BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Haziran 2018 Cumhurbaşkanlığı ve Meclis

Seçim sonuçlarını görmek için tıklayın.
Anasayfa > Haber > Kaynaklar boşa akıyor

Kaynaklar boşa akıyor

Maden suyu sadece hazımsızlara hitap eden bir içecek değil, her zaman için ille de kebap yemeniz gerekmiyor



MADEN SULARIMIZIN ANCAK YÜZDE 2’Sİ ŞİŞELENİYOR, GERİSİ DERELERE GİDİYOR HER HALDE Maden suyu sadece hazımsızlara hitap eden bir içecek değil, her zaman için ille de kebap yemeniz gerekmiyor BİLDİKLERİ VAR Biz kişi başına yılda 6-7 litre içiyoruz Batılılar ise 140 litre. Eğer bu kültür otursa hastalıklar azalır, hekimler de rahatlar. CEYHUN ARIÇ 1980 Bursa İnegöl doğumlu. İlk orta liseyi Bursa’da okuduktan sonra İngiltere’de bir yıl lisan eğitimi alıp Üniversty of Miami’de işletme tahsili yaptı. Mesleğin içinden gelen biri... Çocukluk yılları fabrikada geçti, kamyon yüklemeye kadar her işi yaptı. Babası Rauf Arıç’ın vefatından (1993) sonra işleri bir süre ablaları ve annesi deruhte etti, şimdi yöneticilik ona kaldı. 150 MİLYON ŞİŞE SATIYORUZ Ürünlerinin yurt dışında da çok beğenildiğini kaydeden Ceyhun Arıç, “Filistin’e, Libya’ya yolluyoruz, Türki cumhuriyetlere, Ukrayna’ya hatta Amerika’ya toplam 150 milyon şişelik bir satışımız var” diyor. İnegöl’ün yerlisi sayılırız. Dedem Murat Arıç, Saraybosna’dan gelmiş, ama biz Boşnakça bilmeyiz. O kadar arzulamama rağmen Bosna’yı da göremedim. Murat dedem rahmetli hareketli bir insandı, arkadaşlarıyla ava filan çıkar. Yine bir gün dağa bayıra vuruyor, kaya arasında sızan bir su buluyorlar. Değişik bir kaynak, fokur, fokur fokurduyor. Tadı hoşlarına gidiyor. Bir iki tahlil yaptırıyor kıymetli bir maden suyu olduğunu anlıyorlar. Ve dedem bu suyu şişeleyip satmaya başlıyor (1952). O zamanlar kullanımı yaygın değil, eczanelere filan veriyor. Tesis yok, dağıtım yok. Kara düzen gidiyor. Gel zaman git zaman babam ve Rafet amcam işe el atıyor. Yanlarına ortak alıyorlar. Babam bir ara ayrılıyor, Çamlık Gazozunu, bilahare Sultan suyunu işletiyor. Ortaklık zor, amcam da, babam da şeriklerinden bunalıyor. Küçük olsun benim olsun fikri ağır basıyor. Babam Sultan suyunu satıyor (Uludağ gazozunun sahibi Mehmet Erbak’a ) o parayla Kınık’ın hisselerini topluyor. Yönetimi ele geçirince yeni makineler getiriyor ve modern mânâda üretime başlıyor. O güne kadar mahalli kalıyoruz, Kınık, Bursa dışına çıkamıyor. Ancak 1970’den itibaren yurt sathında yayılıyor. OMUZ OMUZA Babam 1993’de vefat edince, Didem Ablam (ki henüz 23 yaşındaydı) işin başına geçti. Çocuk sayılırdı ama saatte 20 bin kapasiteli bir makine kurdu, ki o yıllarda Türkiye’de böylesi bir tesis parmakla gösterilirdi... Ablam 2000 yılında evlendi, İstanbul’a gelin gitti. Ben liseyi Bursa’da okudum Üniversite için yurt dışına çıktım. Bu dönemde annem işin başına geçti. Bizim evin hanımları dirayetlidirler zorluklardan yılmazlar. Berna ablam da destek oldu ona. Bakın hep annem ablalarım diyorum, bizimki bildiğiniz aile şirketi. Damatlarımız kendi işleri ile uğraşır, Kınık’a karışmazlar. Şu anda şişeleme kapasitemiz saatte 135 bin. Genel merkezimiz İnegöl, 150 bayiimiz var. Ayrıca Reel, Carrefour, Migros gibi zincirlere ve Bursa’da mahalli marketlere mal veriyoruz. 60 YAŞINDA Geçtiğimiz yıllarda “kurumsallaşma adına” bir müdür aldık, fazla yetki vermiş olacağız sıkıntılar yaşadık. Önümüzdeki yıl 60 yaşına giriyoruz. Yepyeni bir heyecanla başlayacak, Kınık’ı dünya markası yapacağız.. Zaten Maden suyu piyasasında 7 - 8 firma var. Bir numara Beypazarı, iki Kızılay, sonra Freşa, Uludağ, Özkaynak ile Kınık ise kafa kafaya... Piyasa Bursa’nın elinde gibi... Zaten dünyanın en iyi suları Anadolu’dan çıkar. Anadolu’nun da en iyileri Uludağ yamaçlarında. Masanın etrafında 7 - 8 kişi oturuyoruz, babalarımız dost, bizler akran. Ortak bir nokta bulmamız lazım, elli kişi değiliz ki dağılalım dimi ama. Kaynağımız çok güçlü, yüzde ikisini şişeleyebiliyoruz ancak. Gerisi akıp gidiyor boşa... Su için kazıyoruz mineral çıkıyor, nereyi delsen bereket fışkırıyor. Bizim suyumuz biraz sert tanınır, bir şey kattığımız yok 100 de yüz doğal. İÇİLMEDİKTEN SONRA Mevzuat uygun, devlet yatırıma da sıcak bakıyor. Bütün bunlar iyi güzel de insanımız maden suyu içmedikten sonra... Maden suyu sadece kebap üzerine rahatlamak için içilen bir su olmamalı. Avrupa’da yılda kişi başına 140 litre tüketiliyor. Bizde ise sadece 5 litre. Meyvelisini vitaminlisini yaptık da 6-7 litreye çıkabildik ancak. Avrupalılar sağlıklarına daha fazla dikkat ettikleri vakıa, bildikleri bir şey olmalı dimi ama... Eğer gazı fazla geliyorsa, açın kapağını uçsun ama bu minerallerden istifade edin mutlaka... Son yıllarda kola ve cips tüketimi arttı, Obezite tehlikesi kapımıza dayandı. Çocuklar dönüşü olmayan bir noktaya girdiler, ardından psikolojik sıkıntılar gelecek. Düşünün adam Uludağ’a çıkmış, her tarafta kaynak suyu, oturmuş kola içiyor. Maden suyu faydalı ama anlatamıyoruz halkımıza. Niye? Çünkü büyük kâr marjları yok. Kazandığımız ile bütçe ayıramıyoruz tanıtıma. Bir ara Sarıkız reklâma girmişti içinden çıkamadı mesela. Yine de Masuder çatısı altında toplandık, bir şeyler yapalım dedik. Ama derdimi anlatamadım. Nil Karaibrahimgil ile bir reklam hazırladılar. Kadın hopladı zıpladı ama bir faydası olmadı. Onun yerine iki tane hekim çıkarsaydık, bize maden suyunun faydasını anlatsaydı.... AH 20 LİTREYE ULAŞSAK... Artık insanımız sabah sporuna çıkıyor, ekmek yemiyor, şeker almıyor, sigaraya mesafe koyuyor. İşte bu şuur bizim de önümüzü açacak. Onlara maden suyunu anlatmanın bir yolunu bulmalıyız mutlaka. Eğer kişi başına 20 litreye çıksak ortalık hareketlenir, biz de reklam verir gündeme geliriz. Devletin ilaca tedaviye ayırdığı para azalır, hastaneler rahatlar. Son yıllarda nakliye ciddi bir kalem olmaya başladı. Artık, buradan Van’a mal yollamak iş değil. Talep olsa oradaki kaynakları da işletebilir, istihdam sağlarız Doğuya, Aslında önümüz açık, dolu dolu kullanılacak bakir bir alan var. Nitekim bir atılım yaptık. Aromalısını çıkardık. Ardından Activ geldi ki bu gerçek meyve konsantresi (% 10) ve vitaminleri ihtiva ediyor. Hem soğutularak içilebiliyor, hem ısıtılarak. Bağışıklık sistemini de güçlendiriyor. Tattırabilsek yeter, bir yudum alan tiryakisi oluyor. Yurt dışında da çok beğeniliyor. Filistin’e, Libya’ya yolluyoruz, Türki cumhuriyetlere, Ukrayna’ya hatta Amerika’ya toplam 150 milyon şişelik bir satışımız var. BANKA MI? AMAN AMAN! Babam bize vasiyet etti. Oğlum asla bankaya bulaşma! Bu yüzden kredi almıyoruz. Hep öz sermayemizi kullanıyoruz. Borcumuz yok, harcımız yok. İçimiz rahat. Babamı kaybettiğimde 13 yaşındaydım, arkadaşlarım yazlığa giderdi, ben kamyonlara kasa yükler, bundan keyf alırdım. Halbuki zor iştir kapaklar takılır, ellerini yırtar. Annem çok güçlü bir kadındır, bizleri bir arada tutmayı başardı. Hem analık hem babalık yaptı. Piyasada inişler çıkışlar oldu ama asla yılmadı. Kınık’ta takriben 50 kişi çalışır (yazın bu sayı artar) terleri kurumadan haklarını alırlar. Bize satın alma teklifi ile gelenler oldu, Cocacola ve Pepsi bile kapımızı çaldı. Lakin maddiyattan ziyade maneviyata baktık, babamızın yadigârına sahip çıktık. Diğer arkadaşlara da “satmayın” diyorum, hepimiz birer aile şirketiyiz. Bu masaya başkaları oturmasın. Masrafın % 75’i şişeye gidiyor, bu da bizim belimizi büküyor. Eskiden depozite vardı, yine olsun. Biz bunları çöpe atacak kadar zengin miyiz? Öyle bir makine getirirsin ki sıfır şişe kadar temiz yıkar. Alıp atacaklar olacak ama iade etmek isteyen de çıkacaktır mutlaka... % 100 DOĞAL İçinde meyve konsantresi ve vitaminler olan Activ, maden suyu alışkanlığı olmayanları da kazanacak. Kınık Maden Sularının genç yöneticisi Ceyhun Arıç 60’ıncı yıl hamlelerini gazetemize anlattı. Aklınızda bulunsun Maden suyu vücudumuzun muhtaç olduğu mineralleri kısmen karşılar. İçinde kalsiyum bulunduğu için Osteoporoz (kemik erimesi) tedavisinde (dolaylı olarak) kullanılır. Kalsiyum ayrıca kan pıhtılaşması ve sinir siteminde de rol oynar. (2005 senesinde Mersin Üniversitesi bir araştırma yaptı maden suyumuz kalsiyum açısından sütten bile zengin çıktı.) Magnezyum ise sinir yorgunluğu ve kalp sağlığı için lazımdır vücuda. Sodyum, su elektrolit ve PH dengesinde rol oynar, sindirime yardımcıdır ayrıca. Potasyum, hücre metabolizmasında yer alır, Florür ise diş ve kemik mukavemetini artırır. Klor su ve elektrolit dengesini ayarlar. İyot, troid bezini sağlıklı çalıştırır. Sülfatlar safra kesesi ve pankreas fonksiyonlarını destekler, bikarbonat insülin etkisini yukarı taşır. Mineralli suyun hazma yardımcı olduğunu söylemiyorum bile, bu zaten hepinizin malumu. KULAĞINIZDA KALSIN Batıda bebek mamalarında bilhassa mineralli su (karbon dioksitsiz olanından) kullanılır. Sporcular kaybettikleri sıvıyı mineralli su ile geri almaya çalışırlar Mineralli su ucuz bir güzellik iksiridir; cildinizi gergin ve pürüzsüz kılar. Bu yüzden spreyleri de imal edilir ki kan dolaşımını artırır, cildin taze nemli ve canlı tutar. Maden suyu mide yanmasını önler, sanıldığının aksine böbrek taşı teşkiline de mani olur. Her ne kadar asitli diye bilinse de tersine bikarbonat sayesinde asidi nötrler. Mide ekşime ve yanmalarında kullanılır. Deneyin göreceksiniz mineralli su ile açılan hamur çok daha yumuşak olacaktır. Yalnız Minerali su ile soda aynı şey değildir. Mineralli su tabii olarak yeraltında oluşur. Soda, ise suni bir içecektir. İşlenmiş suya soda (sodyum bikarbonat) ve karbondioksit ilavesi ile imal edilir. Çocuklar “gazlı” fast food içecekleri yerine mineralli su içerlerse kemikleri daha sağlıklı dişleri daha mukavim olacaktır. Sevindiğimiz nokta şu ki sofrasına kola koymayan şuurlu ebeveynlerin sayısı hızla artıyor, bizden ısrarla Activ’in aile boyunu istiyorlar.
Reklamı Geç
KAPAT