BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Haziran 2018 Cumhurbaşkanlığı ve Meclis

Seçim sonuçlarını görmek için tıklayın.
Anasayfa > Haber > Enflasyon hikâyesi!

Enflasyon hikâyesi!

Ekonomik krizden sonra tüketim alışkanlığı azaldı, işsizlik arttığı için borçların ödenme kapasitesi düştü.



Ekonomik krizden sonra tüketim alışkanlığı azaldı, işsizlik arttığı için borçların ödenme kapasitesi düştü. Gelişmiş ülkeler çareyi ABD liderliğinde “parasal genişleme“ stratejilerinde buldular. Amaç para basıp bunun hisse senedi, gayrimenkul gibi riskli varlıklara kaymasını sağlayarak genelde varlık değerlerini artırmak ve kredi-tüketim-istihdama destek vermekti. Tüketim yeterince canlı olmadığı için bu tür parasal genişleme stratejilerinin en büyük riski olan enflasyonun hızlanması düşük ihtimaldi. Ama piyasaya çıkan para orada kalmadı, faizlerin yüksek olduğu ülkelere aktı. Bu durum sermaye akışının kendi ülkelerinde mal ve finansal varlık fiyatlarını artırarak enflasyona dönüşeceğini gören gelişmekte olan ülkeleri rahatsız etti. Zira fon akışının artması, o ülkenin para biriminin aşırı değerlenmesini beraberinde getirdi. İthal malların tüketimi aşırı artınca cari açık patlama yaptı. Özellikle iç tüketime yaslanarak büyüyen ülkeler mal fiyatlarındaki artışın hızlanacağından endişelendiler. Çünkü birçok gelişmekte olan ülke gelişmişler gibi yapısal sorunlarla boğuşmadıkları için krizden çabuk çıkmış ve çift hanelere yakın büyümeye başlamışlardı. Üretim kapasiteleri zorlanmaya başlayınca enflasyon baskısı arttı. Beklendiği gibi krizden çabuk çıkıp büyüme hızlarını artıran gelişmekte olan ülkelerde enflasyon hızlanıyor. 2000-2005 döneminde % 10’dan % 5’e kadar gerileyen gelişmekte olan ülke enflasyon ortalaması yeniden artış trendine girip % 7’lere yükseldi. Gelişmiş ülkelerin enflasyonu ise yeniden kriz öncesi seviyelere geldi. Normal şartlarda enflasyondaki tırmanışı engellemenin yolu faizleri artırıp tüketimi dizginlemek ve böylece para birimini güçlendirip ithalat maliyetlerini düşürmek. Ama enflasyon artışının hızlanıp tedirginliği artırdığı gelişmekte olan ülkeler bunu yapamaz durumdalar. Çoğunda reel faiz negatif. Global ihracat pazarının daraldığı bir ortamda iç tüketime daha az yaslanıp dengeli büyüyebilmek için paralarını rekabetçi tutmaya çalışıyorlar. Bazıları faiz artırıp bunun özellikle spekülatif fonları cezbedici etkisini sermaye kontrolleri ile bertaraf etmeye çalışıyor. Bazıları da faizlere dokunmadan (hatta Türkiye’de olduğu gibi tersine düşürüp) ihtiyati tedbirlerle bankacılık sektörünü dizginleyerek enflasyonla savaşmaya çalışıyor. Ama bunu çok dengeli yapmak lazım, zira ekonomiyi soğutacağım derken, dondurmak da var. Uygulama çok dengeli olmalı. Enflasyonu tek haneye düşürmek için çok büyük uğraş verdik, bunu bir kalemde harcamayalım (www.necmettinbatirel.com)
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 93419
    % 0.79
  • 6.4985
    % -7.15
  • 7.3766
    % -7.49
  • 8.2807
    % -5.59
  • 250.05
    % -5.17
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT