BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Uyanın artık!..

Uyanın artık!..

Bir Federasyon Başkanı, “Emniyet Müdürü ile görüştükten sonra” çıkıp da “Durum vahim” diyorsa, bir Federasyon Başkanı “Savcı ile görüştükten sonra” çıkıp “Durum çok vahim”



Bir Federasyon Başkanı, “Emniyet Müdürü ile görüştükten sonra” çıkıp da “Durum vahim” diyorsa, bir Federasyon Başkanı “Savcı ile görüştükten sonra” çıkıp “Durum çok vahim” diyorsa, bunların üzerinden daha bir hafta geçmeden, İlhan Cavcav zihniyetinin peşine takılıp “hiçbir şey yokmuş ve olmamış gibi” çıkıp da “Ligler zamanında başlayacak, Süper Kupa maçı zamanında oynanacak” diyorsa ve de “Bana göre, kişilerin hataları kurumları etkilememeli” diye ekleyebiliyorsa, orada duralım ve soralım: “Bu federasyonun, Türk Futbolu’nu içine battığı çamur deryasından ciddi ciddi kurtarabileceğini” düşünmek nasıl mümkün olabilir?.. Hele hele “Mümkündür” anlamına gelen bir açıklama yapan, ama bu açıklamasında “Nelerin, nasıl yapılması gerektiğini” açık seçik ve “doğru” şekilde ifade eden Galatasaray Başkanı’na “Fırsatçı” diyen, “kınayan”, daha da ileri giderek “Eğer susmazsan ceza veririm” tehdidini savuran ve de gelinen bu noktada “özür dilemeyen” bir Federasyon’dan neler bekleyebiliriz?.. Sayın Başbakan’ın siyasi literatürümüze soktuğu “Tükürdüğünü yalamak” deyimine nazire yaparcasına, “ağır şekilde suçladığı” Galatasaray Başkanı’nın söylediklerini, özellikle “Beşiktaş taraftarının ve yönetiminin herkese örnek olacak” davranışlarından sonra, “bir bir yapmaya başlayan” ve böylece “şaşkınlıktan ne yapacağını bilmez” görüntüsünü perçinleyen Federasyonun, UEFA’dan da “Önce senin ne yapacağını bir görelim, işi ciddiye al, kararını hızlandır, ne yaptıysan bana bildir, ben de ona göre vaziyet alayım, karar vereyim” mesajını aldıktan sonra, “neyi, nasıl yapacağını” bilmek için kâhin olmak gerek!.. “İddianameyi bekleyeceğiz, en büyük delil o olacak” sözünden, bugüne gelişteki “büyük U dönüşü” ve “şeddeli mahcubiyet” ne yazık ki, Mehmet Ali Aydınlar Federasyonu’na duyulan güveni büyük ölçüde sarsmıştır. Aydınlar, Hukuk Kurulu’nun, Disiplin Kurulu’nun, Tahkim Kurulu’nun değerli hukukçularını “yol haritası için” devreye sokmadan, “İlhan Cavcav zihniyetinin”hakim olacağını herkesin (Ve, tabii kendilerinin de!!!) çok iyi bildiği Kulüpler Birliği Vakfı temsilcilerinin toplantısında çizilen rotaya “mal bulmuş mağribi gibi” sarılmakla çok büyük bir yanlış yapmış ve çıktığı bu yanlış yolda, o yanlışın ağırlığı ile sendelemeye başlamıştır!.. Çok açıktır ki, yöneticileriyle, teknik adamlarıyla, futbolcularıyla, kulüpleriyle “üzerine kara şaibe bulutları çökmüş” bir lig, “temiz ile kirliyi ayırmadan” başlayamaz ve başlatılamaz!.. Başlatılırsa, bu lig, “deplasmanlarda nelerin olacağını” düşünmeyenleri, tribünlerin “neler haykıracağını, hangi pankartları açacağını” bugünden göremeyenleri, görmek istemeyenleri pişman edecek olaylara gebedir!.. Hele hele “öyle” yorumcu arkadaşlarımız var ki “yangına körükle gidiyorlar”; onlara, “operasyonun başladığı günden beri, hazırlık soruşturmasının gizliliğine saygı göstererek” operasyonla ilgili “kişi ve kuruluş ismi yazmamaya ve isimler üzerine yorum yapmamaya gayret eden” bir spor yazarı olarak sorularım var: “Bu olayda, Aziz Yıldırım ve Fenerbahçe olmasaydı”, başta Federasyon ve Fenerbahçe yöneticileri olmak üzere, bunca “adalet yanlısı(!), tarafsız (!), hak - hukuktan yana(!) yazar - çizer ve de yorumcu olarak” sizler, “bugün” yaptıklarınızı yapar, bugün yazdıklarınızı, söylediklerinizi yazar - çizer - söyler ve de “Ligler bir an önce başlasın” diye çırpınır mıydınız?.. Türk Sporu’na ve kulübüne büyük hizmetler veren bir Başkan’ı, onu Metris Cezaevi’ne doğru yola çıkaran yanlışları ve hataları için uyarmayan, “hatalarını, yanlışlarını söyleyenleri” yanından, hatta kulüpten uzaklaştırmasını alkışlayan, “uyaran” ve de “eleştiren” yazar ve yorumcuları “Basından da temizleyeceğim” dediğinde destek yarışına girişen, etrafındaki “üzerlerine türlü çeşitli iddia ve şaibe bulaşmış” bazı kişiler için “Yıllar yılı etrafından uzaklaştıramadığın şu adamlara bir bak, bunlar senin başına da, kulübün başına da iş açabilirler, bunlar sana yakışıyor mu, kulübüne yakışıyor mu” diye soramayan ve bugüne kadar da “soramamış olan” sizlerin, “Aziz Başkan’ı ve de Fenerbahçe’yi gerçekten sevdiğinize, hele hele Fenerbahçe’yi Aziz Başkan’dan daha çok sevdiğinize inanmamız” nasıl mümkün olacak?.. Not: Bu yazı, “Federasyon toplantısından 5 saat önce” yazılmıştır. ÖU.
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT