic’in üçlüğü sayesinde kazanabildiler. Hücumdaki top paylaşımı konusunda rollerin hâlâ tam oturmamış olması bir diğer hissedilendi. Avrupa sayı kralı İbrahim oyunun bazı bölümlerinde yeterince atış kullanamadı. Amerikalılar’ın “Go to Man” dedikleri kritik zamanlarda öne çıkacak ve sayı üretecek bir oyuncu her takımda bulunmalıdır diye düşünüyoruz. Ergin Ataman belli ki bu rolü kasten kimseye vermiyor, ancak Efes’in büyük hedefleri göz önüne alındığında buna bir yerde gerek duyulacağı öngörülebilir. Ancak önemle belirtmek gerekir ki, Avrupa Ligi Final Four’una gitmenin arifesindeki Efes’in istediği sadece galibiyetti ve istediğini aldı. Beşiktaş ise oyun içinde kritik top kayıpları yapmasına rağmen çok iyi mücadele etti ve kazanma şansını maçın sonuna taşımayı başardı. Onlar da Efes’le birlikte tebrikleri hak etti. Sahadaki oyuncuların dışında salonda gerekli önlemleri alan idari yönetimi ve maç boyunca küfür etmeden seviyeli bir şekilde takımlarını destekleyen taraftarı da kutluyoruz.
 
 
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT