BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Haziran 2018 Cumhurbaşkanlığı ve Meclis

Seçim sonuçlarını görmek için tıklayın.
Anasayfa > Haber > Washington’da bir buruk bayram daha

Washington’da bir buruk bayram daha

Amerika’da bayramlar, Syracuse Üniversitesi’ndeki Türk öğrencilerden birisi olan sevgili Ahmet Burak Ölçen’in gönderdiği bayram tebriğinde de belirttiği gibi, diğer günlerden farkı olmayan sıradan günler!.. Bayramdan haberi olmayan veya yaşantısını hiç değiştirmeyen soydaşlarımız bile bulunuyor ABD’de..



Nice bayramlara. Gerçek bir huzur ile, sıhhat ve afiyet içinde.. Değerli okurlarımın bayramlarını tebrik eder; başta mahzun Çeçenler olmak üzere bütün insanlığa barış ve huzur getirmesini dilerim.. İnşallah vahşetin, zulmün, insan hakları ihlallerinin hiç olmadığı hakiki bayramları da görürüz.. Amerika’da bayramlar, Syracuse Üniversitesi’ndeki Türk öğrencilerden birisi olan sevgili Ahmet Burak Ölçen’in gönderdiği bayram tebriğinde de belirttiği gibi, diğer günlerden farkı olmayan sıradan günler!.. Bayramdan haberi olmayan veya yaşantısını hiç değiştirmeyen soydaşlarımız bile bulunuyor ABD’de.. Bunun için biz, ‘Washington’da iyi ki TAİF var’ diyoruz.. Zira Türkiye Diyanet Vakfı’nın da desteklediği, Türk-Amerikan İslam Vakfı’nın (TAİF) Mescidi’nde yine yüzlerce soydaşımız bayram namazında biraraya geldi. Buram buram Anadolu kokan, memleket havası teneffüs ettiren, hasretleri azaltan bir bayramlaşma oldu. TAİF’in çalışkan ve herkese yetişen değerli din görevlisi Hasan Yavuzer hoca, gurbet diyarında bayramların en anlamlı biçimde idraki için, elinden geleni yapıyor.. Bir çiçek bahçesine çevirdiği geniş TAİF arazisinde, gelenlere sadece camiyi ve doyumsuz sohbetlerini değil; gönlünü, evini ve ailece misafirperverliklerini de açıyor. TAİF’İN VE CAMİNİN DIŞ TANITIMDAKİ ÖNEMİ Washington’daki Türk-Amerikan Dernekleri Asamblesi (ATAA) başkanı Tolga Çubukçu yayımladığı bir cümlelik çok kısa mesajı ile herkesin bayramını tebrik etmiş.. Halbuki ATAA, bayramlarda ve Türk toplumu için çok önemli olan böyle dini günlerimizde, daha aktif ve öncü bir rol oynamalı.. Yasak savmak kabilinden mesajlarla bayram geçiştirilmemeli.. Ermeni ve Rum lobilerine karşı zaman zaman faydalı çalışmalar yapan ATAA artık ‘sosyetik azınlık kulübü’ havasından sıyrılmalı.. Halk ile ve onun değerleriyle daha barışık ve yakın olmalı.. Dini günler ve bayramlarda TAİF ile işbirliği yaparak soydaşlarımızla daha fazla kaynaşmalı.. Ermeniler, Rumlar bütün aktivitelerini kilisede planlayıp, kilisede icra ederken, bizim Diyanet’imizin camisinden korkmak, uzak durmak ve faaliyetlere ortak etmemek niye?.. Herkes din ve inanç konusunda özgürdür.. Buna kimsenin bir diyeceği olamaz.. Kişilerin tercihidir.. Ama dernekçilik yapan, Türk toplumuna hizmet için ortaya çıkan insanların, kendi inançlarını veya düşüncelerini cemiyet işine karıştırmaları, hareketlerini buna göre yapmaları, -(beğenmiyor veya inanmıyorum diyerek,) milli ve dini değerlerimize-etkinliklerimize uzak kalmaları hem doğru değil hem de yakışıksızdır.. Ayrıca hem ayrımcılıktır; hem de güç israfıdır.. CAMİDEN KORKMAK VE SAPLA SAMANI KARIŞTIRMAK İki hafta önce ATAA’nın Washington’a gelen Prof. Dr. Turan Yazgan hoca şerefine verdiği resepsiyonda, Washington’da sevilen bir diplomatımız ile ATAA’nın çok aktif bir gönüllüsü arasındaki sohbete kulak misafiri olduk. Diplomatımız, “Museviler’in, Ermeniler’in ve Rumlar’ın ABD’de etkili lobicilik yapmalarının önemli sebeplerinden birisinin, aktivitelerini hem havra ve kilisede icra etmeleri hem de din görevlileri ile birlikte hareket etmeleri” olduğunu söylüyordu. Havra’nın, kilisenin; Yahudi, Ermeni ve Rum Diasporası’nı (ABD’de yaşıyan Musevi, Rum ve Ermeni asıllı toplulukları) biraraya getirmede çok hayati bir fonksiyonu bulunduğuna işaret ediyordu.. Muhatabı bayan gönüllü diplomatın sözünü keserek, “Ama şekerim bizim camilerimiz asıl tehlike!” demez mi? Donduk, kaldık.. Washington’da sıkça rastlanan sapla samanı karıştırmanın bir başka örneği daha.. Tabii ki bir kişinin yanlış ve üzücü tavrını koca bir camiaya maletmek yanlış.. Ama söylemek istediğimiz, ATAA’nın artık azınlık ve entel kulüp havasından bir an önce sıyrılmasıdır.. New York’taki Türk Dernekleri Federasyonu (FTAA) gibi halka ve topluma daha yakın bir havaya bürünmesidir.. Soydaşlarımızla daha sıkı ilişkilere girmek ve daha geniş tabanlı faaliyetlerde bulunmak için, Washington’daki TAİF ile muhakkak işbirliği yapmasının gerekliliğidir.. Bunları karalamak için değil, bir eksikliğin telafisi için vurguluyoruz. ATAA’nın Atlanta bölgesi sorumlusu, tek kişilik ordu Vural Cengiz’in başarılı çalışmaları, Washington’daki genel merkez için de örnek teşkil etmeli.. Vural Cengiz’in gönderdiği kurban bayramı tebriğindeki şu satırları bizi çok duygulandırdı: “... Türk olmaktan da, müslüman olmaktan da gurur duyan bir insan olarak ülkem ve inandığım ilkeler için daha çok çaba gösteremediğimden yakınıyorum. Şu ülkedeki insanlarımızın sayısını, bütün varlıklarımızı, çabalarımızı biraraya getirebilsek ne güçlü bir azınlık olurduk burada. Bir ‘kalabalık’ olmaktan, bir ‘birleşik’ güç olmaya dönüştüğümüz gün, Türklüğün gücü ortaya çıkacak. Dilerim bunu biz sağ iken görebiliriz.” Sevgili Vural Cengiz’e aynen katılıyoruz. Temennilerini paylaşarak, “ İnşallah ABD’de İslamiyet’ten ve müslümanlığından utanmayan-bunu dışlamayan bir Türk gücünü sağlığımızda hepimiz görürüz!” diyoruz.. Ve gurbette artık sayısını unuttuğum bir başka buruk bayramı daha işte böyle idrak ediyoruz. Evet gökyüzü her yerde mavi.. Ama ah, şu gurbet olmasa! Ah şu ayrımcılık olmasa..
 
 
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT