BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Çok şükür!..

Çok şükür!..

Sağ salim bayramlara kavuşabilmenin mutluluk ve sevinci var içimizde... Şöyle veya böyle yaşadıklarımızın muhasebesi yapıldığında geleceğe dönük ümitlerimiz artarak devam ediyor...



Sağ salim bayramlara kavuşabilmenin mutluluk ve sevinci var içimizde... Şöyle veya böyle yaşadıklarımızın muhasebesi yapıldığında geleceğe dönük ümitlerimiz artarak devam ediyor... İkibinli yıllardan beklediklerimiz, bugün kazanabildiklerimizden çok farklıydı. Buna rağmen ele geçene de şükretmemiz gerekmektedir. İşin gerçeği yirminci yüzyıl Türk Dünyası için çok zor geçti... Biz, “Yirmibirinci asır Türk Asrı olacaktır!” inancını halen taşıyor ve umuyoruz. Dileriz bu umutlar boşa çıkmaz, gözlerimiz yaşlı yaptığımız dualar kabul olur. “Dua” inananların son çaresi ve sığınağıdır. Maddenin tükendiği noktada, sadece çaresizliğin değil; ayrıca geleceğe dönük ümitlerin, arzuların ve beklentilerin de bir özetidir dua... Zor günler geçirdiğimiz bir gerçektir. Ancak bütün bu zorluklara rağmen istikbal bizimdir diyoruz. İşte bu istikbal beklentilerini topyekun doruğa ulaştığı mübarek ve kutlu günler bizim bayramlarımızdır. Gerek Ramazan-ı Şerif ve gerekse Kurban Bayramları; bizlerin nefis muhasebesi yaptığımız mutlu anlardır. Nefs muhasebesinde en geniş yer tutan “şahsımız ve ailemiz”in yanına ekleyebildiğimiz her yeni şey; bizler için güzellik ve iyiliktir. Komşularımız, akraba ve yakınlarımız, milletimiz ve hatta soydaş ve dindaş devletlerdeki insanlar da bizim muhasebemizde yer bulabilmelidirler. Mutluluk tablomuzun olabildiğince geniş tutulması bizim elimizdedir. Daralmak, küçülmek ve içe kapanmak bizim için en büyük tehlikedir. Bu bakımdan genişlemek ve bu geniş ufuklarda at koşturmak, yelken açmak gerekir. Önce şehit ve gazilerimiz. Onların dul ve yetimleri... Daha sonra da; Kosova’dan Keşmir’e, Çeçenistan’dan Kerkük’e kadar uzanan Müslüman Türk coğrafyada yaşayanlara, yapılabilecek iyilik ve yardımlar; bizler için mutluluğa giden yol olmalıdır. Tek bir kişi, tek bir aile ve tek bir millet olmak, mutluluk ve huzuru yakalamak büyük bir nimettir. Ne var ki, bizler daha geniş düşünerek, Türk-İsâm coğrafyasını hatta bütün insanlığı huzur ve seadete çağırabilmeliyiz. İşte bayramlar bu ulvi düşüncelerin eyleme dönüşmesi gereken zamanlardır. Sadece madde kâfi gelmediği gibi, sadece dua etmek de yetmez!.. Biz bir taraftan bütün maddi imkânları zorlarken, diğer taraftan manevi destek ve dualarla “mana ve madde” dengelerini oluşturabilmeliyiz. Sağda solda konuşulanlara, müslümanın ibadetine ve hatta imanına göz dikenlere kulak asmayınız. Binbeşyüz yıldan bu yana her dönemde bu tür densizler olsa bile; dinsizler hiçbir ülke ve toplumda hiçbir dönem ve devirde kalıcı olamamışlardır. Kurban ibadeti bütün semavi dinlerde mevcut olan, makbul ve gerekli bir ibadettir. Açların doyduğu, fakir ve gariplerin hatırlandığı bu mübarek günlerde “kavga ve niza”ya gerek yoktur. Sevmesini, gülmesini ve vermesini bilenlere selam ve dua olsun!..
 
 
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT