BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Haziran 2018 Cumhurbaşkanlığı ve Meclis

Seçim sonuçlarını dakika dakika buradan takip edebilirsiniz.
Anasayfa > Haber > Kafkasya’da vehhabilik tehlikesi

Kafkasya’da vehhabilik tehlikesi

Rusya eski Dışişleri Bakanı Primakov’un politikaları Vehhabiliğin yaygınlaşmasına imkan sağladı.



RÖPORTAJ > Murat Arvas murat.arvas@tg.com.tr Kafkasya uzmanı gazeteci Agası Mammadli ve Karaçay Üniversitesi Rektörü Prof Osman Batçayev, arkadaşımız Murat Arvas’a, Sovyetler Birliği’nin dağılmasından sonra Kafkasya’da yaşanan gelişmeleri değerlendirdi. Türk kamuoyunu yıllarca meşgul eden ama son yıllarda unuttuğumuz Kafkasya’da son durum nasıl, bugüne kadar neler oldu, Çeçen, İnguş ,Karaçay, Çerkes, Kabardin, Balkar özerk bölgelerinde ne tür sıkıntılar yaşanıyor. Bütün bu soruların cevabını Kafkasya uzmanı gazeteci Agası Mammadli ve Karaçay Üniversitesi Rektörü Prof Osman Batçayev ile arkadaşımız Murat Arvas konuştu. Çarpıcı açıklamaların yer aldığı bu röportajı yayınlıyoruz. > Kafkasya özellikle Çeçenistan Türk ve Müslüman kamuoyunu yıllarca meşgul etti oralarda çok acılar çekildi, on binlerce insan öldü. Kısaca hatırlamamız için o dönemde Çeçenistan’da neler olduğunu özetler misiniz? 1991 yılında Sovyetler Birliği dağılma sürecine girdiğinde, Çeçenler bağımsızlık için en hevesli halktı. Sibirya sürgününde doğan Zelimhan Yandarbiyev, Aslan Mashadov, Cevher Dudayev gibi önderlerin etrafında kenetlenen Çeçenistan’ın bağımsızlığını büyük bir coşku ile ilan etti. Ama Rusya bunu hiçbir zaman kabul etmedi ve 1992 yılında Çeçenistan’a askerî saldırı başlattı. Çeçenler, Kuzey Kafkasya’nın ilk özgür halkı olmanın bedelini, tamamına yakını yıkılmış ülkeleri ve ilk cumhurbaşkanları Cahar Dudayev dahil olmak üzere binlerce şehidi ile ödedi. Bağımsızlık ilanı da, dünya tarafından dikkate alınmadı. Özellikle İslam ülkelerinden beklenen destek hiç gelmedi. Üstelik Rusya’nın Çeçenya’da organize ettiği insan kaçırma olayları ve terör olayları, dünyaya Çeçen vahşeti olarak yansıtıldı. 1999’da Rusya ikinci kez saldırdığında, dünya bu kirli ve gayri insani savaşa yine sessiz kalınca Kuzey Kafkasya halkları ve Çeçenler Rusya’nın eline bırakılmış oldu. 11 Eylül saldırılarından sonra da, el-Kaide ve Vehhabilikle ilişkilendirilerek küresel haçlı seferinin bir cephesi sayılan Çeçenistan, Rusya’nın iç meselesi olmaktan çıkıyor ve Çeçenler uluslararası bir düşman halini alıyordu. SOSYAL ÇÖKÜNTÜ > Sosyal hayat normale dönmüş görünüyor. Ekonomik sıkıntılar azaldı mı? Ne de olsa Rusya destekli bir yönetim mevcut bu günlerde. Vehhabilik’ten söz etmişken oralarda gerçekten etkisi hissediliyor mu, yoksa bireysel bir akım mı Vehhabilik? Rusya’nın seçtiği kukla devlet başkanı Ahmet Kadirov’un stadyum da binlerce kişinin gözü önünde suikast sonucu öldürülmesi huzur ve güven ortamının Çeçenistan’da kurulamayacağının göstergesi oldu. Yerine oğlu Ramazan Kadirov geçirildi. Rusya bundan daha iyisini bulamazdı. Şimdi dini lider olduğu iddiasında ve fetva bile verebiliyor. Çeçenistan’daki insani durum tüm dünya için bir utanç kaynağı olmalıdır. Savaşın getirdiği sosyal çöküntü ile yaşama sevinci kalmamış, ailesinin çoğunu kaybetmiş ve ruhsal anlamda çökmüş binlerce Çeçen, herhangi bir dış destekten yoksun olarak yaşama savaşı veriyor. ŞEHİTLERİ ZİYARET EDEN YOK Çeçenlerin de, Dağıstanlıların da Vehhabi olmaları mümkün değildir. Çeçen-Rus savaşlarının motor gücü Nakşibendi tarikatı olmuştur. Kafkasya’nın farklı halklarını birlik altında toplayan otorite İslam dinidir. Kafkas halkları ehlisünnet itikadına göre amel ederlerdi. Taki Rusya eski Dışişleri Bakanı Yevgeni Primakov’un politikaları ve onun Suudi Arabistan ziyaretleri sonucu Vehhabiliğin önü Kafkasya’da açılana kadar. Şu anda Vehhabilik resmi din gibi algılanır oldu. Vehhabilik olarak adlandırmaktan çekindikleri için ŞÛRA adı altında tepki toplamadan çalışmaları yürütüyorlar. Halk karma karışık duygular içerisinde bırakıldı. Binlerce şehit mezarı olan bölgede şehitlerini ziyaret edenler yok denecek kadar azaldı. Mezarlarda dua edenlere hor gözle bakılır oldu. > Şeyh Şamil ve Molla Muhammed gibi gazi komutanlar yetiştiren Kafkasya için Vehhabiliği tehlike olarak mı görüyorsunuz? Kafkasya’da, bilhassa Dağıstan ile Çeçenya’da imamet, imam, gazavat, mürit ve müridizm gibi dini-şer’i terimler birdenbire ortaya çıkmadı. Bu terimlerin hayata geçiş kaynağı Kuralı Molla Muhammed’in veya kaynaklarda anılan adıyla Şeyh Molla Muhammed’in aynı adlı medresesidir. Bu medrese, Mevlana Halid-i Bağdadi’nin (1776-1827) bir şubesi olarak Nakşibendi tarikatının usul ve erkanım yürüten Kürtemirli (Şirvan) Şeyh İsmail Efendi’nin verdiği icazet sonunda açılmış bir ilim kurumuydu. İlimle küfre karşı eylemi birleştirmeyi öğütlemekteydi. Şamil Basayev’e bağlı Şura yanlısı silahlı güçler, 7 Ağustos 1999 günü Dağıstan’a Vehhabilik amaçlı olarak girdiler. Oradaki eylemleri sonucu Dünya Çeçenleri katliam yapan vahşi yaratıklar olarak kınadı. Bu da bir provokasyondu. Nisan 1998 de Groznıy Çeçen-Dağıstan Halkları Kongresi yapılmıştı. Kongre başkanlığına Şamil Basayev seçilmişti. Basayev’in çevresinde Zelimhan Yandarbiyev, Ruslan Gilayev, Salman Raduyev ve Movladi Udugov gibi şöhretli askeri ve siyasi liderler bulunmaktadır. Udugov, dini lider olduğu dönemde Vehhabiliğin Çeçenistan’da yaygınlaşmasında çok büyük rol oynadı. Kafkasya halklarını oluşturan 3 ana grup Kafkasya yerli halkları genel olarak konuştukları dil yönünden üç ana gruba ayrılır. 1. Grup Kuzeybatı Kafkasya halklarıdır ve içerisinde Çeçen, İnguş Vahnah, Kist, Adigeler, Abhazlar, Kabardey; Balkar, Çerkes, Karaçay, Osetler, Temirgoy, Nogay, Kumuk, Mozdok, Besleneyler ve Ubıhlar’ı barındırır. Bunların tamamı Müslüman topluluklardır. Sadece Abhazlar ve Osetler, Gürçülerin tesiri altında kalarak Hristiyanlığı kabul etmişlerdir. Karaçay, Nogay ve Kumuklar Türk dilli halklardır. 2. Grup Dağıstan halkları Avarlar, Lezgiler, Laklar ve Darginler olarak bilinir ve dağlık bölgelerde yaşarlar. 3. Grup Güney-Batı Kafkasya halklarıdır. Gürcüler, Azeriler Ermeniler Lazlar, Swanlar ve Müslüman Gürcüler bu grupta sayılabilir.
 
 
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT