BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > BDP’ye ayar ve Barış Meclisi

BDP’ye ayar ve Barış Meclisi

CHP kendini içine soktuğu labirentten kurtulmak için Cemil Çiçek’in kapısında bekleyedursun, kapıda ‘medet’ bekleyenlere BDP de eklenecek anlaşılan...



CHP kendini içine soktuğu labirentten kurtulmak için Cemil Çiçek’in kapısında bekleyedursun, kapıda ‘medet’ bekleyenlere BDP de eklenecek anlaşılan... Öcalan dün yayınlanan görüşme notlarında BDP’lilere ‘Hükümetle mutlaka mutabakata varıp yemin edin ve Meclis’e girip anayasa çalışmalarına katılın’ diyor. Düne kadar ‘boykot romantizmine övgüler dizen’ sosyalist blokçular, şimdi kelimeleri kullanma yeteneklerini ‘boykottan vazgeçme sorunsalını’ anlatmak için kullanırlar artık.. Gerçi 2 yıl önce de ‘sine-i millete döneriz’ dedikten sonra yüzgeri döndükleri için uygulamalı deneyimleri var. Öcalan’ın notlarında BDP’ye bir ayar daha var: ‘Devletin bile okuduğu, üzerinde çalıştığı yol haritasını okumamakla, anlamamakla’ itham ediyor BDP’yi... Çatışma ve tehdit’ten başka hiçbir şey söylemeyen blok vekillerine açık bir ikaz bu... Ve bir de ilginç bir detay: Öcalan, devlet heyeti ile, bir ‘Barış Meclisi’ kurulması için mutabık kaldıklarını söylüyor. Süre de konuşulmuş anlaşılan: 1 ay... PKK ve Kürt sorununda çözüm bir tık ötede galiba... Fena halde coşmuş haldeki BDP’liler ve varlık sebeplerini itiraz ve boykotta bulan sosyalist solcular Öcalan’dan gelen bu ayardan sonra nasıl sükunet bulacaklar bakalım... Bir ikona olarak SSÖ Beynelmilel filminde kurduğu sahici dil ile sevmiştik kendisini.. TV programlarındaki hakkaniyetli ve biraz da damardan sözleriyle de... Sonra bir şeyler oldu; kendisini önce CHP ve Kılıçdaroğlu güzellemeleri yaparken bulduk. Üslup yine damardandı ama söyledikleri anakronik sosyalistleri coşturmaktan başka işe yaramayan bilindik kır güzellemeleri idi. Sonra blok adayı olarak gördük kendisini... Ve eleştirilemeyen, her sözü yüce, her konuşması manifesto kabul edilen bir bilgeye dönüştü. Hatta sosyalist hareketin yeni önderi filan diyenler oldu. Şimdi ‘kerameti kendinden menkul’ bir halk bilgesi olarak yazıyor, konuşuyor. ‘Şeyh uçmaz, mürit uçurur’ dedikleri bu olsa gerek... Federasyondan al, şikeye ver Milliyet’te Tolga Şardan’ın haberine göre Aziz Yıldırım, kulüp tesislerinde kullanacağım diyerek Federasyon’dan aldığı 5 milyon TL’yi çeşitli maçların ‘ayarlanması’ için kullanmış. Bu kulüpler değil miydi, vergi borçlarını sildiren, teşvik vs. her türlü desteğe nail olan... Devletin futbol kulüplerine ‘gak deyince et, guk deyince süt’ vermeleri nedense hep normal karşılandı bu ülkede... Umarım şike soruşturması, futbolun devlet nezdindeki ‘imtiyazlı’ konumunun da bitmesine vesile olur.
 
 
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT