BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Boyum iki metre değil ama...

Boyum iki metre değil ama...

“Bu anlatılanlar tüm köyde olay oldu. Köylülerden bazıları Hasibe Hanımın gördüğü kişinin hazret-i Hızır olduğunu söylüyordu...”



O yılları yaşayan bilir... 1999 yılında üniversite sınavları tek basamaklı hale getirilmişti. Böylece de meslek lisesi mezunlarının üniversiteye girişi zorlaştırılmıştı. Olacağı buydu işte. Puanım iyi olmasına rağmen sınavı kazanamamıştım. Tek seçenek kalmıştı önümde... Vakit kaybetmeden askerlik şubesine başvuruda bulunmak... Askerlik şubesi benim kadar aceleci değildi. Altı ay sonrasına gün verdiler. Geçmek bilmeyen bu altı ayda dedim ki: “Bari İzmir’e gidip köyümde bağ-bahçe işleriyle uğraşayım.” Köyde hemen herkesin bahçesi var. Bahçelerimiz de köyün biraz dışında. Ama hepsi aynı yerdedir. Köylü bağına bahçesine ya sabahın erken saatlerinde gider ya da ikindiye doğru. Güneşin yakıcı sıcağından dolayı öğle saatlerinde genelde kimse bahçesine gitmez. O günlerde köy sakinlerinden 70 yaşlarındaki Hasibe Nine başından geçen bir olayı anlatmaya başlamıştı: “Öğle saatlerinde bahçede çapa yaparken az ileride aniden beyaz elbiseler giyinmiş bir ermiş peyda oldu. İki metre boyundaydı. Elinde de asası vardı. Musagilin bahçesine gitti ve gözden kayboldu...” Hasibe Hanımın bu anlattıkları tüm köyde olay oldu. Köylülerden bazıları Hasibe Ninenin gördüğü kişinin hazret-i Hızır olduğunu söylüyordu. Bazıları da olayın etkisinde kalarak bahçelerine gidemez olmuştu. Ben de demiştim ki: “Acep bir gün böyle bir ermiş görmek bize de nasip olur mu ki?” Meğer o ermiş benmişim de haberim yok!.. Olayın esrarını çözmem uzun sürmedi. Hasibe Nine doğru söylüyordu ama yanlış anlatıyordu. Doğru olanını köylülere anlattım: Hasibe Ninenin gözleri iyi görmüyordu. “Öğle saatlerinde beyaz elbiseli bir ermiş peyda oldu” demiş. Ben de gün öğle saatlerinde kendi bahçemize çıkarken beyaz bir gömlek ve beyaza yakın bir pantolon giymiştim. “Boyu iki metreydi” demiş. Boyum iki metre değil ama oldukça uzunumdur. “Elinde asası vardı” demiş. Elimdeki asa değil, bir değnekti. Onu da öğle saatlerinde ortaya yılan falan çıkarsa kendimi korumak için yanıma almıştım. “Musagilin bahçesine gitti ve gözden kayboldu” demiş. Bahsettiği bahçe bizim kendi bahçemizdi. İnsanın kendi bahçesine gitmesi kadar doğal bir şey olabilir mi? Üniversite sınavını kazanamadığım için uzun müddet yüzüm gülmemişti. Ama bu olay gülümsememe vesile oldu. Bu benim için bir başlangıçtı. Sonraları artık gülmeye de başladım. Fıkra gibiydi ama gerçekten aklıma geldikçe tebessüm etmeme sebep olan hoş bir hatıraydı... > Musa Akça-İzmir Yazışma adresi: Türkiye Gazetesi İhlas Medya Plaza 29 Ekim Caddesi, 34197 Yenibosna/İstanbul Faks: (0212) 454 31 00
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 93043
    % -1.58
  • 4.7293
    % -0.13
  • 5.4858
    % -0.27
  • 6.2662
    % -0.23
  • 194.478
    % -0.07
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT