BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Haziran 2018 Cumhurbaşkanlığı ve Meclis

Seçim sonuçlarını görmek için tıklayın.
Anasayfa > Haber > Aşk

Aşk

Aşk ne kadar derin bir duygu. Bir anda yeryüzünde yaşayan en mutlu insanmışsınız gibi hissettirebilir hemen sonra ise yıkımların en büyüğünü tattırabilir.



Aşk ne kadar derin bir duygu. Bir anda yeryüzünde yaşayan en mutlu insanmışsınız gibi hissettirebilir hemen sonra ise yıkımların en büyüğünü tattırabilir. Bu açıdan ele alındığında aşık olmak risktir. Ama bunun karşı fikri yani aşık olmamak ise müebbet hapis gibidir. Kendi hissedemeyişinizin içine hopsolursunuz. Risk almaktan kurtulmuşsunuzdur ama bu sefer de anlamsız bir yaşayışın tutsağı halinde bulursunuz kendinizi. Terazinin kefeleri durumu açıklıyor. Aşık olup acı çekmeyi göze almak, yapayalnız kalmaktan ya da birçok değmeyecek insanla uğraşmaktan çok daha onurlu bir seçim. Evet, aşkınıza karşılık bulamazsanız sürünürsünüz. Ya da karşılık bulduğunuz ve elinizdeki herşeyi verdiğiniz halde yine de ayrılık kapıyı çalabilir ve bu sizi mahvedebilir. Ama bunlara rağmen kendinizi hissedersiniz. Belki kötü hissedersiniz ama yine de varlığınızın bir nedeni olduğunu hatırlarsınız. Her soluk alıp verişinizde kalbiniz sızlasa da, orada bir kalbiniz olduğunu bilirsiniz. Aksi takdirde monoton bir çark içinde bulursunuz kendinizi. Her şey yerli yerinde ve olması gerektiği gibidir ama siz yine de en önemli olanın eksikliğini sezersiniz. İnsanlar tek başına yaşamak için yaratılmamışlardır. Hayatı paylaşacak, en yakın dostu ve sırdaşı olacak bir eşle birlikte olması için planlanmıştır bütün düzen. Yalnızlık Allah’a mahsustur. Zaten sıradan insanların, yalnızlığın o yakıcı cezasını çekmekte zorlanacakları açıktır. Bu cezaya çarptırılanlar dayanmak için mutlaka birtakım çareler aramaya başlarlar. Ama çare zannettikleri çoğunlukla “denize düşen yılana sarılır” misali yanlışlardır. Eldeki veriler bu kadar açıkken aşka direnmek saçma. Kabul ediyorum ben çok uzun süre acı çekmenin verdiği kızgınlıkla bu duyguyu reddetmeyi tercih ettim. Senelerce aşkı koruyan satırlar yazdıktan sonra uğradığım haksızlığı hazmedemeyip aşka düşman oldum. Ama yaptığım yanlıştı. Düşman olmam gereken aşkın kendisi değildi. İnsanların yanlışları aşkı karalamamalı. Elbette beş parmağın beşi bir değil. Aşık olmak için seçtiğiniz kişi yanlışsa bu aşkın suçu değil ki. Sonuçta bu gerçeği fark ettim galiba. Dünyada herkes kendi kaderiyle başbaşa ve onunla başa çıkmak zorunda. Bu, başından belli gerçekle uğraşırken insanoğluna bahşedilmiş en büyük nimetlerden birisi olan sevebilme yeteneğini yadsımamak lâzım. Ve zor da olsa, engeller de çıksa vazgeçmeden sonuna kadar savaş vererek elde edilen bu şansa saygı göstermek gerekir. Çünkü ortalama bir insan yaşamında aşk on kere karşınıza çıkmaz. Çoğunlukla bu bir kez olur. Ama eğer kısmetiniz varsa bir şans daha yakalayabilirsiniz. Korkuya kapılarak o şansa sırtınızı dönmek, kendinize verebileceğiniz en büyük zararlardan birisi olur. Zaman geçiyor. Ve geçen zaman tecrübe kazandırırken karşılığını alıyor. Bu yüzden eğer aşıksanız, siz karşılık beklemeden duygularınızın su yüzüne çıkmasına izin verin. Kendinize bu iyiliği yapın. LEVHA Cevabı çok kolay olan bir soruyu cevaplamak kadar güç bir şey yoktur. Sözün özü Savaş, özgürlüğü tehlikeye, cinayeti erdeme dönüştürür.
 
 
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT