BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Kıssadan hisse...

Kıssadan hisse...

Dikkat ederseniz, son günlerde bilenler de bilmeyenler de dini konular üstünde ahkam kesip fetva vermeye başladılar.



Dikkat ederseniz, son günlerde bilenler de bilmeyenler de dini konular üstünde ahkam kesip fetva vermeye başladılar. Kurban kesme hususunda her kafadan bir ses çıkması yetmiyormuşçasına “Hacda hamile kalmak” gibi olur olmaz konularda tartışmalar çıkarıp kafaları ve gönülleri bulandırmakla devam ediyorlar. Hamlık ve cehalet diz boyu. Mekke’de basın toplantısı düzenleyen Diyanet İşleri Başkanı Mehmet Nuri Yılmaz’a gazetecilerin sordukları sorulara bakınız; hacda hamile kalmanın önemi, hacda hamile kaldıktan sonra Türkiye’de doğurmanın anlamı... Ne desin Başkan? Haliyle şaşırıyor: “Böyle bir şey mi var? İlk sizden duyuyorum. Türkiye ile burada hamile kalmak arasında hiç fark yok. Daha fazla bu konuya girmek istemiyorum” şeklinde kaçamak bir cevap veriyor. Hamlara, sapla samanı ayırdedemeyenlere ne denir sahi? Bu, bana Sadi’nin “Gülistan’ında okuduğum “Dervişlik nedir” isimli hikâyesini hatırlattı. * * * Hikaye şöyle: Padişahın biri derviş takımına hakaret gözüyle bakardı. Dervişlerden biri kavrayışıyla bunu anladı. “Ey padişah” dedi, “biz bu dünyada asker konusunda senden geriyiz. Ama dirlik bakımından daha rahatız. Nihayet ölümle biriz, ahrette de üstünüz. İster ülkeler almış mutlu bir padişah olsun, ister ekmeğe, muhtaç bir yoksul, ölüm gelince hiçbiri kefenden başka şey götüremez. Madem ki bir gün dengini bağlayıp ülkeden çıkacaksın, öyleyse yoksulluk şahlıktan güzeldir. Dervişin dışı, eski bir hırka ile kazınmış saçtır. Ama onun hakikati, ölü bir nefisdir, diri bir gönül. Derviş o değildir ki, halka karşı dava kapısında otursun, zıddına gidilince savaşa kalkışsın... Bir değirmen taşı dağdan yuvarlanınca onun yolundan çekilen kişi arif sayılmaz. Dervişlerin yolu zikir, şükür, hizmet, ibadet, cömertlik, kanaat, tevhid, tevekkül, teslim ve tahammüldür. Bu vasıfları taşıyan kişi kaftan da giyse gerçekte derviştir. Ama boşboğaz, beynamaz, havasına tapan, hevesiyle oynayan, günlerini şehvet peşinde geceye ulaştıran, gecelerini, gaflet uykusunda gündüze bağlayan, ortaya geleni yiyen, ağzına geleni söyleyen insan aba da giymiş olsa rint’dir. Ey içi takvaca boş olduğu halde dışında riya esvabı taşıyan, sen evinde hasır kullanıyorsun, kapına yedi renkli perdeyi asma. * * * Nasibi olan kabı ölçüsünde kıssadan hisse kapsın derim. KUTLAMA Sevgili okuyucularımın ve gazete çalışanlarının Kurban Bayramını kutlar, sağlık ve esenlikler dilerim.
Reklamı Geç
KAPAT