BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Haziran 2018 Cumhurbaşkanlığı ve Meclis

Seçim sonuçlarını görmek için tıklayın.
Anasayfa > Haber > Ada’da dönüm noktası

Ada’da dönüm noktası

Yunanistan’daki kriz ve Vasiliko elektrik santralindeki patlamadan sonra zor günler yaşayan Rumların çözümsüzlük inadı kırıldı



> Hayrettin Turan DIŞ HABERLER Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, seçim sonrasında ilk yurt dışı ziyareti için bugün KKTC’ye geliyor. Kıbrıs’ta 3 yıldır devam eden Birleşmiş Milletler (BM) müzakere sürecinin nihai aşamasına gelindiği bir dönemde gerçekleşecek ziyaret, büyük önem taşıyor. Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu’nun Kıbrıs’ta çözüm için 2012 yılının Ocak ayını işaret etmesinin ardından Ada’da geri sayım başlamıştı. Erdoğan’ın da çözüm konusunda önemli mesajlar vermesi bekleniyor. Türkiye’nin, KKTC halkının yanında olduğunu kuvvetli şekilde vurgulayacak olan Erdoğan’ın ziyareti, Rum tarafınca da dikkatle izlenecek. Görüşmelerde, Rum kesimi ile uzlaşma ve adada istikrar konuları masaya yatırılacak. RUMLAR KÖŞEYE SIKIŞTI Annan Planı ile başlayan süreçte, Kıbrıs Türk tarafının iyi niyetine rağmen çözümden yana tavır sergilemeyen Kıbrıs Rum kesimi, son yaşanan gelişmelerin ardından köşeye sıkıştı. Vasiliko Elektrik Santrali’ndeki patlamadan sonra Kıbrıs Rum kesimi, 1974’ten beri hem siyasi hem de ekonomik anlamda en zor günlerini yaşıyor. Geçmişte bazı fanatiklerce “Zehir içeriz, Türk tarafından gelecek suyu içmeyiz” gibi görüşlerin dile getirildiği Rum kesimi, bugün Türk tarafından elektrik almaya başladı. En büyük destekçileri Yunanistan’ın da tarihinin en büyük ekonomik kriziyle boğuşması, “adada iki taraflı ve birlikte hayat” konusunda direnen Rum tarafının elini iyice zayıflattı. Diplomatik çevreler, Türkiye’nin de desteğiyle devamlı güçlenen KKTC’nin, Rum tarafı için “iyi bir komşu” olabileceğini dile getirmeye başladı. EROĞLU: İYİ NİYET ŞART Bu arada KKTC Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu, 7 Temmuz’da Cenevre’de yapılan üçlü Kıbrıs Zirvesi’nde, Ekim ayına kadar son bir görüşme şansı verildiğine işaret ederek, bu tarihe kadar yakınlaşma sağlanabileceğine inandıklarını söyledi. Kutlamalara katılmak üzere KKTC’ye gelen yabancı parlamenterlerle görüşen Cumhurbaşkanı Eroğlu, şunları söyledi: “Kıbrıs’ta kalıcı bir anlaşma, ancak bugün var olan gerçekleri dikkate alarak sağlanabilir. 1974 öncesine dönme düşüncesiyle hareket ederek bir yere varılamaz. Ekim ayına kadar bir anlaşma olabilir mi, görüşmelerde bunu anlamış olacağız. Anlaşma olmasını ve Kıbrıslı Türklerle Rumların yan yana, barış içinde yaşamasını arzu ediyoruz. Tabii bizim inancımızla bitmez bu iş. Karşı tarafın da aynı niyeti ortaya koyması lazım...” KKTC Başbakanı İrsen Küçük de, Kıbrıs meselesinin çözümlenmemesi halinde, 2012 yılının ikinci yarısında AB dönem başkanlığını üstlenecek Rum yönetiminin tek başına AB’yi yönetmesinin “anayasal suç” olacağını vurguladı. ÖZGÜRGÜN: SON ŞANS KKTC Dışişleri Bakanı Hüseyin Özgürgün de, 2012 yılı başında çözüm konusunda gelişme olmaması durumunda görüşmelerin en az 2 yıl dondurulacağını ve tekrar başlayacağının da garanti olmadığını söyledi. Diplomasi Muhabirleri Derneği üyeleriyle yemekte bir araya gelen Özgürgün, şu açıklamalarda bulundu: “7 Ekim tarihinde New York’ta yapılacak 3’lü toplantı, çözüm için bir dönüm noktası. Ocakta uluslararası konferans ve sonrasında referandum beklentisi var. Biz çözümden umutluyuz. 2012 yılında gelişme olmaması durumunda ise Rum tarafının çözüm niyetinin olmadığı anlaşılır. Toprak, mülkiyet ve güç paylaşımı konularında ilerleme sağlanamadı. Çözüm için kırmızı çizgiler, iki halkın ve kurucu devletin siyasi eşitliği, Türkiye’nin garantörlüğü ve birincil hukuk...” KÜÇÜK: ÇABA GÖSTERSİNLER KKTC Başbakanı İrsen Küçük, “Rumlar, silahlanacaklarına barış için çaba harcasın” çağrısında bulundu. Başbakan Erdoğan’ın fotoğrafı ile KKTC ve Türkiye bayraklarının olduğu afişlerde, “Dünümüz bir, yarınımız bir, tek yüreğiz. Barış ve Özgürlük Bayramı kutlu olsun. R. Tayyip Erdoğan, T.C. Başbakanı” ifadeleri yer alıyor. KKTC’DE BARIŞ HAREKÂTINDAN SONRA EN BÜYÜK KARŞILAMA Erdoğan posteri panolarda > Buket Güven LEFKOŞA Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ni (KKTC) Başbakan Recep Tayyip Erdoğan heyecanı sardı. 20 Temmuz Barış ve Özgürlük Bayramı kutlamaları için bugün KKTC’ye gelecek Erdoğan’ın posterleri, reklam panolarını doldurdu. Başta başkent Lefkoşa olmak üzere, şehir merkezlerine çok sayıda poster asıldı. Büyük sevgi gösterisiyle karşılanacağı ifade edilen Erdoğan için yapılan coşkulu karşılama hazırlığının, 20 Temmuz 1974 Kıbrıs Barış Harekatı döneminin Başbakanı Bülent Ecevit’ten sonra “ilk defa bu kadar büyük” olduğu belirtiliyor. Bugün akşam saatlerinde KKTC’ye gelecek olan Erdoğan, Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu’nun onuruna vereceği akşam yemeğine katılacak. Erdoğan yarın Lefkoşa’da yapılacak 20 Temmuz Barış ve Özgürlük Bayramı törenlerine katıldıktan sonra “miting havasında” hazırlanan programı için Gazi Magosa’ya geçecek. Erdoğan KKTC’de toplu açılış yapacak ve halka hitap edecek. Bunun için, Magosa meydanında dev ekranlar kuruldu. Erdoğan bir düğmeye basarak, aynı anda Bafra’daki Nuh’un Gemisi Otelini, Lefkoşa’daki sosyal konutları, Magosa’daki tersanenin yüzer havuzunu, Güzelyurt’taki tesisleri ve Karpaz’daki iskeleyi açacak. 11 Temmuzdaki patlamanın maliyetinin 3 milyar 100 milyon euroyu bulduğu ve bunun 1974’ten sonra yaşanan en büyük ekonomik zarar olduğu belirtildi. Bu ne biçim AB ülkesi? Bir enerji santralinin patlamasının ardından ekonomik ve siyasi krize giren Rum kesiminde hayat durma noktasına geldi. İstifalarla birlikte Rum kabinesi çöktü Rum Milli Muhafız Ordusu’nun Zigi’deki deniz üssünde 11 Temmuzda meydana gelen patlama ve hemen ardından Vasiliko’daki elektrik santralinin yanarak devre dışı kalması, zaten zorda olan Rum ekonomisini “çökme” noktasına getirdi ve siyasi bir kaosa yol açtı. Kıbrıs Rum kesiminde baş gösteren enerji krizinin ardından Savunma Bakanı Kostas Papakostas ve Milli Muhafız Ordusu komutanı Petros Çalıklıdes istifa etmişti. Dün de Dışişleri Bakanı Kipriyanu istifasını vererek hükümeti güç durumda bıraktı. Rum kesiminin, “tanımadıkları” Türk tarafından elektrik almak zorunda kalması ise ülkede büyük bir tartışmaya sebep oldu. Vasiliko Elektrik Santrali’ndeki patlamanın ardından işletme, sanayi ve turistik tesislerin gelirlerinin azaldığı, yükselen fiyatlar dolayısıyla ev ve iş yeri giderlerinin arttığı, polis, itfaiye ve güvenlik hizmetlerinin aksadığı ifade edildi. Yaşanan enerji krizi sebebiyle buzlukların işlemez hale gelmesi, gıda sektörünü de çökertti. Tonlarca sebze ve meyve bozularak çöpe gitti. Ayrıca tıbbi ilaçların da elektrik kesintileri sebebiyle bozulma tehlikesi altında olduğu belirtildi. 11 Temmuz felaketinin maliyetinin 3 milyar 100 milyon euroyu bulduğu ve bunun 1974’ten sonra yaşanan en büyük ekonomik zarar olduğu belirtildi. Öte yandan Avrupa Birliği üyeliği için her konuda birçok şart öne süren Brüksel’in; Türkiye’ye karşı koz olarak kullanmak için “Kıbrıs Rum kesimi gibi zayıf bir halkayı birliğe dahil ettiği” yorumları da yapıldı. > Dış Haberler Rum başpiskoposun yorumuna bak! Kıbrıs Rum kesiminde, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nden elektrik alınmasına tepkiler sürüyor. “Kıbrıs Türk elektriğiyle aydınlanmak yerine lamba ya da fener kullanmayı tercih edeceğini” ifade eden Başpiskopos 2. Hrisostomos, “Zorlukları hissetmek için klimaları biraz kapatalım ve biraz terleyelim” diye konuştu.
Reklamı Geç
KAPAT