BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > “Kalbine zenginlik ver!”

“Kalbine zenginlik ver!”

Peygamberimiz, Mina’da geçirilmesi gereken gecelerin Mina dışında geçirilmesini yasakladı. Ancak, hayvan güdücülerinin Mina dışında gecelemelerine Cemrelerini de bir gün atıp bir gün bırakarak hayvanların başında kalmalarına izin verdi.



Peygamberimiz, Mina’da geçirilmesi gereken gecelerin Mina dışında geçirilmesini yasakladı. Ancak, hayvan güdücülerinin Mina dışında gecelemelerine Cemrelerini de bir gün atıp bir gün bırakarak hayvanların başında kalmalarına izin verdi. Buna göre; hayvan güdücüleri, Kurban kesme günü taşlarını atacaklar, o günden sonraki iki günün taşlamasını da bir araya getirerek o iki günün birinde, yani iki günün birincisinde birini, Mina’dan ayrılma gününde de, ikincisini yapabileceklerdi. Hz. Abbas, hacıların Zemzem suyu ihtiyaçlarını karşılama hizmeti dolayısıyle Mina gecelerinde Mekke’de kalmak üzre Peygamberimizden izin istemişti. Peygamberimiz, ona da izin verdi. Hz. Abbas’dan başkasına izin vermedi. Peygamberimiz, kurban gününü takip eden birinci ve ikinci Teşrik günlerinde, güneş batıya doğru eğildiği zaman yürüyerek Mina Mescidinden sonraki ilk Cemre’nin yanına vardı. Oraya, birer birer yedi tane fiske taşı attı ve her birini atarken Allahü Ekber! diyerek Tekbir getirdi. Sonra, biraz ileri gidip Kıbleye yöneldi. Ellerini kaldırarak dua etti ve ayakta duruşunu uzattı. Sonra, İkinci Cemre’nin yanına vardı. Oraya da birer birer yedi tane fiske taşı attı ve her birini atarken Tekbir getirdikten sonra vadiyi takip eden sol tarafa inip durdu. Kıble’ye döndü. Ellerini kaldırarak dua etti. Bundan sonra, Akabe yanındaki Üçüncü Cemre’ye vardı. Oraya da, birer birer yedi tane fiske taşı attı ve her birini atarken Tekbir getirdi. Orada durmadı. Geri döndü. Beni Tücib kabilesi halkından bir cemaat Mina’da Peygamberimizle buluştular. “Biz, Ebza oğullarıyız!” dediler. Peygamberimiz “Sizinle birlikte bana gelmiş olan genç ne yapıyor?” diye sordu. “Ya Resûlallah! Allahın verdiği rızka, onun kadar kanaatkâr ve razı olanını görmemişizdir! İnsanlar, dünyayı aralarında bölüşecek olsalar, o genç, ona göz ucuyla bile bakmaz!” dediler. Peygamberimiz “Allaha hamd eder, onun, hep o hal üzere ölüp gitmesini dilerim.” buyurdu. Peygamberimiz, bu gencin dileği üzerine “Ey Allahım! Onu affeyle! Rahmetinle koru! Onun kalbine de, zenginlik ver!” diyerek dua etmişti. Tücib oğullarının bildirdiklerine göre o genç, aralarında en iyi bir halde, dünyadan çekingen, Allahın, kendine verdiği rızka en razı bir kul olarak yaşamakta devam etmiş, Peygamberimizin vefatı üzerine Yemen halkının İslamiyetten döndükleri sırada ise, Tücib oğulları içinde kalkıp onlara Allahı ve İslamiyeti anmaktan geri durmamış, onun sayesinde kavminden hiçbir kimse İslamiyetten dönmemiştir. * Yarın: Mina’daki ikinci hutbesi
 
 
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT