BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Gel Evlenelim,Yürü Boşanalım

Gel Evlenelim,Yürü Boşanalım

Evvelâ, Suna Selen’e bütün yüreğimizle, bir “Hoşgeldin!” demek istiyoruz. Oyununa ve güzel yüzüne yıllarca hasret kalmıştık. 1960’lı yıllarda, ilk olarak Generalin Aşkı (Toreodolar Valsi: J. Aouileh/Çeviren: Lütfü Ay) oyununda görmüştük.



Evvelâ, Suna Selen’e bütün yüreğimizle, bir “Hoşgeldin!” demek istiyoruz. Oyununa ve güzel yüzüne yıllarca hasret kalmıştık. 1960’lı yıllarda, ilk olarak Generalin Aşkı (Toreodolar Valsi: J. Aouileh/Çeviren: Lütfü Ay) oyununda görmüştük. Başrolde, günümüzün yaşayan çınarlarından Münir Özkul vardı. Ve o gece iki büyük sanatçının sahnenin dar boyutlarından sıyrılarak bütün salonu doldurduğuna şahit olduk. Günler geçti, zamanımıza geldik. Bu arada Suna Selen, yalnız kendince bilinen sebeplerle bir süre sahnelerden çekildi. Zaman zaman birkaç kısa filmde izledik. Ve nihayet, kendi arzusuyla girdiği kabuktan sıyrılırak, sahneye döndü. İzlediğimiz bu oyun, Necati Cumalı’nın -gene- bir toplum hicvidir. Günümüzde evlenmenin de, boşanmanın da, eski yıllarda olduğu gibi, “üzerinde hassasiyetle durulacak bir konu olmak” niteliğini kaybettiği aşikârdır. Cumalı, yüreğinde, vakar ve biliminde hissettiği bu zafiyeti, küçük -biraz abartılı- bir komedi olarak topluma sunmuş. Böyle olması oyunun daha kolay izlenmesine sebep olmuş. OYNAYANLAR VE YÖNETİM Evvelâ Suna Selen’i kutlamak istiyoruz. Biraz aşırı bir dinamizm içinde, bir Sulh Hakimi rolünde başarılıydı. Davranışları, konuşması, mimikleri, kimliği bütünleyen unsurlardı. 1. tanık Ayşe Tunaboylu, iki ayrı kimlik içinde sunduğu, iki ayrı portrede hem güzel kadın hem de kendi çerçevesi içinde bir kimlik çizdi. 2. tanık rolünde İbrahim Erol, bir Bektaşi hoşgörüsüyle çok iyiydi. Üç ayrı rolde gördüğümüz Hidayet Erdinç ve Kaan Erten de öyle. Gelelim bu oyunun iki kahramanına. “Evlenelim” denince hemen Evlenme Memuruna koşan “boşanalım” denince de mahkemeye giden iki sevdalı da Saydam Yeniay ve hanımı Sevinç Yıldız; sevimli, şık, zarif birer portre çizdiler. Nihayet oyuna mükemmel bir dinamizm getiren, emektar aktör Nur Subaşı, oyunun ruh ve yapısına uygun bir yorum getirmiş. Bir başka deyişle, klasik bir yorumla, yönetseydi, bu derece başarılı olamazdı.
 
 
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT