BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Haziran 2018 Cumhurbaşkanlığı ve Meclis

Seçim sonuçlarını görmek için tıklayın.
Anasayfa > Haber > Akpınar sanatını anlattı

Akpınar sanatını anlattı

TGRT Haber Dairesi Başkanı Mehmet Soysal ünlü tiyatro ve sinema oyuncusu Metin Akpınar’ı “Başbaşa” programında konuk etti. Akpınar Soysal’a 15 yıl aradan sonra tekrar beyaz perdeye dönüşünü anlattı.



TGRT Haber Dairesi Başkanı Mehmet Soysal’ın “Başbaşa” adlı programında sanat hayatındaki son gelişmeleri anlatan ünlü tiyatro ve sinema oyuncusu Metin Akpınar, ortağı ünlü sanatçı Zeki Alasya ile asla ayrılmadıklarını söyledi. Ünlü oyuncunun sanat yaşamıyla ilgili Soysal’ın sorularına verdiği cevaplar şöyle: Soysal: Sinema yaşantınızı 15 yıl ara verdikten sonra yeniden döndünüz. Neden bu kadar uzun sürdü? Akpınar: Aslında bizim öyle bir dargınlığımız yok, yani Zeki Alasya, Metin Akpınar dargınlığı 15 sene değil. Soysal: Onu değil, sinemayla olan dargınlığınızı soruyorum. Akpınar: Bu çok önemli ve doğru bir yaklaşım. Dünyanın her tarafında televizyonlar hakim olduğunda insanlar evlerine kapanırdı. Ve de onları evlerinden çıkartmak için büyük prodiksiyonlar yapılırdı. Türkiye’de büyük prodiksiyon yapılamadığı için insanları evden çıkarma bağlamında televizyonların yapamadığı cinsel olaylar sinemaya yansıdı. Evden bazı aile fertleri çıktı, ama hepsi çıkmadı. O yüzden de sinemayla ilgilenen Türk popilasyonu sinemaya küstü. Küskünlük hemen akabinde sinema salonlarının bozulup başka amaçlı kullanılmasını getirdi. Ta ki Batı’ya özenerek 80-85 kişilik cep sinemaları yeniden gelip Amerikan filmleri insanları televizyonlarının başından alıp yeniden sinemaya sokana kadar. Ondan sonra biz de yeniden başladık. Soysal: Aynı şeyi tiyatroda yapamadı, yani insanları evinden çıkartamadı? Akpınar: Tiyatro zaten çok şansız, dünyada biraz gerileme aşamasında. Tiyatronun en güzel tarifi ‘insanı, insana, insanla anlatmaktır’ bu cama yazılmaz, filme yazılmaz. O başka bir şeydir. Etli, canlı kokulu, terli kokulu, bir şeydir. Gene oraya dönülecektir. Soysal: Ve nihayet sinemayla barıştınız ve 15 yıl sonra “Propaganda”yla izleyicilerin karşısına çıktınız. Ama Zeki Alasya yoktu. Neden? Akpınar: Sevgili kardeşim, ortağım Zekiyle bizim çok ciddi bir ayrılığımız asla yok. Gerçeği bir kez daha vurgulamak istiyorum. Zeki parayı bilmez. Ben de parayı bilirim.. Soysal: O cömert siz tutumlu. Akpınar: Cimri demediğiniz için teşekkür ederim. Bu da parayı bilmekten kaynaklanıyor. Çünkü ben bir işçi çocuğuyum. Yani çok rahat bir gençlik yaşamadım. Onun için paranın kıymetini bilirim. Benim ortağım bilmez.. Tiyatro olduğu dönemlerde ben vergi için plokaj yaparım. Paraları dağıtmam ve onun menkul sermeye gelirinden dükkanı döndürürdüm. Tiyatroya ara verince o parada eridi, sıfırladı. Şirkette para kalmadı. Buna karşın televizyonlarda da rafine bir iş yapmak pahallı olduğundan ondan da vazgeçildi. Vazgeçilince oratağım “bak para yok gel bir iş yapalım” ded. Ben de “şimdi seviyesiz iş yapmak durumu da kalırız, yapmayalım” dedim esas kavga oradan çıktı. Ve benim sevgili koca kafa ortağım. Beni medyaya şikayet etmek gafletinde bulundu. Soysal: Eyvah ! Akpınar: Beni provoke etmek, motive etmek için medya da bunu büyüttü. “Ayrıldılar, döğüştüler” gibi. Hiç böyle bir şey yok. Ayrılık olmayınca birleşme de yok. Soysal: Bu dostluğun zamkı nedir? Akpınar: Demokratlıktır. Rasyonalizimdir. Yani önce akıl sonra duygu. İkisi beraber akıl duygu dengesi. Asgari müşterekte birleşme, menfaat birliği ve de geliri adil bölüşme paylaşmadır... Soysal: Sanat toplum için vazgeçilmez ise sanata sahip çıkılmak zorunda. Sermaye ve yerel yönetimler de destek vermek durumunda. Bu çevreler destek vermediğinde ülkede sanat olmuyor mu? Akpınar: Zaten olmadı, görüyorsunuz. Destek vermedikleri için olmadı..
 
 
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT