BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Haziran 2018 Cumhurbaşkanlığı ve Meclis

Seçim sonuçlarını görmek için tıklayın.
Anasayfa > Haber > Akıllı bir kızdı İclal...

Akıllı bir kızdı İclal...

İclal gülümseyerek yaklaştı okulun kapısındaki duvara yaslanmış bekleyen delikanlıya doğru. - Günaydın, ne haber? Yüzü asıktı Oktay’ın, gelişi güzel bir bakışla salladı kafasını ...



İclal gülümseyerek yaklaştı okulun kapısındaki duvara yaslanmış bekleyen delikanlıya doğru. - Günaydın, ne haber? Yüzü asıktı Oktay’ın, gelişi güzel bir bakışla salladı kafasını: - İyilik.... - Neyin var senin? Diye sordu genç kız. Bariz belliydi genç adamın sıkıntısı. Omuz silkti cevap yerine. Homurdandı adeta: - Yok bir şey... Kötü mü görünüyorum? İclal başını salladı sevimli bir tavırla: - Hııı, hem de felaket. Sanki çok sinirlenmiş, öfkelenmiş gibisin... Birine mi kızdın? Gözlerini kıstı delikanlı. Dik dik baktı kızın yüzüne. Onun yeşil gözlerindeki şaşkınlığı görünce yumuşar gibi oldu yüreği ama bunu belli etmedi. Aynı homurtuyla cevap verdi: - Evet, kızdım. Sana! Bir haykırışla fırladı İclal: - Bana mı? Ne yaptım ben? Cevap vermedi genç adam. Ağır ağır yürümeye başladı. İclal akıllı bir kızdı. Aslında hemen anlamıştı meselenin ne olduğunu. Hatta bu yüzden bu tavırları takındığı için biraz da kızmıştı Oktay’a ama onun bu davranışlarının kendisine karşı beslediği hislerden kaynaklandığını bildiği için fazla da öfkelenemiyordu. Bütün mesele akşam genç adama telefon edip ertesi gün durağa gelip kendisini almamasını, ağabeyiyle birlikte okula geleceğini, artık orada görüşebileceklerini söylemesiydi. Güldü genç kız, yaramaz bir çocuğa bakar gibi süzdü delikanlıyı. - Aşk olsun Oktay... Ne yaptığımı söyler misin? Yan yana yürüyorlardı okulun bahçesinde. Genç adam başını kaldırıp sert bir ifadeyle gökyüzüne baktı: - Sen bir şey yapmadın, benim saçmalığım işte... Aldırma... Bir kahkaha atmamak için zor tuttu kendini İclal. Üstelemedi. Konuyu değiştirdi hemen: - Ağabeyime senden bahsettim. Tanışmak istiyor o da... Biraz önceki asık suratlı Oktay’dan bir saniye içinde eser kalmamıştı. Heyecanla parlayan siyah gözlerini genç kıza çevirdi ve coşkuyla bağırdı: - Sahi mi söylüyorsun, ne dedin, o ne dedi, ne zaman tanışacağız? İclal geri çekildi: - Yavaş, ne oluyor? Sakin ol biraz. Gördün mü surat asmana hiç gerek yokmuş. Alt tarafı ağabeyimle konuşmam gerektiği için sana telefon edip gelemeyeceğimi söyledim. Biraz anlayışlı olman lazım. O insanlar benim ailem ve şu anda benim için en değerli varlıklar. Onlara gereken önemi vermem gerekiyor. Bu arada bir tercih değil bu. Sen de değerlisin tabii ki benim için ama yerleriniz ayrı... Yutkundu, soluklandı. Eliyle zarif bir hareket yaparak saçlarını düzeltti: - Şimdi gelelim sorularına... Senden bahsettim. Dikkatle dinledi beni, sanıyorum bir akşam yengemle birlikte bizi yemeğe çağıracaklar. Yengem Ankara’da, iş için gitmiş. Büyük bir şirketin avukatlığını yapıyor. Sanıyorum hafta sonunda gelecek. Sana bildiririm. Şimdi rahatladın mı? Hayatından memnun görünüyordu Oktay. Birkaç dakika önceki somurtkanlığından eser kalmamıştı. Heyecanlı, coşkulu hali yeniden yerleşivermişti üzerine. İclal onun bu çocuk ruhundan hoşlandığını fark etti. Bu gence karşı içinde hiçbir olumsuzluk yoktu. Durakladı bir ara. Başka zaman şiddetle tenkit ettiği tavırların bile Oktay’ın benliğinde ortaya çıkmasından hoşlandığını düşündü. Şaşırdı kendi kendine... İçinden: - Bana neler oluyor böyle, kendimi tanıyamıyorum... diye geçirdi korkarak... DEVAMI YARIN
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 89898
    % 0.37
  • 4.8232
    % -0.22
  • 5.6284
    % -0.33
  • 6.3815
    % -0.47
  • 192.903
    % -0.91
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT