BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Haziran 2018 Cumhurbaşkanlığı ve Meclis

Seçim sonuçlarını görmek için tıklayın.
Anasayfa > Haber > Seba ve kongre!

Seba ve kongre!

Beşiktaş kongresi yaklaşıyor.16 yıl sonra ilk defa, başkan değişecek.Küsuratlara aldanmayın, sadece 2 aday var.



Beşiktaş kongresi yaklaşıyor. 16 yıl sonra ilk defa, başkan değişecek. Küsuratlara aldanmayın, sadece 2 aday var. Hasan Arat ve Serdar Bilgili... Gerisi; Demir, çinko, teneke... Kazancı, kepçeci, bulaşıkçı... * * * Serdar Bilgili, daha önce yönetimdeyken; işadamı, genç, yakışıklı, terbiyeli, uyumlu ve iyi eğitimli kimlikleriyle, göz doldurmuştu. Olaylara ve rakiplerine yaklaşımı, barışsever nitelikler taşıyordu. Kabuk tutmuş yaraları kaşıyan, durduk yerde kanatan biri değildi. Tansiyonun yükseldiği devrelerde; herkese tuzlu ayran içirtip, tansiyonu düşürmeyi tercih etti. Diğer kulüplerle olan rekabet anlayışında, düşmanlık kavramı yoktu. Hümanist biriydi... Takım yenildiğinde, bunun acısını hakemlerden çıkarmadı. Ağzından çıkanı kulağı duymayan zevzek bir yönetici tipi olmadı. Genç yaşının çok üstünde bir olgunluk portresi çizdi. ...Ve sonunda: Bütün bu özellikleriyle yıldızı parladı. Yakın geleceğine pasta cila çekti... Işıl ışıl görüntüsü bu yüzden. * * * Serdar görgülü ve Bilgili kardeşimiz; dört dörtlük adam olma yolunda kerat cetvelinde ilerlerken, bir ara ayağı tökezledi. Şaşırıp, yolundan saptı. Nerden ortaya çıktığı anlaşılmayan habis bir urun, acil kemoterapi gerektiren belasına tutuldu. Süleyman Seba’ya set oldu... Taraf oldu... Dahası, düşman oldu... O kadar ki, Mali Kongre’de salonu dolduran 2 bin üye; Seba’yı gözyaşları içinde ve ayakta alkışlarken, Bilgili yerinden kıpırdamadı. Belli ki; Seba’ya karşı yüreğini katranla kaplamıştı... Damarlarında akan kanı, zift kokuyordu. Onun affedilemez terbiyesizliği karşısında yıkıldım...Şaşırdım... Şok oldum. Serdar Bilgili’nin beynimde, gönlümde ve yüreğimdeki görüntüsünün üstüne, çamur sıçramıştı. Pislikten onu seçemedim. * * * Süleyman Seba’yı sevmek, Kanun Hükmündeki Kararname ile zorunlu tutulmamıştır. Bilgili de, başkanı her gördüğünde boynuna sarılmak ihtiyacını hissetmeyebilir. Seba’yı elbette sevmek zorunda değil... Ama Seba’ya saygı göstermek zorundadır. Yalnız Beşiktaş’ın değil, Türk futbol tarihinin; gelmişinde, geçmişinde ve geleceğinde asla örneği bulunamayacak bir kulüp başkanı olan Seba, sadece ayağa kalkılacak değil, ayağı öpülecek adamdır. 2 bin kişinin derin bir huşû ve gözyaşları içinde karşıladığı başkanı oturarak aşağılamak; Serdar Bilgili’nin haddi değildir. Hatta hiç kimsenin değildir. Süleyman Seba’ya saygısızlık; Beşiktaş’a saygısızlıktır... Tarihe saygısızlıktır... Gerçeklere saygısızlıktır... O Süleyman Seba ki; Bilgili’nin ön plana geçmesi için destek vermiş, fırsat vermiştir... Elinden tutup, alnından öpmüştür. Onu şefkatli kollarıyla sarmıştır. Bu kadar nankör olmamalıydı! * * * Yazımızın başında gençliğinden, yakışıklılığından, başarılı işadamlığından, hümanizminden, uzlaşmacı karakterinden, katalizör niteliğinden, eğitiminden, kültüründen övgüyle sözettiğimiz Serdar Bilgili; işin sonunda NANKÖRLÜK yapmıştır. Bir çuval inciri berbat etmiştir. Bir insanda 50 tane olumlu özellik olur da; NANKÖRLÜK ve İHANETİ varsa, herşey sıfırlanır. Koyduğu açık ve acı tavır; Seba’yı derinden yaralamıştır. Başkanın üzgün, kırgın ve buruk vedasında; Bilgili’nin hançer yarası vardır. Seba affetse bile, ben affedemiyorum. Çünkü Brütüsleri sevmem!
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 93955
    % 1.02
  • 4.7739
    % -0.97
  • 5.5915
    % -0.07
  • 6.2473
    % -0.16
  • 188.732
    % -0.16
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT