BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Haziran 2018 Cumhurbaşkanlığı ve Meclis

Seçim sonuçlarını görmek için tıklayın.
Anasayfa > Haber > Yemin töreni

Yemin töreni

Cumhuriyet Halk Partisi’nin Türkiye Büyük Millet Meclisi’ndeki dün ilk celsede yapılan yemin törenine (and içmeye) katılmaması, belki sürpriz değildi ama, demokrasi tarihimizin unutulmazlarından biri olacaktır.



Cumhuriyet Halk Partisi’nin Türkiye Büyük Millet Meclisi’ndeki dün ilk celsede yapılan yemin törenine (and içmeye) katılmaması, belki sürpriz değildi ama, demokrasi tarihimizin unutulmazlarından biri olacaktır. Ana muhalefet partisinin bu tutumunu beğenmiyoruz. Kendileri için fayda getirmeyeceği de muhakkaktır. Bir şeyler protesto edilmek istenmiştir. Ama millî iradenin kayıtsız şartsız tek tecelli ettiği Yüce Meclis’in çalışmasını engellemek büyük aymazlıktır. BDP milletvekilleri de yemine katılmadılar. Çoğu Diyarbakır’da toplanıp bundan böyle İmralı’dan mı, Kandil’den mi -epey farklı çıkan- emirlere tabi olacaklarını konuştular. Bu durumda 4 Temmuz Pazartesi toplanıp yeni başkanını seçecek Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde grubu bulunan 2. ve 4. partiler oy kullanamayacaklar. Kendi adaylarını gösteremeyecekler. Bu da ilk defa vaki oluyor. Sayın Başbakan’a da Meclis başkanı için mutabakat aramak kapısını kapatıyor. Bizim görüşümüz, kısa bir kriz döneminden sonra mantık ve sükûnetin avdet edeceği şeklindedir. Ana muhalefet milletvekilleri de yemin edeceklerdir. Seçmenin yüzde 95’ini temsil eden 4 partili ve çok yüksek oy oranı (yüzde 95) ile seçilmiş bir yasama meclisimiz var. Tek başına rahat icraat yapabilecek, fakat radikal değişiklikler için katkı arayan bir iktidar oluşmuştur. Değerini bilelim. Bazı Avrupa ülkelerinde seçimlerden ne karışık tablolar çıktığını gördük. Şu Belçika’nın hâli nedir? 1 yıldır hükûmet kuramadı. Millî birliği temsil eden kral bulunmasa, iki devlete ayrışması işten değildi. İdeal bir seçimden sonra böylesine aksaklıkların doğmasının birinci sebebi, yargı sistemimizdeki yetersizliklerdir. Bunları düzeltmekte geç kaldık. Yeni anayasamız bu kusurları ortadan kaldıracaktır. İnsan Hakları Mahkemesi mevzuatına aykırı ne varsa, ayıklamamız gerekiyor. Biz bize benzeriz ilkesi 1930’lar dünyasında kaldı, bugün geçerli mazeret değildir. Hapishanelerdeki mahkûm olmadan ihtiyaten tutuklananları çok az istisnalar dışında daha fazla lâfı uzatmadan hemen salıvermek, Türk demokrasisini yüceltecektir. Yargı, elbette devam eder...
 
 
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT