BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Haziran 2018 Cumhurbaşkanlığı ve Meclis

Seçim sonuçlarını görmek için tıklayın.
Anasayfa > Haber > Eğitim mi?.. Aman, kalsın!

Eğitim mi?.. Aman, kalsın!

Bizde eğitim genelde ezberciliğe dayandığı için “eğitim” dediğinizde büyük, küçük herkese sıkıntılar basıyor. Oysa, insan toplumsal bir varlık.



Bizde eğitim genelde ezberciliğe dayandığı için “eğitim” dediğinizde büyük, küçük herkese sıkıntılar basıyor. Oysa, insan toplumsal bir varlık. Sağlıklı bir toplumun oluşumu ve gelişimi için beşikten mezara kadar eğitim söz konusu. Modernleşme modelinin aşıldığı, bireyselleşmenin öne geçtiği günümüz toplum düzeninde gerçek anlamda bir sivilleşmenin yaygınlaşması için bilinçlenme, sorumluluk yüklenme şart. Bunun ön koşulu da eğitim. Hasılı eğitimden kaçış yok. Şimdi bu konuya neden girdim? Bakırköy Belediye Başkanı Ahmet Bahadırlı, arabalarında telsiz sistemi bulunması sebebiyle şoförlerin afet ve ilkyardım konusunda eğitilmesi için bir proje hazırlamış. Proje, Valilikçe de benimsenince bu konuda Halk Eğitim Müdürlükleri, Milli Eğitim Müdürlükleri, İl Sağlık Müdürlüğü ve Trafik Denetleme Şube Müdürlüğü görevlendirilmiş. İlk grubun üç gün süren eğitimine Bağcılar’da başlanmış. Gelişmiş ülklerde taksiciliğin yarı kamu hizmeti sayıldığını belirten Bahadırlı, projesinin amacını şöyle özetliyor: “İstanbul’daki bütün taksicileri eğitimden geçirip afet anı için örgütleyebilirsek elimizin altında telsizi ve ulaşım aracı olan dev bir kurtarma ordusu olur.” Ne var ki İstanbul Otomobilciler Esnaf Odası, şoförlerin bu eğitimi zaten aldıklarını belirtip projenin gereksizliğini ileri sürüyor. Fazladan bilgilenmek, en azından bildiklerini tekrarlamak abesle iştigal olarak kabul ediliyor. Ama kaza hallerinde herkesin ne derece bilgisiz ve tecrübesiz davrandığına ekranlarda şahit oluyoruz, o başka! Ayrıca, muhtemel afet sözüyle ilk akla gelen, İstanbullular’ın korkulu rüyası olan deprem... Allah korusun, böyle bir nahoş olayın vukuunda tasarlanan kurtarma birimlerinin arasına taksi şoförlerinin alınması akla çok yatkın bir çare. Ne kadar bilgili ve donanımlı olunursa o kadar iyi. Üstelik, Valilik bunu bir kamu hizmeti olarak gerekli görüyorsa yapılacak en makul şey, projenin gerçekleşmesi için yardımcı olmak. Ama gel de bunu bizim insanlarımıza anlat! Sırf engel olmak için bin dereden su getirmeye kalkarlar. Aslında eğitime karşı bu isteksizlik yalnız şoförlere has bir durum değil. Aylardır deprem ihtimaline karşı bütün İstanbullular’ın hazırlıklı ve eğitimli olması gerektiği söylenip duruluyor. Bu konuda büyük, küçük herkes sorumlu. Oysa biz sade vatandaşlar olarak ne yapıyoruz? Mahallemizde, sitemizde kendi aramızda örgütlenebildik mi? Bir felaket halinde nasıl bir korunma, yardımlaşma ve dayanışma içinde olacağımızı hesapladık mı? Kendi aramızda edindiğimiz bilgiler doğrultusunda görev bölümü yaptık mı? Sadece korkmasını biliyoruz. Ha, olup olacak bir deprem çantası hazırladık. Onu da huyumuzun bir parçası olan nemelazımcılıkla sonradan boşalttık veya kimbilir nereye koyduk...
 
 
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT