BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Haziran 2018 Cumhurbaşkanlığı ve Meclis

Seçim sonuçlarını görmek için tıklayın.
Anasayfa > Haber > Kürt meselesinde
rol çalma yarışı

Kürt meselesinde
rol çalma yarışı

Öcalan, Kandil ve BDP... Güneydoğu’nun 3 aktörü parsa kapma mücadelesinde... İmralı barıştan bahsediyor, PKK adam kaçırıyor



ÖZEL HABER > ADEM DEMİR AMAÇ GÜNDEMDE KALMAK Kürt meselesinde etkin olan İmralı, Kandil ve BDP arasında ciddi bir rol kapma yarışı var. Öcalan ‘eylemsizlik’ isterken, Kandil asker kaçırıyor. BDP ise Meclis’i boykotta ısrar ediyor. ‘ÖCALAN BİZİ SATTI’ PKK’nın bir kanadında “Öcalan bizi sattı” görüşü hâkim. Dersim grubuysa silahtan yana. Bingöl’deki asker kaçırma hadisesiyle de örgüt, Öcalan’a ‘Bizi yok sayamazsın’ mesajı gönderdi. Demokratik açılım hükümet programında yer aldı. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, TBMM Genel kurulunda Kürt meselesinin demokratik adımlarla çözüleceğinin altını çizerken, “Milli Birlik ve Kardeşlik Projesi”nden vazgeçilmediğini ısrarla vurguladı. Ancak Kürt cephesinde farklı algılar ve olgular söz konusu. Kürt meselesini sürekli dile getiren üç etkin aktör Öcalan, Kandil ve BDP’de ciddi anlamda hem çelişki hem de rol kapma yarışı yaşanıyor. ÖCALAN EYLEM İSTEMİYOR Öcalan, Kandil ve BDP, birbirleriyle çelişen çıkışlarla hep gündemde kalmaya çalışıyor. Öncelikle Öcalan, bir numaralı aktör olduğu iddiasında. Hatta avukatlarla yaptığı görüşmelerde; kendi rolünün diğerlerinin üstünde olduğunu belirtiyor. Geçen çarşamba günü yapılan görüşmelerde Öcalan, devletle çözüm konusunda görüşmeler yaptığını ve bunun neticesinde mutabakata varıldığını fakat herhangi bir anlaşma imzalanmadığını savundu. Bununla bağlantılı olarak da artık çatışma istemediğini belirterek “Barış Komisyonları” kurulmasını istedi. Öcalan’ın “Devletle anlaşıyorum. Eylem yapmayın” çıkışı Kandil’i rahatsız etti. Kandil, Öcalan’ın “eylemsizlik” çağrısına rağmen askerlere yönelik saldırılar düzenliyor ve asker kaçırıyor. DERSİM ‘SİLAH’ DİYOR Öcalan’ın bu çıkışları Kandil’de fikir ayrılıklarını su yüzüne çıkarmış durumda. Özellikle Ankara grubu olarak bilinenler tepkili. PKK’nın Tuzluçayır toplantısında yer alan Cemil Bayık, Mustafa Karasu, Duran Kalkan, Ali Haydar Kaytan, Rıza Altun, ‘Öcalan’ın kendilerini sattığı’ görüşünde. Bunlara örgütün Avrupa ayağında etkisi olan Sabrı Ok’un da destek verdiği kaydediliyor. Bu kanat içinde aktif olan Dersimliler ise çatışma istiyorlar. Karasu, Kaytan ve Altun ile marjinal sol ve sertlik yanlısı görüşleriyle bilinen Duran Kalkan’ın Öcalan’ın kendilerini devre dışı bıraktıklarından hareketle örgüte eylem yaptırdıkları iddia ediliyor. Örgüt içinde ‘mezhepçi’ anlayışı ön plana çıkaran bu kişilerin, Tunceli, Bingöl, Kastamonu ve Tokat’ta eylem yaptırdığı iddia ediliyor. Özellikle de Bingöl’de gerçekleştirilen asker kaçırma eylemiyle Öcalan’a mesaj verdikleri söylenebilir. Bu girişimlerle örgüt içindeki kişiler, İmralı tutuklusuna “Sen bizi yok sayamazsın” diyor. Örgütteki çatlak gittikçe büyüyor. Ankara grubunun çıkışı ve Dersim kanadının şiddet yanlısı tutumuna ise Murat Karayılan karşı çıkıyor. Örgütteki bazı önemli isimler de Karayılan ile birlikte hareket ediyor. Bu grup “eylemsizlik” sürecinin devam etmesinden yana. Olumlu havayı yine sabote etmeyin Rol kapma yarışının aktörlerinden BDP sert mesajlarla gündemde kalıyor. Diyarbakır’da grup toplantısı yapan BDP’liler, “ötekileştirildiği” iddiasından hareketle kimi zaman tehditlerde de bulunmuyor değil. Toplumun tüm kesimleri çözüm için adres olarak Meclis’i gösterirken BDP direniyor. Hatta bu defa Öcalan’la bile ters düştüler. Zira Öcalan’ın geçen cuma günü avukatları aracılığıyla kamuoyuna yansıyan görüşme notlarında “BDP’ye Meclis’e dönün” çağrısı vardı. Kürt aktörlerin arasındaki bu rol kapma rekabeti ile ilgili olarak görüşlerini sorduğumuz Yazar Ümit Fırat, “Bunların arasında hiçbir zaman yüzde 100 bir fikir birlikteliği olmadı. Özellikle de Öcalan ile Kandil arasındaki fikir ayrılıkları farklı zamanlarda ve geçmişte çok belirgin yaşanmıştır. Şimdi Öcalan, eylemsizlikten yana tavır alırken Kandil aksi görüşte. Bunun en bariz örneği 1993 yılında yaşandı. O zaman barışa çok yaklaşılmışken 33 askerin öldürülmesi süreci rafa kaldırdı. Ancak şimdi acılar yaşanmaya ve ocaklara ateş düşmeye devam etse de çözüm berhava olmuyor” dedi. Fırat olumlu havanın yine sabote edilmemesi gerektiğini söyledi. Meclis’te yemin etmeyen BDP milletvekilleri zaman zaman dehditlere varan açıklamalarıyla dikkat çekiyor.
 
 
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT