BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Haziran 2018 Cumhurbaşkanlığı ve Meclis

Seçim sonuçlarını görmek için tıklayın.
Anasayfa > Haber > Kuklalı genel kurul mu?

Kuklalı genel kurul mu?

Futbol Federasyonu’nun özerk konuma gelmesinde bendenizin de, karınca kararınca da olsa, katkısı, emeği vardır.



Futbol Federasyonu’nun özerk konuma gelmesinde bendenizin de, karınca kararınca da olsa, katkısı, emeği vardır. Dönemin başbakanı rahmetli Turgut Özal, konutta bir cumartesi gecesi biz 13 spor yazarını toplamış ve bugünlere gelinmesindeki tohumları atmıştı. Ve 1992’de 3813 sayılı yasa ile Türk Futbolu, Batı’daki kadar olmasa da, özerk bir konuma kavuşturulmuştu. Geçen yıllar içinde de yasa içeriğinde değişiklikler oldu, 2009’da FIFA Ana Statüsü ile yönetime geçildi. Bu özerk konumun en önemli öğesi, hiç kuşkusuz, federasyonların atama yerine seçimle iş başına gelmesi oldu. Ya bugün? “Başka aday çıkarsa kaos olur...” Yuh! Asıl kaosu sizler şimdiden ortaya koydunuz. 29 Haziran’daki genel kurul alenen kukla konumuna sokulmuştur; “Gel, oyunu bize at. “ Bakalım “Özerk yaşamaya” kaç kişi kararlı, göreceğiz... Kısa not! Hani Tayfun Korkut diye bir gurbetçimiz vardı, Fenerbahçe’de ve Beşiktaş’ta oynayan... Şimdi ne yapıyor biliyor musunuz? Sttutgart’ın U-19 takımı ona teslim. Hani bilginiz olsun diye... Teşekkürler Forlan! Uruguaylı Forlan önce Beşiktaş’la girdi yazılı ve görsel basına... Bir yarıştır gitti... Ardından Galatasaray patladı; “Forlan’ı almaya gidiyoruz.” Olur mu, olmaz mı? Bir başka yarıştır gidiyor. Üstelik her iki büyük kulübün de resmi sitelerinde Forlan ismi geçti. Hatta başkanlar bile bu adı göğüslerini gere gere telaffuz ettiler. Eh, böylece spor medyasının yalan transfer haberleri duyurma yarışına koca koca kulüpler de başkanları düzeyinde katıldılar. Sayfalar da, ekranlar da malzemesiz kalmadılar. Gel de Forlan‘a teşekkür etme! İşte şampiyon! Ve nihayet sudan bir şampiyon çıkarabildik! Efendim mesele şu: Türkiye Cumhuriyeti Devleti spor bütçesinden bir gencimize havuzdan madalya çıkarabilsin diye kamyonla para döktü. Hatta Amerikalara bile yolladı. Sonuç; ‘Tık yok!’ Ama burası gerçekten garip bir ülke. Bu genç tuttu, havuzdan değil ama deniz kenarı şaklabanlığından hem de yaşı ilerlediği bir süreçte şampiyonluk çıkardı. Başta Acun Ilıcalı olmak üzere Derya Büyükuncu ve emeği geçen herkesi bu büyük başarıdan (!) dolayı kutlar, ülkeme geçmiş olsun derim. Cüneyt Çakır’ın adamı kim? Bizim hakem Cüneyt Çakır, en üst düzey anlamına gelen Elit Hakem kategorisine yükseltildi. Alnından öperim. Ancak bu işte bir dümen var galiba... Öyle ya Cüneyt Hoca içeride başka, dışarıda başka çalmıyor muydu? Özellikle büyük kulüplerin koca koca takımlarını sahada doğramıyor muydu? İstenmeyen hakem ilan edilmemiş miydi? Sizi gidi ahmaklar sizi! Şey pardon! Çakır‘ın ağır ağabeyleri varmış oralarda... Eh, sizi biraz rahatlatayım dedim canım... Bursa’ya da teşekkürler! Geçen hafta bu sütunlarda Elazığ’a bizim futbolun namusunu kurtardığı için teşekkür etmiştim. Hani şu dört amatör takımına şike yaptıkları nedeniyle toplam 32, 5 yıl ceza kesilen Elazığ... Şimdi de başkanı dahil birçok yöneticisi tutuklanan Bursaspor var... Eh, onlar da hüküm giyerler mi, giymezler mi bilemem, ama başka alanda namus kurtardılar. Bakalım bizim oralara kimin kanunu ve kimin yüreği yetecek çok merak ediyorum... Trabzon nereye? Selçuk, Egemen ve hatta Ceyhun gibi yerliler gitti, yerlerine şimdilik üç adet yabancı geldi. Eh elde de daha doğru dürüst forma giyememiş yabancılar da var. Neyse Serkan, Giray, Burak gibi cengaverler yeter deniyorsa, o başka... Çarşı bu, ne dese yeridir! Bizim gençlerden Erman, “Çarşı yürekli ve Çarşı ağızlıdır.” Geçen gün aynen şu espriyi patlattı: “Ujfalusi, İspanya’da Ronaldo ve Messi’den kaçtı. Ama anlaşılan o ki burada Quaresma’nın varlığından habersizmiş.” Beş kupalı mı, beşibiryerde mi? Fenerbahçe sezonu, ülkenin en önde sporları olan futbol, basketbol ve voleybolda, şampiyonluklarla tamamladı. Tebrikler! “Beşibiryerde” yakıştırması da tam yerine oturdu. 1967-68 yıllarında da, Fenerbahçe futbolda şu beş kupayı kazanmıştı: Lig şampiyonluğu, Federasyon Kupası, Cumhurbaşkanlığı Kupası, Balkan Kupası ve Spor Toto Kupası... O beş kupalı takımın birçok futbolcusu hâlâ aramızdadır. Ziya, Fuat, Nedim, Ercan, Şükrü, Yavuz gibiler... Rahmetli Yılmaz‘ı unutmak mümkün müdür? Bu da benden beşibiryerde...
Reklamı Geç
KAPAT