BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Bazı büyüklerin nasîhatleri...

Bazı büyüklerin nasîhatleri...

“Hocaya hürmet göstermelidir. Yol göstermek hâriç, hocanın önünden yürümemelidir. Ondan önce söze başlamamalı ve yanında çok konuşmamalıdır...”



Mukaddes dînimiz İslâmiyete göre her insan, elinin altında bulundurduğu kimselerin her türlü hak ve hukûkundan, eğitim ve öğretiminden, terbiyesinden sorumludur. Cenâb-ı Hak, Kur’ân-ı kerîmde meâlen buyuruyor ki: “Ey îmân edenler, kendinizi ve çoluk-çocuğunuzu öyle bir ateşten koruyun ki, onun tutuşturucusu insanlarla taşlardır.....” [Tahrîm, 6] Ma’lûmdur ki hayırlı işlerin birincisi ve en önemlisi, çoluk-çocuğuna, âile efrâdına İslâmiyet’i öğretmektir. Her Müslümânın bu birinci görevi hemen yapması, yarınlara bırakmaması gerekir. Peygamber Efendimizin: “Hepiniz çobansınız/görevlisiniz ve elinizin altındakilerden sorumlusunuz...” diye başlayan uzun bir hadîs-i şerîfleri de vardır. [Buhârî, Müslim, Ebû Dâvûd, Tirmizî] İMÂM-I BİRGİVΒNİN VASİYETİ “Kardeşlerime, evlâdıma ve âhiret yolcularına vasiyetimdir ki: Allahü teâlânın emrettiği şeyleri yapınız. Kazâya kalmış namâzlarınızı kılınız, kazâya kalmış zekâtlarınızı veriniz. Oruçlarınızı tutunuz. Üzerinize farz oluyorsa hac yapınız. Her Müslümânın öğrenmesi farz-ı ayn olan ilmihâl bilgilerini öğreniniz. Âlimlerin sohbetine devâm ediniz. Güvenilir ve sağlam âlimlerin fetvâsıyla amel ediniz. Herke?sin fetvâsıyla amel etmemelidir. Tegannî dinlememelidir. Allahü teâlânın ismi anıldığı zaman “Teâlâ ve Tebâreke” veya “Azze ve Celle”, “Sübhânallah”, “Celle celâlüh” diyerek ta’zîm ediniz. Resû?lullah’ın ve diğer Peygamberlerin isimleri anıldığı zaman salevât getirmelidir. Yazarken de bunları açık yazmalıdır. Diğer âlimler ve meşâyıh anıldığı zaman, “rahmetullahi aleyh” demelidir. Hocasına da hürmet göstermelidir. Yol göstermek hâriç, hocanın önünden yürümemelidir. Ondan önce söze başlamamalı ve yanında çok konuşmamalıdır. Hizmetini severek yapmalıdır. Her yerde hocanın rızâsını gözetmelidir. İ’tirâz etmemeli, dövse veya bağırsa nasîhat bilmeli, incinmemelidir. Hocasının yakınlarına da hürmet göstermelidir. Akrabâyı ziyaret etmeli, sıla-i rahmi, akrabâ ziyâretini terk etmemelidir. Anne ve babanın da haklarını gözetmeli, onlara karşı yüksek sesle konuşmamalı ve kızgın bakmamalı, günâh olmayan emirlerini yapmalıdır. Dövmesine ve bağırmasına sabretmelidir; karşılık vermemelidir. Komşuların haklarını da gözetmeli, kokulu bir yemek pişirince, bir miktârını komşulara vermelidir. Mümkün olduğu kadar komşuların ihtiyâcını görmeli ve zarara uğradılarsa yardım etmeli ve iyilik gelirse sevinmelidir. Diğer dîn kardeşlerini de sevmelidir. Kusûrlarını mümkün mertebe affetmelidir. GEREKİRSE MÜDÂR ETMELİ... Müdâhene etmemeli, ya’nî dünyâlık ele geçirmek için dîni vermemeli. Gerekirse müdârâ etmeli, dîni ve dünyâyı korumak için dünyâlık vermelidir. Müdârâ, zararı gidermek için olur. Çok gülmekten, faydasız konuşmaktan sakınmalıdır. Alışverişte dînin emirlerine uymalı ve cemâate devâm etmelidir. Bid’atlerden sakınmalı. Misvâk kullanmaya devâm etmeli. Duâya, Allahü teâlâya hamd ve senâ ile, Resûlüne salât ve selâm ile başlamalıdır. Duâ ederken bütün mü’minlere duâ etmeli, anneyi, babayı ve iyilik gördüğü kimseleri de duâlarında anmalıdır. Yalvararak ve gizli duâ etmelidir. Yalnız iken, Allahü teâlâya yalvararak duâ etmeli, âcizliğini ve günâhlarını düşünerek ağlamalıdır. Allahü teâlâdan istikâmet, af, âfiyet, rızâsını ve muvaffakiyet istemelidir. Îmânın gitmesinden korkup, dâimâ, hüsn-i hâtime (son nefeste îmân ile gitmeyi) istemeli, İslâm ni’metine her zaman şükretmelidir. Çoluk-çocuğuna ilmihâlini (lâzım olan dîn bilgilerini) öğretip, İslâmiyete uymayan şeylerden korumalı ve sakındırmalıdır. Çocukları yedi yaşında namâza başlatmalı, on yaşına girdiklerinde, namâz kılmazlarsa, döverek kıldırmalıdır. Dâimâ istiğfâr etmelidir.”
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT