BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Türkiye
kilit ülke

Türkiye
kilit ülke

Alman ordusunda binbaşı rütbesiyle görev yapan Esedullah Oğuz, Kuzey Afrika’dan başlayıp Orta Doğu’da süren “Arap Baharı”nın uzun bir yolda ilerleyeceğini belirterek, “Türkiye bu ülkelere liderlik yapmak zorundadır” dedi.



Esedullah Oğuz, Murat Arvas’a açıklamalarda bulundu. Alman ordusunda binbaşı rütbesiyle görev yapan Esedullah Oğuz, Kuzey Afrika’dan başlayıp Orta Doğu’da süren “Arap Baharı”nın uzun bir yolda ilerleyeceğini belirterek, “Türkiye bu ülkelere liderlik yapmak zorundadır” dedi. > Murat ARVAS Alman ordusunda 2004- 2007 yılları arasında binbaşı rütbesiyle ISAF’ta (NATO liderliğindeki Uluslararası Güvenlik Destek Gücü) görev yapan Esedullah Oğuz ile Orta Doğu’nun içinde bulunduğu sıkıntılı süreci ve güney komşumuz Suriye’de son günlerde yaşanan ve Türkiye’yi de yakından ilgilendiren gelişmeleri konuştuk. Bugün tahmini olarak 20 milyonluk nüfusa sahip olan Suriye’de 2 milyona yakın Kürt’ün yaşadığı sanılıyor. Suriye’de nüfus sayımı gizli yapılıyor ve Kürtler vatandaş olarak sayılmıyor. Kürtlerin tamamı Sünni, Nakşibendi tarikatının önde gelen isimlerinden Mevlana Halid-i Bağdadi’ye sonsuz hürmet besler ve ona bağlıdırlar...Bu zatın mezarı Şam’da bulunuyor. Şam yönetimi ise Nusayri inancına mensuptur ve Esat Ailesi 50 yıla yakın kurduğu dikta idaresinde Sünni halka ve Kürtlere yönetimde söz hakkı vermemiştir. DEMOKRASİ UZUN VE SANCILI OLACAKTIR Sınırlarımızın dışında son bir yıl içinde inanılmaz olaylar gelişti. Tunus, Mısır, Libya ve şimdi de Suriye. Bunların tamamının geçmişte ve günümüzde bizimle direkt veya dolaylı ilişkileri var demokrasiye geçiş çabalarını diktatörlerden kurtulma çabalarını nasıl yorumluyorsunuz? OĞUZ: “Bu çabalar tabii ki alkışlanmalı. Ancak demokrasi gökten zembille gelmez uzun bir süreç gerektirir. Türkiye’nin 200 yılı aşkın bir geçmişi var. 1793’te başlamış demokrasiye geçiş çabaları. Daha sonra 2. Mahmut devrinde Tanzimat’la birlikte gene bir deneme devri var uzun bir süreç gerektirir bu çabalar. Dünya kadar badireden geçmiş Türkiye bugüne gelene kadar. Şu andaki yamalı demokrasinin bile iki asırdan fazla bir geçmişi var. Arapların bu tür bir denemeleri hiç olmamış bence zor bir sürece giriyorlar. O bakımdan biri devrilip yerine başkasının geçmesi bir şeyi değiştirmez kanaatindeyim. Demokrasiye temayül olması lazım. Esat ve ya babası uzun yıllar zulümle hüküm sürdüler halkı ezerek iktidarlarını kuvvetlendirmeye çalıştılar. İki bloklu dünya döneminde Sovyetler birliğine yaklaşarak oradaki rejimin Arap versiyonu ile ülkelerini yönettiler. Baas Partisine ve devlet organlarının üst kademesine Nusayri inancına mensup kişileri getirdiler ve bir baskı rejimi kurdular. Bu rejim üstelik azınlığın çoğunluğa tahakkümü ile bugüne kadar geldi.” ARAPLAR İÇİN EN İDEALİ BAŞKANLIK SİSTEMİ Şu ana kadar karanlık bir tablo çizdiniz. Komşumuz ve tarihsel bağlarımız olan bu ülkeler ile ilişkilerimiz nasıl olmalı, onlara ne tür faydalarımız dokunabilir, sadece baskı ve zulümden kaçanlara ev sahipliği mi yapmalıyız? OĞUZ: “Türkiye bu ülkelere çok şey verebilir. Öncelikle bu ülke halklarının beklentileri var o konuda yardım etmelidir. Yöneticilere refahı yaygınlaştırmayı tavsiye etmelidir. İnsan hakları konusu önemli bana göre. Kilit ülke konumundadır Türkiye. İstese de istemese de buralarla sıkı ilişkiye girdiğini önder olduğunu önümüzdeki günlerde göreceğiz. Orta Doğu’da ciddi para var, bu paranın o ülkeler de yatırıma dönüşmesi sorunları ciddi oranda azaltır. Bu bölgeler için başkanlık sisteminin en ideal olduğunu söyleyebilirim. Güçlü lider bölgede önemli bir faktördür. Türkiye’den buna örnek verilebilir. Özal ve Erdoğan güçlü liderler olarak yaptıkları ile tarihe geçecekler.”
 
 
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT