BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Toplumun gerisinde kalmak -2-

Toplumun gerisinde kalmak -2-

Siyaset ve hukuk kurumlarının görevi çözüm üretmek ve sorun çözmektir dedik. Siyasetin en üstün icra yeri ise Meclis’tir. Her türlü problemin çözüm yeri olan parlamentoyu, bir siyasi partinin boykot etmesini anlamak mümkün değildir. Daha açık ifadesiyle o siyasi partinin niyeti bozuktur! Milletin emanetine ihanettir



Siyaset ve hukuk kurumlarının görevi çözüm üretmek ve sorun çözmektir dedik. Siyasetin en üstün icra yeri ise Meclis’tir. Her türlü problemin çözüm yeri olan parlamentoyu, bir siyasi partinin boykot etmesini anlamak mümkün değildir. Daha açık ifadesiyle o siyasi partinin niyeti bozuktur! Milletin emanetine ihanettir. Zira millet size; aramızdan çıkın ve Meclis’e girip, benim sorunlarımı çözün diye görev verdi. Siz; Meclis’e girmemekte ısrar ederseniz, bunun mantığı olabilir mi? Seçim programını anayasa değişikliği üzerine kuran ve bu söylem ekseninde halkın yüzde elli’sinin oyunu almış bulunan partinin lideri, ‘Balkon konuşmasında’ yaptığı konuşmada herkesle helallik istiyor ve başta siyasi partiler olmak üzere toplumun hemen her kesimiyle anlaşarak ve uzlaşarak bir anayasa yapmak istediklerini beyan ediyor. Başbakanın bu tavrından; sandığı iyi okuduğu anlaşılıyor. Ne yazık ki, aynı duyarlılık ve kararlılığı muhalefet partilerinde göremiyoruz. Dikkat edilirse; 12 Haziran seçimlerinde milletimiz hem iktidar partisine ve hem de muhalefet partilerine ve yüzde altı dolayında oy verdiği bağımsızlara (BDP) başta anayasa değişikliği olmak üzere; seneler senesi halıların altına sürülerek devasa boyutlara ulaşmış tüm ana meselelerini çözün diye görev vermiştir. Çözüm yeri ise yalnızca parlamentodur; asla ve asla sokak değildir. Bağımsız ve bağlantısız bir kurum olan YSK’nın kararlarını iktidar partisine mal etmek, gafletten öte aymazlıktır. Siyasilerin görevi; çözüm önerilerini Meclis zeminine getirip dillendirmeleri ve siyasi rakiplerini de çözüme ortak etmek için çaba sarfetmeleri; bunu başaramadıkları taktirde de millete dönüp rakiplerini şikayet etmeleridir. Sistem açık ve her şey milletin gözü önünde cereyan ediyor. Teknoloji ve toplum bu kadar ileri gitmişken ve daha da ileriye gitmeyi zorlarken; hiçbir siyasi partinin toplumun gerisinde kalmaya hakkı yoktur. Bu hakkı kendinde gören ve statükonun hamiliğine soyunan partiler, eskiden olduğu gibi gelecekte de hesaplarını millete verecek ve bedelini elbette ödeyeceklerdir!
 
 
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT