BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > İnsan paranın sahtesini yapar, para da insanın...

İnsan paranın sahtesini yapar, para da insanın...

Özerk” demek “bağımsız” demektir. Özgürden türetilmiştir, özelden değil.



Elimizde kalmış en ve tek “özerk” konuda bir seçim yapacağız. Yapacağız da ; “nasıl yapar eder de özerk olmayan bir adayı seçeriz” diye kafa yormaktayız birkaç gündür. Birkaç gündür çok başvuru aldım, “sen dersin” diye. Bugünün burasını vermiştim randevu yeri ve zamanı olarak. Buyurun efendim yazıyorum. Bütün adaylar hakkında fikrimi, oyum olmadığı için çekinmeden belirtiyorum. Benimki Amerika başkanlık seçimleri hakkında aday seçimi yapmak gibi ama olsun... Özerk” demek “bağımsız” demektir. Özgürden türetilmiştir, özelden değil. Özgür olabilmek zaten özgün olmaktır... Bize sunulmuş olan ve “bana sormayın kendi aranızda halledin” emaneti olarak teslim edilmiş olan tek konuda, yani Futbol aleminin en tepesine oturtacağımız adam konusunda, ne yapıp edip; nasıl siyasi veya takım bağımlılığı olan birini seçeriz diye uğraşıyoruz. Adayların da maşallahı var... Hiçbirisi programından, yapacaklarından söz etmiyor. Tam tersine kime ne kadar bağımlı, kime ne kadar karşı olduğunu anlatıp duruyor. Kimi “icazet” peşine düşmüş. Siyasi erkin desteğini majör başkanların desteğiyle birleştirmeye uğraşanlar ortalıkta cirit atıp duruyor. Majör başkanlar ise ortadan “caaartt” diye ikiye ayrılmış durumda. Onlar zaten fermuar gibidirler... Bir araya gelebilirlerse ayıp örtebilirler ancak... Bir fermuarın iki yakası bir araya gelemiyorsa şayet; maazallah edep yeriniz bile açıkta kalabilir... Benden söylemesi... Buyurun şimdi adayların “kan” tahlillerine... Mehmet Atalay Benim adayımdır çünkü en yakından tanıdığım isim odur... Geçmişinden gelen spor adamlığına yüzde yüz güvenirim. Tarafsızlığı ve sadece kurallara bağlılığına güvenirim. Adamlığı ise tartışılamaz... Olimpiyat sonrası başarısızlığı üstlenerek istifa edebilmesi bile onun erdemidir... Sisteme inancı nedeniyle siyasi üstü olan spor bakanı ile bile ters düşebilecek kadar yürekli, bu duruşuyla da koltuk sevdası hiç olmayan tek aday odur. İlk elenen olması hasebiyle, futbol aleminin ne kadar kirli olduğu ve “tarafsız” bir başkanı asla istemediği, bir kukla peşinde koştuğu kanıtlanmıştır... Benim adayım odur ve ilk elenen olması doğaldır... Çünkü temiz olan Atalay, kirli olan ise 600 milyon euroluk futbol alemidir... Göksel Gümüşdağ Adı ortaya atıldığı anda ilk söz hakkını ona oy vermeyeceğini anladığı Galatasaray cephesine mektup yazarak kullanması hasebiyle “prematüre” doğmuştur. Gümüşdağ sadece TFF’ye atılacak “yeni format” için geçerli olabilir. Fenerbahçe’nin arkadan ittiği ortada olduğu için “ben aslında Galatasaraylıyım” diyebilen bir kulüp başkanı benim adayım olamaz. Zaten Yıldırım Demirören çok net biçimde tavrını koydu: “Kulüp başkanı olan birisi, istifa etmiş bile olsa Futbol Federasyonu Başkanı olmamalıdır...” Buna yürekten katılıyor ve sırf bu nedenle bile olsa Sayın Gümüşdağ‘ı eliyorum... Haluk Ulusoy Aday olabilirse ve oyum var ise ve de Atalay yok ise ortada, oyumu hemen veririm... Yaptıkları yapacaklarının teminatı olabilecek tek aday olurdu Ulusoy... Bu işin sevdalısıdır o... Mahmut Özgener Belli ki gidiyor... Hiddinkini Middinkini de alıp gidiyor... En üstten en alta kadar tüm kademelerde çok başarısız bir döneme imza atmıştır bu federasyon ve başındaki adamı da alıp gitmelidir bu yönetim. Gittiler zaten... Mehmet Ali Aydınlar Sayın Aydınlar çok muhterem ve saygıyı hak eden bir spor sevdalısıdır. İyi bir “yönetici” olduğunu kanıtlamıştır. Ancaaak... Mehmet Ali Aydınlar satrançta bir hamledir ancak... Aziz Yıldırım‘ın karşısındakiler tarafından yapılmış bir hamle olduğu apaçık ortadadır. Kendileri de hemen bir yanlışla başlamış ve Aziz Yıldırım‘dan bir randevu talep etmişlerdir... Programından söz etmeden önce -ki olduğunu sanmam- hemen Aziz Yıldırım‘dan destek peşine düşmüş ve böylece “siyaseten özerk ama kulüpten güdümlü” olmanın fotoğrafını vermiştir bana. Burada Aziz Yıldırım da istediği kareye kafasını uzatmıştır resimde yer almak için. O yalnızdır... Kimse onu sevmez... Ama onun dediği olur ancak... Bu bile herkesi kendine düşman zanneden camiasının aslında herkese düşmanmış gibi davranmasının fotoğrafı olmuştur ki, istediği de budur... Seçtiği tavır; “yalnızlık” ve burnu büyük star mantığına uygun bir davranış, ama Mehmet Ali Aydınlar‘a oy vermemem için geçerli bir nedendir... Sonuç Görüldüğü gibi benim oy verme ihtimalim olanlar en erken elenenler, oy vermeyeceklerim ise şansını arttırarak sürdürenler olmaktadır. Delegeler özgür değil ki seçtikleri yönetimler özgür ve özerk olsun... Bu nedenle adaylara değil, adayları kimin desteklediğine bakın, daha iyi anlarsınız ne demek istediğimi... POST-İT Zenginler baklava yer, fakirler ekmek; o da undan o da undan... Zenginler iskarpin giyer, fakirler çarık; o da gönden o da gönden... Majör kulüplerin diğerlerine “köle” muamelesi yaptığı gladyatör savaşları, yenilenen arenalarda 7 Ağustos”ta başlıyor. Az kaldı... Sıkın dişinizi... Hiddink maskaralığı... TFF onu “futbolu adam etsin” diye getirdi. Oysa biz bizim adamlarla bayağı iyi bir çizgi yakalamıştık son 10 yılda... Her kademede Hiddink‘in çalıştırdığı her takımın önünde yer aldık. Avustralya’sını Şenol Güneş, Rusya’sını Fatih Terim fersah fersah geçmişti... O ise; “futbolu adam etmek için değil”, “bize adamlığı öğretmek için” geldiğini sandı. Bilmez ki, onun ülkesinde 200 yıldır kaybolmuş olan insanlığı, komşuluk ve imece anlayışını, bizde hâlâ daha bir lokmasını ikiye bölebilen insanlarla devam ettiriyoruz. Adam başkan dahil kimsenin telefonuna çıkmadı Belçika maçından sonra. Çünkü Karayipler’de golf oynuyordu... Para peşinde koşan doymaz bir ukalaya boyun eğmeyelim artık... S-ÖZ Ne insanlar gördüm üstünde elbise yok... Ne elbiseler gördüm içinde insan yok... Bazen, oyuncu göndermek almak kadar “iyi bir transfer hamlesi” sayılabilir. Şimdilik Galatasaray ve Trabzonspor bunu gerçekleştirmeye çalışıyor...
 
 
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT