BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Haziran 2018 Cumhurbaşkanlığı ve Meclis

Seçim sonuçlarını dakika dakika buradan takip edebilirsiniz.
Anasayfa > Haber > Uzlaşma kültürü

Uzlaşma kültürü

TBMM, yeni başkanını seçti. Hayırlı olsun diyoruz. Sayın Cemil Çiçek, AK Parti oylarıyla kürsüye oturdu.



TBMM, yeni başkanını seçti. Hayırlı olsun diyoruz. Sayın Cemil Çiçek, AK Parti oylarıyla kürsüye oturdu. Gönül isterdi ki diğer partilerden de destek almış olsun. Seçilmesi öncesinde partiler, şahsına dair güzel sözler sarf etmişlerdi. Oylamaya CHP ve BDP’nin katılmamış olmaları ülkeye bir kazanç temin etmemiştir. MHP hiçbir şansı olmayan bir aday göstermek yerine seçilme şansı yüksek olan adaya oy verseydi itibar grafiğine bir derece daha kazandırmış olurdu... Uzlaşma kültürünün yer etmesine muhtacız. Biz, bir vesileyle üç yıla yakındır ABD’deyiz. Burada belki de toplumun hayatın her kademesine dair en bariz hususiyeti uzlaşma kültürüdür. Uzlaşma kültürü, bir arada yaşama üslubudur. Diğerini de kabullenme tavrı. Kimseyi itmeme, ötelememe, yok saymama ahlakı. Uzlaşma dengedir, geçinebilmedir. Bu saygı, çok daha fazlasıyla bizim medeniyetimizde var. Âyetler, hadisler, âlim ve evliya sözleri hep bunu teşvik etmekte. Bilir misiniz? İnsanlarla iyi geçinmek, hükmen şehitlik sebeplerindendir. Cemiyetin soğuk savaş tortularından kurtularak uzlaşma kültürüne yeniden dönmesi onu içine sindirmesi göz önündekilerin bunu yaşamasıyla mümkün. ‘Balık baştan kokar’, ‘ön teker nerden giderse arka teker onu takip eder’ deyimleri meşhurdur. Cemil Çiçek’in, parlamentonun başına gelmiş olması uzlaşma kültürü adına bir ümittir. Mutedil davranışlara sahip bir aksakaldır/duayendir. Seçilmeden önce söylediği ‘bayram günü cenaze kaldırıyoruz’ sözü bir hayıflanmaydı. ‘Gıpta edilen bir seçim yapmışız, bunu kutlamak varken boykotlarla bayramı yasa çevirdik!’ demek istedi. Seçildikten sonraki teşekkür konuşmasında da keza iki kere uzlaşma kültürü figürleri kullandı. Bunlar ‘yumruk sıkmayalım el sıkışalım’ ve ‘vuruşmayalım konuşalım’ ifadeleriydi. Tabiî ki öyle... Kandilde birlikte sevindiğin, cumada aynı safta durduğun, ülken kalkındığında birlikte heyecanlandığın, bir depremde hep beraber dövündüğün yani kaderde, kıvançta ve tasada birlikte olduğun insanlarla neden kavga edersin? O insanlarla birçok bağın var. Din kardeşliği, vatandaşlık, aynı milletten olma, aynı vatanı paylaşma, aynı tarihe yaslanma gibi. Yumruk ilkelliktir. Kavga çirkinliğin adı. Öfke aczin infilakı. Başkan Çicek’in işi kolay olmasa gerek. Henüz seçilmeden yüksek beklentiler doğdu. Seçildikten sonra da bir anlamda çıtayı yükselterek siyaset içi uzlaşmayı tesis etmeye dair kendini mahkûm etti. Lekesiz yeni bir sayfa açılmalı. Buna şiddetle ihtiyaç var. CHP ve BDP’nin yasama faaliyetlerine dahil edilmesi gerekmekte. Bu yakışıksız ‘küstüm öyleyse!’ hâli bitmeli. Meclis dışında kalmış partilerden, eski siyasetçilerden dahi üç ayda bir mütalaa alınmasında fayda var. TBMM ferahlık veren bir çalışma huzurunda olmalıdır... > Uzlaşma kültürü, bir arada yaşama üslubudur. Kimseyi itmeme, ötelememe, yok saymama ahlâkıdır. Bu saygı, çok daha fazlasıyla bizim medeniyetimizde vardır.
 
 
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT