BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Kelin merhemi olsa...

Kelin merhemi olsa...

Bir arkadaşım vardı, krizden, işten, işsizlikten söz açılınca;



Bir arkadaşım vardı, krizden, işten, işsizlikten söz açılınca; -Yahu dert ettiğin şeye bak, derdi; bu memlekette ne kadar insan var..70 milyon..Bu 70 milyonu nasıl tasnif edersen et..Yaşa göre ayır, okumuş yazmışlık, görmüş geçirmişlik de.. Tecrübe de, meslek avantajı de.. Ne dersen de şunu görürsün.. Biz ilk beş milyonun içine gireriz.. -Eeee -Geride ne kadar insan var? -65 milyon abi.. -Bırak 65 milyon dert etsin.. Bize sıra gelinceye kadar. Aslında bu sıralamanın altında yatan şuydu: Biz akılıyız, azıcık da uyanığız, paldır küldür uçurumdan yuvarlansak bile 65 milyon insanın üstüne düşeriz. Yıllar, sıralama sorusunun bu kadar basit olmadığını sırası gelene göstermiştir. Yine bir başka arkadaşım, “Karar verdim ithalat yapacağım” demişti. Ev sahibinden ilham almış. Ev sahipleri dört kardeşmiş. Üç kardeşten ikisi ilkokulu zor bitirmiş, biri yarıda terk etmiş. Yurt dışından çakmak getirip satarak köşe olmuşlar. “İki ayda bir mülk satın alıyorlar” dedi. Asıl şaşırdığı bu değil.. “Üçünün aklını toplayıp ikiyle çarpsan kendime eşitlenmiş saymam” diyor. Bu hesaptan sonra bu işe karar vermiş.. Onlar becerebiliyorsa ben haydi haydi yaparım, diyor. Eskiler, “nasip” demiş. Biz yeniler olarak buna ne ilave edebiliriz? Şartları eşit olan 1000 tane adamı Amerika’ya bırakıp gelsen içlerinden nihayetinde iki tanesi müteşebbis olur.. İş kurar.. Kendini çok akıllı zannedenleri istihdam eder.. Bir kısmı yağıyla kavrulur.. Bir kısmı sürünür.. Bir kısmı sülük gibi onun bunun paçasına tutunarak idare eder. Köyünden kopup gelenlerin.. Veya buradan Almanya’ya gidenlerin 40 yıllık macerası aslında sağlıklı birer istatistik. Binde 2’yi sıralama sorusu ile bulmak mümkün değil. Falanla filanın aklını toplayıp ikiyle çarpıp ithalata soyundu mu Dimyat’a pirince gidenleri de hesaba katmak lazım. ... Şimdi çakmak getirmek kurtarmıyor. Göstermelik tesis kurup kapasite raporu aldıktan sonra sanayici kisvesi altında “imtiyazlı” ithalat yapanlar kazanıyor. Ekonomi ısındı, soğutmak lazım muhabbeti çıktı ya. Bizim anlayacağımız dildeki karşılığı, kazandığımızdan fazla harcıyoruz. Aradaki farkı kapatmak gittikçe zorlaşıyor. 10 lira harcamamız var.. 6 lira gelirimiz var. 4 lira açığımız var. Bu dört liranın 2 lirasını eski usul borçlanarak kapatıyoruz. 2 lirasını ithalattan aldığımız fon ve vergilerle kapatıyoruz. İthalatı kısmak bir dert.. Faizleri arttırmak başka bir dert. Bu ülkenin sanayisini gerçek üretime zorlamak asıl dert.. Bu hesapları çok kıvrak şekilde yapanlar var. Onlara göre cari açık denilen şey, kamu finansman açığından kaynaklanıyor. Kamu harcamalarındaki açıkların bir kısmını kapatmak için bulunan dolambaçlı yollar cari açığa sebeb oluyor. Bu kadar yol dolaşmak yerine ordunun sayısı yarı yarıya azaltılsa.. Bürokrasideki saltanatın önüne geçilebilse..yani devlet küçültülse açık derdi biter. > Ekonomi ısındı, soğutmak lazım muhabbeti çıktı ya. Bizim anlayacağımız dildeki karşılığı, kazandığımızdan fazla harcıyoruz. Aradaki farkı kapatmak gittikçe zorlaşıyor.
 
 
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT