BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Haziran 2018 Cumhurbaşkanlığı ve Meclis

Seçim sonuçlarını görmek için tıklayın.
Anasayfa > Haber > 2000 Pakistan

2000 Pakistan

Keşmirliler, 1947 yılından beri devam eden bağımsızlık mücadelesinde 70 bin kayıp verirken, binlerce kişi de yaralandı veya sakat kaldı



Her şey bağımsızlık için “Keşmir’le Dayanışma Günü”, 5 Şubat günü İslamabad’da, Cumhurbaşkanı Refik Tarar’ın konuşmasıyla başladı. Tarar şunları söyledi: “Bugün Pakistan’ın 130 milyon halkı, kahraman Keşmir halkının gayrimeşru işgale karşı sürdürdükleri haklı mücadelelerine verdikleri sarsılmaz desteği göstermek için Keşmir’le Dayanışma Günü’nü kutluyor. Hindistan, 52 yıldan beri uluslararası yasalar çerçevesindeki sorumluluklarını, Cammu ve Keşmir halkına verdiği sözü ihlal etmektedir. Hindistan, BM Güvenlik Konseyi kararlarında yeralan ‘self determinasyon’ hakkını Keşmirlilere vermemekte direniyor. Pakistan, Hindistan’ın Keşmirliler’in temel insan haklarını çiğnemesine derhal son vermesini istiyor. BM Güvenlik Konseyi’nden de Keşmir halkına verdiği sözleri yerine getirmesini istiyoruz. Biz bugün Keşmir’in kendi geleceğini kendi belirleme hakkını desteklemeye devam edeceğimizi belirtiyoruz.” 70 BİN ÖLÜ Pakistan Dışişleri Bakanlığı, Keşmirliler’in 1947’den beri bağımsızlık mücadelelerinde 70 bin 750 ölü verdiklerini belirtiyor. Binlerce Keşmirli de yaralandı ya da sakat kaldı. Yeri gelmişken, Keşmir’i kısaca tanıtmak isteriz. Keşmir, Güney ve Orta Asya ile tarihi bağlantıları bulunan bir bölgedir. Belçika, Hollanda ve Lüksemburg’un toplam yüzölçümünden daha geniştir. Toprağı, dünyadaki 87 ülkeden büyüktür. Nüfus bakımından ise 13 milyonla 114 egemen ülkeden daha kalabalıktır. Keşmir’de Türk izleri Dünyanın en yüksek sıradağları Himalayalar üzerinde yer alan Keşmir bölgesi, 10. asra kadar Hindu racalar tarafından idare edilirdi. Bu tarihten itibaren Müslüman Türkler racaların sarayına ücretli asker olarak girdiler. Güzel ahlakları ile yerlilerin hürmet ve sevgisini kazandılar. Bunlardan Şah Mirza Svati, ahlakı ve bilgisi ile kendisini kısa zamanda kabul ettirerek Hindu Raca Sinha Deva’ya vezir oldu. Bu görevine Raca Rincana zamanında da devam etti. Onun Müslüman olmasına vesile oldu. Raca Adni Deva zamanında nüfuzunu daha da kuvvetlendirdi. Raca’nın ölümünden sonra yerin geçen karısı Kato ile evlenerek Keşmir tahtını ele geçirdi. “Şemsettin” lakabını alan Şah Mirza, Keşmir’de bir İslam devleti kurup adına hutbe okuttu. (1339) Keşmir’de binlerce kişinin Müslüman olmasına vesile oldu. 1349’da vefat edince oğlu Cemşid (1349-1350), Keşmir sultanı oldu. Bu sülalenin altıncı hükümdarı olan Sultan İskender (1393-1416) Timur Han’ında bölgeye gelmesini fırsat bilerek Hindular’ın Müslüman olmalarını teşvik edici tedbirler aldı. Keşmir nüfusunun çoğunluğu Müslümanlığı kabul etti. Bu yüzden İskender, “büt-şiken/put kıran” ünvanıyla anıldı. Ölünce yerine geçen oğlu Zeynelabidin, 50 sene hükümdarlık yaptı. Zamanında Farsça ve Hindçe’ye tercümeler yapıldı. SULTANLIĞIN SONU Zeynelabidin’den sonra başa güçsüz hükümdarlar geçti. Karışıklıklar arttı. Hanedan mensupları arasında mücadeleler sırasında, kabile reisleri kendi başlarına hareket etmeye başladılar. Bunlardan Çak boyu reisleri nüfuz kazandılar. Hükümdarları nüfuzları altına aldılar. Hükümdarlardan Muhammed dört kez tahta çıktı: İlk saltanatı 1489-1490, ikinci saltanatı 1498-1499 yılları arasında, üçüncü saltanatı 1500-1526 (26 yıl hüküm sürdü), dördüncü saltanatı 1529-1533. Babürlü devleti şahzadelerinden Haydar Mirza, 1540’da Keşmir’i zaptetti. Babürlüler’e bağlı olarak on yıl yönetti. Onun ölümünden sonra Çak reisleri yeniden nüfuz kazandılar (1561). Babürlüler, Ekber Şah zamanında Keşmir Sultanlığı’na son verdiler (1589). DEVAM EDECEK
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 90767
    % 1.34
  • 4.8316
    % -0.04
  • 5.6513
    % -0.08
  • 6.4022
    % -0.04
  • 193.242
    % -0.35
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT