BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Erkeğin boynunun borcu: Kravat

Erkeğin boynunun borcu: Kravat

Bütün Avrupa, Otuz Yıl Savaşları’nın (1618-48 ) yol açtığı büyük yıkımı yaşıyordu. Savaş, eski kıtanın haritasını yeni baştan çizerken, erkeklerin boynuna kolay kolay vazgeçemeyecekleri bir düğüm attı. Seçkin kostümlerin tamamlayıcısı olan bu bir parça kumaş, savaşın yaraları sarıldıktan sonra da varlığını sürdürecek çok geçmeden kendi modasını oluşturacaktı. Peki nedir kravat?



Bütün Avrupa, Otuz Yıl Savaşları’nın (1618-48 ) yol açtığı büyük yıkımı yaşıyordu. Savaş, eski kıtanın haritasını yeni baştan çizerken, erkeklerin boynuna kolay kolay vazgeçemeyecekleri bir düğüm attı. Seçkin kostümlerin tamamlayıcısı olan bu bir parça kumaş, savaşın yaraları sarıldıktan sonra da varlığını sürdürecek çok geçmeden kendi modasını oluşturacaktı. Peki nedir kravat? 1600’lerin başında, Fransa Kralı için çalışan Hırvat tüccarların boynunda bütün Avrupa’yı dolaşan bir aksesuar, girdiği her ortamda dikkatleri üzerine topluyordu. Çok geçmeden, Fransız ve Alman centilmenler ufak değişiklikler yaparak onu kendi giysilerine uyarladılar. Avrupa aristokrasisinin detaycı zevkine pek güzel denk düşen boyun bağları geniş bir kullanım alanı bularak, kravatın doğuşuna önayak oldu. Resmî çevrelerde bir asalet simgesi olarak algılansa da, bu çapkın süsün gömlek yakalarını temiz tutmak gibi gayriresmî bir faydası da vardı. Daha da güzeli, boyun bağı kullananlar onu ceket yakasının etrafına bağladıklarında, içlerine fazladan bir gömlek giyme zahmetinden kurtuluyorlardı. Kötü bir gün mü? Renkli bir kravat tak İlginç bir istatistik, satılan kravatların %45’ini kadınların aldığını gösteriyor. Her zamanki takım elbiselerin farklı bir kravatla bambaşka bir havaya bürüneceğini bilen erkekler için hiç şüphesiz güzel bir hediye... Kravatla ilgili bir başka şaşırtıcı gözlem de, dünyada yaşanan krizlerin onu nasıl etkilediğiyle ilgili; piyasalarda mali sıkıntıların baş gösterdiği, zincirleme iflasların yaşandığı, dünya borsalarının altüst olduğu dönemlerde, üzerinde cesur motiflerin kaynaştığı, alabildiğine parlak renkli kravatların satışında bir patlama yaşanıyor. Zor günlerinde hayatlarına bir parça neşe katmak isteyen iş adamlarının bu tutumları, kravat seçiminde psikolojik boyutun oynadığı rolü gözler önüne seriyor. Geleceğin dünyasını betimleyen bilim kurgu filmler, kravatın neslinin önümüzdeki yüzyıllarda tükeneceğine dair başlı başına birer kehanet gibiler. Ancak bazılarının iple çektiği kravatsız günler hiç de o kadar yakın değil. Fütürist yaklaşımlar onun pabucunu dama atmaya pek meraklı olsa da, kravat hâlâ güçlü bir sosyal simge. Toplumsal şifreler değişip yeni semboller kendini kabul ettirmedikçe de varlığını sürdürecek. Hem, bazı sosyal ortamların onu zorunlu kılmasına karşı kızgınlık duyup, isyan edenler, kravatın renkli, oyunbaz ve göz alıcı olabilme yeteneğini biraz göz ardı etmiyorlar mı? Babalar günü her yıl Haziran ayının 3. Pazar günü kutlanan özel bir gündür. İlk kez 19 Haziran 1910’da Washington’ın Spokane şehrinde kutlanmış sonrasında, diğer eyaletlere yayılmış, resmî kutlama tarihi ise 1924’tür. Güzel bir kravat bugün için uygun bir hediye olabilir. Ne dersiniz?
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT