BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Avrupa’nın kapısında yattı 75 milyon $ ciroya ulaştı

Avrupa’nın kapısında yattı 75 milyon $ ciroya ulaştı

Sanayiden telekoma kadar birçok sektörde kullanılan 3500 özel kablonun üretimini yapan Kabtek, kısa zamanda ulaştığı 75 milyon dolar cirosu ile KOBİ’lere örnek gösterilecek bir başarının mimarı



KOBİDÜNYASI > Mustafa Sezer mustafa.sezer@tg.com.tr Türkiye’de ve yurt dışında bir çok sektöre spesifik kablo üretimi yapan Kabtek, hem ortaklık yapısıyla hem de kısa zamanda sağladığı büyük başarısıyla KOBİ’lere örnek gösterilebilecek bir başarı hikayesi. İTÜ Jeoloji mezunu Serkan Zırhlıoğlu tarafından kurulan daha sonra Fevzi Yaşaroğlu’nun katılmasıyla örnek bir işbölümüyle hızlı büyüme ivmesi yakalayan şirket bugün 3500 civarında spesifik kablonun yaklaşık üçte ikisini Avrupa’ya satıyor. 16 yıllık bir geçmişe sahip olmasına rağmen şirket 75 milyon dolarlık cirosuyla parmak ısırtıyor. İTÜ Jeoloji Mühendisliğinden mezun olduktan sonra etrafındaki arkadaşlarının kablo üretimi yaptığını gören Serkan Zırhlıoğlu bu işe atılmaya karar verir. Arkadaşlarından farklı olarak işe özel kablo üretiminden başlar ve ilk iş olarak silikon kablo üretir. Şirketin diğer ortağı olan Fevzi Yaşaroğlu ise o zamanlarda eşiyle kurduğu şirketle kablo alım satımı yapar. O günleri anlatan Yaşaroğlu, “Biz aynı zamanda Serkan Bey’in de distribütörlüğünü yapıyorduk. İşi büyütmek için ortak olmaya karar verdik. Serkan işin üretim kısmını, ben de pazarlama ve finans kısmını aldım. Bu uyum şirketi hızla büyüttü. Şirket iki yıl içinde 5 kat büyüdü. Ayda 20 ton olan üretim 2006’da iki yıl içinde ayda 100 tona çıktı. 2 bin metrekarelik üretim tesisi de 6 bin metrekareye ulaştı. 2004 yılında 7 milyon dolar civarında olan şirketin cirosu da geçen yıl itibarıyla 10 kat büyüyerek 75 milyon dolara ulaştı.” Şirketin bu denli büyümesinde ise Avrupa pazarına odaklanmaları etkili olmuş. “Bizim fabrika Türkiye’ye yetiyordu ama asıl olmamız gereken yer Avrupa dedik” diyen Yaşaroğlu, “Avrupa bizim için büyük bir pastaydı ve hemen Avrupa’ya yöneldik. Ancak pazara İtalyanlar hakimdi. Onların servis hızının yavaş olduğunu, müşterilerinin isteklerini dikkate almadıklarını gördük. Bu doğrultuda kendimizi yeniden yapılandırarak müşterilerin isteklerine doğru cevap verdik. Avrupa’da Almanya ve Fransa’da ciddi yer almaya başladık. Böylece en büyük rakibimiz olan İtalyanlara da ürün satmaya başladık” dedi. RAKİPLERİNE BİLE SATIŞ YAPTI En büyük rakipleri İtalyanlara bile satış yaptıklarını belirten Yaşaroğlu “İtalyan firmalar hâlâ bizden alım yapıyor” dedi. Krizde ikna turu yaptık 2008 yılında yaşanan krizde sıkıntıya girdiklerini belirten Yaşaroğlu “Spesifik özel kablolar üzerine üretim yapan yeni bir tesis kurmuştuk. Bunun hemen ardından kriz geldi. Avrupa durdu. İç pazarla bu açığı kapatmaya çalıştık ama tam kapatamadık. Zor günler yaşadık ama ihracatta yoğun çalışma temposuna girdik. Müşterileri mal almaya ikna etmek için turlar yaptık. Ellerindeki stoklar bitti mal almak için korkuyorlardı. Biz onlara az sipariş verin biz size bunu 2-4 hafta içinde karşılayacağız dedik. Bu yaklaşımımız sonuç verdi ve krizi bu şekilde aştık” dedi. Alev altında 3 saat çalışıyor Herkesin yaptığı ürünle bir yere gidilmeyeceğini belirten Fevzi Yaşaroğlu, zor olanı seçtiklerini söyledi. “Hep farklı olalım dedik ve Türkiye’de ilk olan solar kabloyu ürettik” diyen Yaşaroğlu, kabloların sanayiden telekoma, demir çelik sektöründen enerjiye kadar bir çok alanda kullanıldığını kaydetti. Yaşaroğlu, “Geçen yıl ürün gamımız 3500’e ulaştı. Bizim ürünlerimiz ağır sanayide demir çelik tesisleri gibi alanlarda kullanılıyor. Bir başka ürün grubumuz zayıf sinyal akım kabloları da tüm sanayi dallarında kullanılıyor. Bunun yanı sıra telekom sektöründe ürünlerimiz yoğun biçimde kullanılıyor. Solar kablonun da solar enerji, yenilenebilir enerji alanında yoğun kullanımı var. Bu panellerde kullanılan kabloya 25 yıl garanti veriyoruz” dedi. Avrasya metro hattının bir bölümünde de kendi ürettikleri kabloların kullanıldığını ifade eden Yaşaroğlu, “Bu projenin malzemeleri ağırlıklı İtalya’dan geliyor. Bir kısmı için Türkiye’den alım olacaktı. Ama böyle bir ürün Türkiye’de üretiliyor mu endişesi vardı. Gelip tesisi gördüler ve ikna oldular. Projede kullanılan bizim üretimimiz kablolar alev altında 3 saat çalışabilme özelliğine sahip” diye konuştu. KOSGEB’in verdiği destekler artırılmalı KOBİ’lerin finansmana erişmede sıkıntılar yaşadığını dile getiren Özgenç, kredileri genişletecek yeni açılımlar beklediklerini söyledi Küçük ve Orta Büyüklükteki İşletmeler Derneği (KOBİDER) Başkanı Nurettin Özgenç, 61. Hükümet’in programının geneli itibariyle ülkenin kalkınma ve sosyal ihtiyaçlarına uygun politika ve tedbirleri içerdiğini vurguladı. Özgenç, “günümüzün rekabetçi dünyasında yapılan yatırımlar insanımıza yapılan yatırımdır” düşüncesinden hareket ederek programda mesleki eğitim sisteminin işgücü piyasası ile ilişkisinin geliştirilmesi, aktif istihdam politikalarının uygulanması gibi hedefleri olumlu bulduklarını ifade etti. Özgenç, “Bu politika ve tedbirlerin benimsenmesi, iş hayatının çağdaş dünyaya ve AB’ye uyumu kadar büyümenin ve istihdamın artırılması bakımından da büyük önem taşıdığından özellikle tebriklerimi sunuyorum. Öte yandan hükümetimizin KOBİ’lerin en önemli problemlerinden biri olan finansmana ulaşma konusunda da kredileri geliştirecek bir açılımı gündeme almasını ve KOSGEB desteklerinin artırılmasını temenni ediyorum” dedi. Denizli’den dünyaya KAPAN SATIYOR 17 yıldır çeşitli kapanlar üzerinde çalışan Metin Akın ürettiği orijinal kapanları internet üzerinden dünyaya satıyor Osmanlı döneminde ünlü Türk kılıcı ‘Yatağan’ın üretildiği Denizli’nin Serinhisar ilçesine bağlı Yatağan beldesinde imal edilen hayvan kapanları yurt dışına ihraç ediliyor. Beldede küçük bir atölyede 17 yıldır çeşitli kapanlar üzerinde çalışan Metin Akın ürettiği orijinal kapanları internet üzerinden satıyor. Sansar, tilki, kurt, domuz ve ayı kapanı olmak üzere beş çeşit kapan üreten Akın, en çok ilgiyi domuz kapanının gördüğünü söylüyor. Domuzların çiftçilerin tarla ve bahçelerine büyük zarar verdiği ifade eden Akın, “Bin adeti domuz olmak üzere toplam yılda 3 bin 500 civarında kapan üretiyoruz. Eski domuz kapanlarının kurulması biraz daha zordu. Basma düzeneği, kurma düzeneği ayrıydı. Bizim kapanlarımız pratik ve oldukça kolay. Bir kişi çok rahat kurabilir. Yakalama şansı biraz daha fazla. Tutuşu çok etkili. İnsanlara zarar vermemesi için de gayret gösterdik. Kazayla insan düşerse kendini kurtarma şansı var. Kendisi açabilir. Bizim kapanda baskı kuvvetini azaltarak gücü dişlere verdik. Santimetreye 50 kilogram basınç yapıyor” dedi. Ürettikleri kapanları toptan ve internetten satışını gerçekleştirdiklerini belirten Akın, domuz kapanlarına Kıbrıs, Yunanistan ve Almanya’da büyük ilgi olduğunu söyledi. Domuz kapanlarının fiyatlarını büyüklüğüne göre 15 ile 65 TL arasında değiştiğini vurgulayan Akın, “Canlı yakalama kafeslerimiz 30 liradan başlayıp bin dolara kadar çıkıyor. Günde 15 ile 20 kapan yapıyoruz” diye konuştu. Bursa Kebap Evi franchise ile Türkiye geneline yayılacak Geleneksel Bursa Kebabı’nı tek bir konseptte bir araya getiren Bursa Kebap Evi, Türkiye genelinde girişimciler arıyor. Herhangi bir başarısızlık halindeyse, marka yatırımcıya yüzde 70’ini iade etmeyi taahhüt ediyor. 2003 yılında kurulan Bursa Kebap Evi, 12 şubesi bulunurken, bu şubelerinin 7’sini franchise şubeleri oluşturuyor. Marka, bulunduğumuz yıl içinde şube sayısını 15’e taşımayı planlarken, yatırımcısına yüzde 100 ila yüzde 300 arasında kâr marjı sağlayan Bursa Kebap Evi, bölge ayırt etmeksizin Türkiye’nin tüm illerinde olmayı hedefliyor. “Kur Yönet” 10 bini geçti Akbank’ın KOBİ’ler için geliştirdiği “Kur Yönet” oyununu oynayanların sayısı 5 günde 10 bini geçti. Akbank ürünlerini kullanarak büyüme modelleri oluşturmasını temel alan oyunda sanal şirketlerin yönetilmesi konu ediniyor.
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 98466
    % -0.17
  • 5.714
    % -1.25
  • 6.623
    % -1.19
  • 7.5476
    % -0.83
  • 225.606
    % -1.18
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT