BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > “Evrakta sahtecilik öyle mi?..”

“Evrakta sahtecilik öyle mi?..”

“İnşallah buradaki görevli yerine gelince halimi anlar... İnşallah iki dakikada yapıştırır yeni resmi ve basar mührü... Derken aklıma bir cinlik geldi. İçim bir tuhaf oldu...”



Kaymakamlık binasına yöneldim. Derdime belki bir çare bulabilirdim. İçeri girdim. Baktım “Özel kalem müdürlüğü” yazıyor. Müdür bey de içeride. Selam verip derdimi anlattım: -Müdür bey durum böyleyken böyle... Adrese dayalı nüfus bildirimi için müdürlüğe gelmiştim. Dün, sabahtan akşama kadar sıra bekledik gelmedi. Bugün de sıra az önce bize geldi. -Evet? -Hanımın ve kızımın nüfus kaydında bir sorun çıkmadı. Ama bana gelince, muhtardan aldığım ikametgâh belgesindeki fotoğraf diğer belgedekine uymuyormuş. -E sen de gidip muhtardan yenisini al. -Müdürüm, almak tabii ki mümkün. Ama muhtarlığa gidip geldiğimde bugünkü sıram gidecek. Yarına sıra gelecek mi onu da bilmiyorum. Ben o bakımdan size geldim. -Bizden ne istiyorsunuz? Biz size ne yapabiliriz ki? -Yani şu yedeği bende olan fotoğrafı evraktaki fotoğraf ile değiştirip üzerine de bir resmi mühür vurduğunuz zaman bence sorun çözülür. Özel Kalem Müdürü başını iki yana salladı: -Sizin bu isteğiniz hiç mümkün olur mu? Şu an zaten kaymakam bey yerinde değil. Olsa da bu durumu kendisine arz edemezdim. Yüzüme karşı demiyordu ama “evrakta sahtecilikten” dem vuruyordu. Neydi sahtecilik? Bu masum istek sahtecilik ise bir nüfus memurunun keyfi kararı sebebiyle bir vatandaşın iki gününü zayi etmek, bir iki gününü de riske atmak neydi peki? Bu hangi konuda sahteciliğe girecekti? Beni sahteciliğe zorlayan kimdi? Madem öyleydi de, niye yazmıyordu “her iki evrakta da aynı fotoğraf olmak zorunludur” diye. Muhtarlık niye bu şartı aramıyordu mühür basarken? Veya sahtecilikten çekiniyorlarsa niye bizim beyanımıza güveniyorlardı? Yine bizi tıksalardı eskisi gibi hafta sonu evimize, gelip sayım yapsalardı... Ağzıma geleni saydım... Tabii Özel Kalem Müdürüne değil... Kendi kendime... İki gün daha bekleyeceğimi düşünmek çıldırtıyor beni... Kendimce sayıp dökerken baktım “İlçe Müftülüğü” Acaba müftülükten yardım isteyebilir miydim? Girdim içeriye... Baktım, sekreter odasında bir vatandaş. Masada ise kimse yok. Sordum adama. Görevli lavaboya gitmiş. Gözüm masada bir mühür ararken daha fazlasını buldu iyi mi? Sanki benim geleceğimi bilmişler de hazırlık yapmışlardı!.. Masanın üzerinde yapıştırıcı da var, makas da var mühür de... Allah’ım sen bana yardım et. İnşallah buradaki görevli yerine gelince halimi anlar... İnşallah iki dakikada yapıştırır yeni resmi ve basar mührü... Derken aklıma bir cinlik geldi. İçim bir tuhaf oldu... (Devamı yarın) > Yazışma adresi: Türkiye Gazetesi İhlas Medya Plaza 29 Ekim Caddesi, 34197 Yenibosna/İstanbul Faks: (0212) 454 31 00
 
 
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT