BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Sözleşmeliye verilen söz

Sözleşmeliye verilen söz

657 Sayılı Devlet Memurları Kanunu. Adı üstünde devlet memurlarının bağlı olduğu kanun.



657 Sayılı Devlet Memurları Kanunu. Adı üstünde devlet memurlarının bağlı olduğu kanun. Bu kanunun 4’üncü maddesinin A, B, C fıkraları var ve her birinin kapsamı farklı. Klasik devlet memuru 4A’ya tabi ve kadrolu. İşten atılma diye bir derdi yok. 4B’li personel ise 5510 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu’na tabi ve her sene sözleşme yapması gerekiyor. 4B’de öğretmen de var, doktor ve imam da. Sayıları 200 bin civarında. 4C daha ayrı; mevsimlik işçi onlar. Özelleştirilen kamu işçileri de bu maddeye dahil edildi ve sayıları 100 binden fazla oldu. Bir de 5302 ve 5393 sayılı Kanun’a tabi olan ve özel idare, belediye ve bazı kamu kurumunda istihdam edilen sözleşmeli personel var. Onlar da 4B statüsünde işlem gördü. 4 Haziran 2011 tarihinde 632 sayılı KHK ile 4B’liler 4A kapsamına alındı. Kadrolu oldular yani. Peki, 4C ile 5302 ve 5393 sayılı Kanun’a tabi olanların durumu ne olacak? Kadrolu olabilecekler mi acaba? Başbakan Erdoğan, seçimden önce yaptığı açıklamada onların durumunu kanun hükmünde kararname ile düzeltmenin mümkün olmadığını belirterek; “Seçimden sonra kanun çıkarıp onları da kadrolu yapacağız” sözünü vermişti. Ayrıca Başbakan, emeklilere de söz vermiş ve intibaklarının yapılacağını belirtmişti. Emekli olsun, sözleşmeli olsun... şimdi hepsi ümitle bekliyor!.. Bu sözün arkasında durulması ve hem sözleşmeli çalışanın ve hem de emeklinin mağduriyetinin giderilmesi gerekiyor tabii. Gerekiyor çünkü maksadını aşan durumlar söz konusu. Önce sözleşmeli personelin durumuna bakalım. Sözleşmeli personel olmaz diye bir şey yok, olur tabii. De...usulüne göre yapılırsa olur! 2-3 bilemedin 5 senede tamamlanacak projeler için geçerli bu. Proje bitti mi herkes yoluna gider. Girdiği işte belki emekli oluncaya kadar çalışacak olan bir personelle sözleşme yapmanın hiçbir mantığı yok! Her sene sözleşme yenileme şartıyla çalışan bir kişinin üzerindeki baskıyı düşünebiliyor musunuz? Ne evlenebilir o kişi, ne de tüketici kredisi kullanabilir! Verimli olması da mümkün değil ayrıca. Hakeza emekli. Emekli maaşları arasında uçurum oluştu. İşçi, memur emekli farkı da öyle. Hele Bağ-Kur emeklisi. Adam 30 sene çalışmış ama aldığı emekli maaşı sanki sadaka! Bir de diş hekimleri mevzu var; haksız rekabetin daniskası! Serbest çalışan diş hekimlerinden söz ediyorum. Devlet, diş hastaneleri açtı ve muayenehanelerin kazancı sıfıra indi. Devletten iş istiyor bu hekimler; yok! “Viziteli hasta bakalım” diyorlar; o da yok! Sözleşmeli öğretmenler kadroya geçti ya, olan atama bekleyen öğretmene oldu. KHK ile 7 bin 700 öğretmen kadrolu olarak yeni yere atandı. Fakat onların yerine yeni atama yapılmıyor! Neden acaba?
 
 
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT