BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Veronika Ölmek İstiyor

Veronika Ölmek İstiyor

Bir Paulo Coelho kitabı.Hani çok okunanlar listesinin en üst sıralarını haftalarca işgal etmiş olan “Simyacı”nın yazarı... Ya da “Piedra Irmağının Kıyısında Oturdum Ağladım”ın... Ya da “Beşinci Dağ”ın...



Bir Paulo Coelho kitabı.Hani çok okunanlar listesinin en üst sıralarını haftalarca işgal etmiş olan “Simyacı”nın yazarı... Ya da “Piedra Irmağının Kıyısında Oturdum Ağladım”ın... Ya da “Beşinci Dağ”ın... Rio De Janeiro doğumlu bir Latin Amerikalı. Benim asıl favorim olan bir başka Latin Amerikalı yazarın, Gabriel Garcia Marquez’in yolunda ilerleyen bir sanatçı. Veronika Ölmek İstiyor onun son kitabı. Yine her zaman olduğu gibi Can Yayınlarından çıktı ve şu günlerde bütün kitapçıların vitrin ve raflarını süslüyor. Benim elimdeki ikinci baskı. Ama tahmin ediyorum bu da diğer kitapları gibi pek çok baskı yapacak. İtiraf edeyim Simyacı dışındaki kitaplarını pek tutmamıştım Coelho’nun. Simyacı’da yazar, bütün ustalığını ortaya koymuştu ve mükemmel bir buluşu ince bir anlatımla adeta oya gibi işlemişti. Son eserine gelince... İlk sayfalarda sıkıldığımı ve ümidimi kaybettiğimi söyleyebilirim. Özellikle roman anlatımının dışına çıkıp kendi hayatından bazı kesitleri hiç süslemeden anlatması beni son derece de rahatsız etti. Kendisinden “ünlü yazar Coelho olayı üç ay sonra Paris’te öğrendi” diye bahsettiği üçüncü bölüm tüylerimi diken diken etti. Ama sonra satırların arasında gezinmeye başlayınca haksızlık ettiğimi anladım. Evet belki ustalığına yakışmayacak bir bölüm eklemiş kitaba ama olayın baş kahramanını o kadar güzel kurgulamış ve o denli net anlatmış ki hayran olmamak mümkün değil. Yirmi dört yaşında, hukuk eğitimi almış, düzgün bir ailenin güzel kızını anlatıyor bizlere yazar. Maddi problemi yok. Daha doğrusu hiçbir problemi yok kızın. Fakat bir gün tutup intihar etmeye kalkıyor. Meselesi hayatın monotonluğu ve gelecekten hiçbir şey beklemeyişi. İlk bakışta çok anlamsız geliyor onun bu ruh hali. Ama detaylara girdikçe kendi hayatınızla karşılaştırmaya başlıyorsunuz ve aslında herkeste bu tip sıkıntıların olabileceğini keşfediyorsunuz. Benim daha önce bu köşede sizlerle paylaştığım bir dertten mustarip genç kız. Hissedememek. Üzüntüyü, sevinci, aşkı; kısacası hiçbir şeyi hissedememek... Ve intihar eylemini gerçekleştiriyor. Dört kutu uyku hapını alıyor, ölümü beklemeye başlıyor. Gözünü açtığı hastanede kitabın asıl başlangıcıyla karşılaşıyorsunuz ve yazarın o ana dek uzun bir giriş yapmış olduğunu ilk kez fark ediyorsunuz. Sonrası çok ilginç. Doktorlar kıza, aldığı ilaçlar yüzünden ölmediğini ama ilaçların kalpte tamiri mümkün olmayan hasar bıraktığını söylüyorlar. En geç bir hafta içinde öleceğini açıklıyorlar. Ve kahramanımız, öleceğinin bilincinde, bir kez daha sorguluyor hayatı. Tabii okuyucu da onunla birlikte... Bir akıl hastanesinde geçen olaylar sizi düşünmeye zorluyor. Kim akıllı, kim deli diye sorarken buluyorsunuz kendinizi. Kısacası başarılı ve etkileyici bir roman. Ben okurken keyif aldım. Sadece roman demek kafi değil belki çünkü içinde yüksek miktarda edebiyat var. Gönül rahatlığı ile tavsiye ediyorum. Şu tatil günlerinde kendinize kitap okumak için zaman ayırmanız ümidi ile... Sözün özü Cehalet masum değildir. LEVHA Küçük darbeler küçük ağaçları devirir.
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 92708
    % 1.11
  • 5.3097
    % -1.41
  • 6.0564
    % -1.27
  • 6.8048
    % -1.13
  • 210.111
    % -0.72
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT