BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Keyif alıyorlar!

Keyif alıyorlar!

Dakika 85: “Sergen”, kaptırdığı topu kovalıyor, taa kendi yarı sahasının ortasında rakibinden alıyor ve hücum başlatıyor!



Dakika 85: “Sergen”, kaptırdığı topu kovalıyor, taa kendi yarı sahasının ortasında rakibinden alıyor ve hücum başlatıyor! Dakika “artı” 90: Bülent, yanlış bir geri pasta, taca çıkmakta olan topa 30 metrelik depar yaparak “oyun harici olmasını” önlüyor ve “yeni bir hücum, yeni bir gol için” akını başlatıyor! Dakika “artı” 90: Galatasaraylı futbolcular, hâlâ rakibe 2 kişi ile 3 kişi ile pres yapıp top kapıyorlar! 5.golü atan Ergün ile 6.golü atan Ahmet, “sanki durum 0-0 imiş ve Galatasaray’ı öne geçiren golü atmışlar gibi” kucaklanıyorlar! Yedekler kulübesinde “oynayıp dinlenmeye alınmışlar” ile “hiç oynamayanlar” sanki “kendileri sahada imiş gibi” coşkulu! Fatih Terim “rahat, sempatik, mağrur, keyifli!” Hem de “çok keyifli!” İşte Galatasaray’ın futbolunda “gelinen noktanın” en önemli parıltısı bu! Üstelik hoca, “bu keyfi” futbolcularına da aşılamış! Galatasaraylı oyuncular “koşmayı, pres yapmayı, top kapmayı, ayağa tek pası, 3’lü-4’lü kombinasyonları, oyunu bütün sahaya yaymayı, çalımı, gol pası vermeyi ve gol atmayı” sadece ve sadece “profesyonel bir işin gereği olarak değil”, keyif almak, hem de “büyük bir keyif almak için” yapıyorlar! “Üstelik”, TV başındaki milyonlara, tribünlerdeki onbinlere de “keyif aldırmak için” yapıyorlar! İnanılmaz! Ama “işte” oluyor! Hem de öyle bir “oluyor” ki, artık Yılmaz Vural gibi “mağlûbiyeti kolay kolay kabul etmeyen” ve “her birine sebep bulmakta zorluk çekmeyen” bir hoca, “ikinci yarıya çok gol yememek için çıktık, bunu başardık, 6 golde kaldık” diyebiliyor; diyor! Belli ki, “o da fazla üzgün ve kızgın değil!” Hatta belki de “ayıp olacağı için” asıl söyleyeceğini saklamak zorunda: “Galatasaray’ın bu oyunundan büyük keyif aldım. Keşke maç bir bu kadar daha sürseydi ve herkes futbol nasıl oynanır doya doya görse idi!” Galatasaray, “Türkiye sınırları içinde” rakiplerini “daha sahaya çıkmadan” yeniyor! Futbol tarihimizde “ilk defa” bir futbol takımı “böylesine bir moral imparatorluğu kurdu!” Rakip oyuncular “Bu Galatasaray bizi nasıl olsa yener” moralsizliği içinde sahaya çıkarken, Galatasaraylılar ise artık “Yenme sınırını aşıp” oynadıkları futbolu adeta “keyif alınacak bir bilgisayar oyununa çevirmenin” coşkusunu yaşıyorlar! Bundan sonra ne olacak, nasıl olacak “bilmiyorum!” Fatih Terim’in de bildiğini sanmıyorum! Galatasaraylı futbolcular “her geçen gün” çıtayı yükseltiyorlar! “Türkiye’de rakipleriyle aralarında açılan fark”, onları rehavete sokacağına “aksine” farkı daha da açmak için çok açık bir şekilde görüldüğü gibi “teşvik unsuru” oluyor! “Açılan fark”, görevin ve sorumluluğun üzerine “keyif” yaftasını da astı; “Bizi seyredin, keyif alın! Futbolun nasıl keyifli oynandığını ve futbolcuların bile nasıl keyif aldıklarını görün!” Bütün bu tablo içinde “bir başka soru” gündemde: “Yarın gece ne olacak?” İspanya Ligi’nde “sekizinci” durumda olan “galibiyet ve mağlûbiyetleri”, hatta “attığı ve yediği golleri” tam bir “denge” içinde olan Mallorca önünde ve deplasmanda Galatasaray ne yapar? Futbol bu! Herşey olabilir! Ama, bu “Türk futboluna damgasını vuran” bir gerçeği değiştirmez: “Galatasaray’ı izlemeye devam edin! Tabii futbolu seviyor ve futboldan keyif alıyorsanız!”
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 103235
    % 2.07
  • 4.7171
    % 0.01
  • 5.5018
    % -0.57
  • 6.2889
    % -0.17
  • 197.827
    % 0.14
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT