BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Titrediğini hissetti Seher...

Titrediğini hissetti Seher...

Kezban kucağındaki çocuğu koltuğunun altına sıkıştırdı: - Bana kalırsa iyi ediyorlar Seher abla, yalnız başına olmaz. Ben varım ama yol bilmem, iz bilmem, cahil bir kadınım ben. Bir şey olsa elim ayağıma dolanır.



Kezban kucağındaki çocuğu koltuğunun altına sıkıştırdı: - Bana kalırsa iyi ediyorlar Seher abla, yalnız başına olmaz. Ben varım ama yol bilmem, iz bilmem, cahil bir kadınım ben. Bir şey olsa elim ayağıma dolanır. Ne yaparız sonra, göz göre göre... Burası dağın başı, araba gelmez, insan geçmez... Bu sözleri söyleyip içeri girdi. Seher etrafına bakındı. Sevmişti, benimsemişti burasını. Kendi eviydi ne de olsa. Bir küçük yerdi kümes gibi ama yetiyordu kızıyla kendisine. Daha fazlası ne olacaktı ki... Allah’ın verdiği ömür değil miydi bu, orada da geçerdi, burada da. Önemli değildi. Önemli olan öteki taraftı. Hesapların görüleceği, temiz kirli her şeyin ortaya döküleceği ahiret... Yutkundu. Evinin kilidini açıp içeri girdiği zaman yine hıçkırıklar düğümlenecekti boğazına, adı gibi biliyordu. Bu sırada Kezban gözüktü. Plastik bardaklara mis gibi ayran doldurmuştu. - Al abla, iç, yeni yaptım, taze, - Sağ ol kızım, bonkör, iyi yürekli kızım benim... Olup gidiyorduk şuracıkta bir arada. Nereden geldi başımıza bunlar bilmem ki. Kezban bir yudumda yarıladı kendi bardağını. Dudaklarının kenarına bulaşan ayranı kolunun tersiyle sildi: - Biri aradı sizi... Gençten biri... Seher merakla çevirdi genç kadına bakışlarını: - Gençten biri mi? - He ya, gençten, delikanlı. Memleketten tanıdıkmış. Sordu iyice... Şehnaz’ı falan tanıyor. Pek şaşırdı olanları duyunca. İyice meraklanmıştı kadın. Gözlerini kıstı. - Kimmiş Kezban, adını söylemedi mi? - Demedi abla, koşar gibi gitti. Uzun boylu, geniş omuzlu, gözleri seninkiler gibi bir delikanlı... Titrediğini hissetti Seher. Buz gibi olmuştu. Yüreğinden bir şeyler aktı gitti sanki bütün hücrelerine. Heyecandan sararmıştı: - Nasıl yani, anlat Kezban, ne olur anlat... Başından anlattı genç kadın. Yanına gelip sorduğunu, Şehnaz’ın başına gelenleri öğrendiği zaman çok şaşırdığını, sonra öfkelendiğini, heyecanla kaçar gibi uzaklaştığını anlattı hep. - Seslendim kimsin diye ama kuş olup uçmuştu sanki... Ama seni biliyor, Şehnaz’ı biliyor. Memlekettenmiş, öyle dedi. Külçe gibiydi Seher. Olamazdı. Eğer bu tahmin ettiği kişiyse, eğer Cengiz’se... - Nereden bilecek benim burada olduğumu, kimse bilmiyor ki... diye düşündü. Heyecanla sordu tekrar: - Ne zaman geldi Kezban kızım? - Oluyor üç dört gün. Bir daha görünmedi. Ben o gittiğin evin adresini verdim, istedi, yazdı. Pek iyi giyimliydi. Temiz, pak, efendiden bir genç... Bilseydim böyle olacağını, yapışır yakasına öğrenirdim kim olduğunu. Ben buradan sana gelmiştir diye düşünmüştüm. Demek gelmemiş, pek bir hevesle aldıydı adresini de... Şaşkındı Seher... Ne diyeceğini, ne düşüneceğini bilmiyordu. Eğer Cengiz idiyse bu gelen neden gözükmemişti adres aldığı halde?.. Çaresizlikten acıdan yüzünü buruşturdu. Kolunu kaldıracak hali kalmamıştı. Yalvardı yüksek sesle: - Ya Rabbim güldür artık yüzümü ne olur... Yapacak bir şey yoktu. Bir kez daha gelmesini, kendisini aramasını bekleyecekti. - Eğer bir daha gelirse söyle Kezban, anan seni bekliyor de ona. Gelip bulsun beni. İhtiyacı var sana, git, destek ol de... Şaşırma sırası genç kadındaydı. Donuk, fal taşı gibi açılmış gözlerini Seher’in yüzüne dikmişti: - Anan mı diyeceğim?!. O senin oğlun mu Seher abla? Başını salladı kadın ağlamaklı bir halde. Kezban az kalsın koltuğunun altındaki bebeğini düşürüyordu: - Uyyyyy! Hele bak sen şu işe, bileydim yapışırdım yakasına, yollamazdım bir yere, uyyyyy! - Oğul ya... Cengiz’im o... Fidan boylu, aslanlar gibi Cengiz’im benim. Ah oğul, senin yüzünden hep bu çektiklerim, ama affettim oğul, gel, yeter ki gel, gel ki bana destek ol, bana güç ver, kardeşin gitti gider, gel ki bulalım onu... DEVAMI YARIN
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 103235
    % 2.07
  • 4.7171
    % 0.01
  • 5.5018
    % -0.57
  • 6.2889
    % -0.17
  • 197.827
    % 0.14
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT