BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Bitlis’te sporun adı yok

Bitlis’te sporun adı yok

Türkiye, dünyada en genç nüfusa sahip olmasına rağmen sporda geri kalmışlığın sebebi açıkca ortada... Devletin başındaki yöneticiler sporun nimetlerini, büyüklüğünü kavrayamadıkları kesin...



Türkiye, dünyada en genç nüfusa sahip olmasına rağmen sporda geri kalmışlığın sebebi açıkca ortada... Devletin başındaki yöneticiler sporun nimetlerini, büyüklüğünü kavrayamadıkları kesin... Oysa benim ülkemde spor belirli yerlerde yapılıyor. Hal böyle olunca da doğudaki, batıdaki, güney ve kuzeydeki gençler unutulmuşlukları yaşıyor...Bir il müdürümün dediği gibi, spor da eğitim ve savunma gibi millileştirilmeli. Aksi taktirde büyük bir çoğunluk heba olacak...Bizden hatırlatması... BİTLİS’TEN KARAMSARIM Bitlis’e yaklaştıkça spora verilen ilgisizliği daha şehire girmeden anlıyorsunuz...Karamsar bir halde Bitlis’e doğru yol alıyorum. Fakat önce... Batman-Bitlis arasında bulunan ziyaret beldesine yani Veysel Karani hazretlerinin türbesine gitmemek mümkün mü...Ayrıca kışın en şiddetli geçtiği günlerde, beni en çok etkileyen, Batman-Kozluk arasındaki jipin üzerinde mosmor kesilmiş, ancak gözünü budaktan esirgemeyen Mehmetciğimdi...Bu kahramanlara da dua ederek yola koyuldum. İLİ İLÇE YÖNETİYOR Bitlis’e iyi niyetli bürokratlar gelip gitmiş, sporda da iyi şeyler yapmaya çalışmışlar. Ancak yapılanların arkası gelmemiş. Vali Keramettin Metin Köksal’ın büyük katkıları ile Armut Dağı’nda yapılanTeleski Tesisleri’nin faaliyete geçmesi için devletten ödenek bekleniyor. Çok iyi bir stadı olan Bitlis’te profesyonel takım olmadığı için amatörler, 35 km’lik mesafedeki Tatvan’a yollanıyor... Duyduklarıma göre göre voleybol, masa tenisi, ve satrançta faaliyetleri varmış...Ama ben bu spor dallarını pek göremedim. Gayri nizami spor salonunda ise sadece halk oyunları gösterileri ve provaları yapılıyor. Halkın tek sıkıntısı geçim. Bunun için burnundan soluyorlar. Bu yüzden kimse sporu düşünmüyor. Düşünenlere ise yetkililer elini uzatmamış. Bitlis’te İl Müdürlüğü’nü, Tatvan İlçe Müdürü Hikmetullah Şengül yönetiyor. Çünkü İl Müdürü Vechettin Oğuz da bir başka müdürün vekili. O da mazeret izini almış ortalarda görünmüyor!. Yani anlayacağınız balık baştan kokmuş!... Kaldı ki, Bitlis’in spordaki başarısını sizler tahmin edin!... HOCALAR DERT KÜPÜ Bitlis’in yöre olarak spordaki en büyük geleceği atletizm... Ama gel gör ki, onda da başarılı olmak bir-iki öğretmenin özverisine bağlı. İl Müdürlüğü’nde kadrolu atletizm hocalığı yapan Fadıl Kara, o kadar dolu ki, devlet memur statüsünde olmasına rağmen susmayıp, adeta isyan edip haykırıyor: “Yeklililerin, bu ilgisiz bıraktığı gençleri, hergün görmekten doğuda yaşadığıma bin pişmanım... Bu yöreden o kadar başarılı atletler çıkıyor ki, Afrikalılar’ı bile yaya bırakır. Ancak yetkililerin bu çocuklara sahip çıkmaması beni canımdan bezdirdi. Atletizm Fedarasyonu var. Ama bundan bizim hiç mi hiç haberimiz yok... Çünkü onlar da diğer federasyonlar gibi İstanbul veya Ankara’dan körükörüne yönetmeye çalışıyorlar. Şu çıkardıkları yasaya bakın ve gülün!. Örneğin üç günlük Adana deplasmanına 2.400.000 lira harcırah veriliyor ve bu çocuklardan madalya bekleniyor!.. Ve bu uygulama Adanalı ile Bitlisli sporcuyla aynı orantıda!.. Aç, susuz, bakımsız bu gençler, yönetenlere inat, katıldıkları yarışlarda hep başarı getiriyorlar. Gençlerimiz olmasa Türkiye’yi atletizmde kimse tanımaz. Bu gençlerin kadir kıymeti bilindiği takdirde, bizim çocuklar Afrikalı rakiplerini sollar.” Diğer hocalar Fadıl Kara gibi cesaretli olmadıkları için şimdilik tüm dertlerini içine atarak susmayı tercih ettiler. TATVAN’DA MAHZUR KALDIM Bitlis’te stad bozulmasın diye amatör maçları bir gün sonra Tatvan’da oynanacakmış. Ben de minübüs ile buzlu yollarda dans ederek Tatvan’a zar-zor geldim. Sabaha kadar yağan tipi maçların iptaline sebep oldu. Öğretmen evine yerleştim. Kar, o kadar aralıksız yağdı ki, 4 gün burada mahzur kaldım. Zamanla fırsat bulunca kendimi merkeze attım. Her taraf bembeyaz. Tatvanspor Başkan Yardımcısı Ferhan Çelebi ile tanışıp bilgi aldım. Çelebi, “Gençlerimiz spora çok yatkın, hepsi birer cevher ama sahamız patetes tarlası gibi. Yetkililerimiz, doğudaki gençlerimizin elinden tutmuyor. Burada spora önem verilse gençler terör odaklarından uzaklaşır. 60 bin nüfuslu ilçemizde bir spor salonu bile yok. Siyasiler de bize yüz çevirdiler. Yönetenler ve il müdürleri koltuk sevdalısı. Bundan dolayı bazı gençler ümitsizliğe düştü. Devlet bakanı Fikret Ünlü ile Futbol Federasyonu Başkanı Haluk Ulusoy, buraya gelip bize tesis sözü verdiler, ancak bir yıl geçmesine rağmen çivi bile çakılmadı. Onlarda aklınca bizimle adeta alay edip ortadan kayboldular. Bu doğunun çilesi ne zaman bitecek?” şeklinde stemde bulundu. SÜPER FUTBOLCULAR VAR Tatvan, Bitlis’e rağmen özellikle futbolda daha şanslı. Çünkü gençler, büyük şehirlere gitmek için ant içmişler... Evet, yokluk içinde yetişen bu gençleri görmek için kara kış vesile oldu. Ama dört gün beklememe rağmen tabiat şartları bana izin vermedi. Özellikle kendisinden çok bahsedilen Tatvansporun 17 yaşındaki orta sahaoyuncusu Ruhşen Doğan’ın Galatasaray’lı Emre’nin kopyası olduğunu söylediler. Sadece Ruhşen mi? Raif, Seyfi, Hamza ve Sedat’ın yakın gelecekte İstanbul’un büyük takımlarında oynadığını görürseniz sakın şaşırmayın. Bu çocuklar doğunun yalnızlığını ve ezikliğini yaşamışlar.. Bu yüzden de İstanbul’a geldiklerinde asla şımarmayacaklarından eminim. YOLUMUZ VAN’A
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 103235
    % 2.07
  • 4.7171
    % 0.01
  • 5.5018
    % -0.57
  • 6.2889
    % -0.17
  • 197.827
    % 0.14
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT