BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Bir devrin
anatomisi

Bir devrin
anatomisi

“Gençlik yıllarımda Türkiye’de üç fikir akımı vardı. Biri Nihâl Atsız ve arkadaşlarının başlattığı milliyetçi cereyan...”



PROF. NEVZAT YALÇINTAŞ, ESKADER’DE HATIRALARINI ANLATTI... YALÇINTAŞ BÂBIÂLİ SOHBETLERİ’NDE ESKADER Başkanı Mehmet Nuri Yardım’ın yönettiği toplantıya, Sami Yavrucuk, Sezen Cumhur Önal, Mehmet Cemal Çiftçigüzeli, Prof. Dr. Mehmet Saray, Oğuz Çetinoğlu ve Dursun Gürlek’in de aralarında bulunduğu birçok bilim, kültür, sanat ve fikir adamı katıldı. Cağaloğlu’ndaki Timaş Kitap Kahve’de her perşembe düzenlenen “Bâbıâli Sohbetleri” yine birçok güzel hâtıranın yaşanmasına vesile oldu. ÜÇ FİKİR AKIMI VARDI “Gençlik yıllarımda Türkiye’de üç fikir akımı vardı. Biri Nihâl Atsız ve arkadaşlarının başlattığı milliyetçi cereyan...” TOPLANTI 3 SAAT SÜRDÜ Yaklaşık üç saat süren ve sonuna kadar heyecanla takip edilen toplantıya büyük bir ilgi ve katılım oldu. Eski başyazarlarımızdan Prof. Dr. Nevzat Yalçıntaş hakkında Cağaloğlu’nda düzenlenen program, eski dostları buluşturdu. “İrfan Mektebinin Aziz Hocası” diye takdim edilen Yalçıntaş’ın sohbet toplantısına, Sami Yavrucuk, Sezen Cumhur Önal, Mehmet Cemal Çiftçigüzeli, Prof. Dr. Mehmet Saray, Oğuz Çetinoğlu ve Dursun Gürlek’in de aralarında bulunduğu birçok kültür sanat ve fikir adamı katıldı. Yaklaşık üç saat süren ve sonuna kadar heyecanla takip edilen toplantıya büyük bir katılım oldu. Edebiyat Sanat ve Kültür Araştırmaları Derneği (ESKADER)’nin her Perşembe akşamı Cağaloğlu’nda Timaş Kitap Kahve’de düzenlediği “Bâbıâli Sohbetleri” yine birçok güzel hâtıranın yaşanmasına vesile oldu. GENÇLİK YILLARI Ankara Milliyetçiler Derneği’nde birçok değerli şahsiyeti tanıdığını bunlar arasında Osman Yüksel Serdengeçti ve Sami Yavrucuk gibi ağabeyleri olduğunu anlatan Yalçıntaş, İstanbul’a gelişini ve üniversite hayatını anlatırken Türkiye’deki o dönem içinde geçerli olan üç fikir akımından özellikle bahsetti. Bunların ‘İslâmcılık’, Türkçülük ve Komünizm cereyanları olduğuna dikkat çeken Yalçıntaş, bu gruplar etrafında kümelenmelerin o zaman başladığını söyledi. Nevzat Yalçıntaş sohbetin ilerleyen bölümünde ülkede hâkim olan fikir cereyanları hakkında şunları söyledi: SOHBET MUHİTLERİ “Gençlik yıllarımda Türkiye’de üç fikir akımı vardı. Bunlardan biri Nihâl Atsız ve arkadaşlarının başlattığı milliyetçi cereyan, yani Türkçülük idi. Sait Bilgiç, Remzi Oğuz Arık, Hüseyin Namık Orkun bu teşkilatın öncüleriydi. O zaman Azerbaycan Türkü Resulzâde vardı ve millî heyecanı ayakta tutuyordu. Mefkure dergisi bize ideallerimizi hatırlatıyordu. İkincisi Sırat-ı Müstakim ve Sebilürreşat dergileri etrafındaki münevverlerin öncü oldukları ‘İslâmcı’ hareket idi. Abdurrahim Zapsu, Ehl-i Sünnet dergisini çıkarırdı. Bunların bazıları fikir bazında, bazıları ise tarikat veya cemaat şeklinde gelişiyordu. Üstad Necip Fazıl Kısakürek de bu grubun içinde başı çekenler arasındaydı. Üçüncüsü ise sol hareket daha doğrusu komünizm fikriyatı idi. Bu cereyanların yayın organları da vardı. Behice Boran, Mehmet Ali Aybar gibi kişiler vardı. Elbette ilham aldıkları kişi de Nâzım Hikmet’ti. Nâzım Hikmet’in daha sonra ne hallere düştüğünü hep birlikte gördük.” İstanbul’da yaşadıklarını ve hâtıralarını anlatırken özellikle Rüstem Paşa Medresesi’nde milliyetçi arkadaşlarla buluştuklarını ifade eden Yalçıntaş, “Ankara’daki Milliyetçiler Derneği’ni İstanbul’daki derneklerle birleştirdik. Daha güçlü bir hareket doğdu. Şadi Pehlivanoğlu, Galip Erdem, Faruk Kadri Timurtaş gibi birçok ağabeyimiz bu hareket içindeydi. Bekir Berk, Mehmet Kaplan gibi isimler de aramızdaydı. Orada çok istifadeli konuşmalar yapılır, sohbetler edilirdi. Memleket meseleleri enine boyuna tartışılırdı. Bir bakıma hepimiz orada yetiştik.”
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT