BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Da’lec bin Ahmed hazretleri

Da’lec bin Ahmed hazretleri

“Nasîhatlerin birincisi, Ehl-i sünnet âlimlerinin, kitâblarında bildirdiklerine göre, i’tikâdı düzeltmektir. Çünkü, Cehennemden kurtulan yalnız bu fırkadır...”



Da’lec bin Ahmed, hadîs ve fıkıh âlimlerindendir. 260 (m. 874) senesinde doğdu. 351 (m. 962)’de vefât etti. Zengin ve çok cömert bir zât olup, hayırlar ve iyilikleriyle meşhûr idi. Mekke’de, Bağdâd’da ve Sicistân’da hadîs âlimlerine tahsis edilmiş vakıfları vardı. Kendisi Mekke’de bir ev satın alıp, bir müddet Mekke’de oturdu. Daha sonra Bağdâd’a yerleşti... Da’lec bin Ahmed hazretleri, vefatından önce talebelerine şu nasihatleri yaptı: “Nasîhatlerin birincisi, Ehl-i sünnet âlimlerinin, kitâblarında bildirdiklerine göre, i’tikâdı düzeltmektir. Çünkü, Cehennemden kurtulan yalnız bu fırkadır. Allahü teâlâ, o büyük insanların çalışmalarına, bol bol mükâfât versin! İ’tikâdı düzelttikten sonra, fıkıh ilminin bildirdiği ibâdetleri yapmak, yani İslâmiyyetin emirlerini yapmak, yasak ettiklerinden kaçınmak lâzımdır. Beş vakit namâzı, üşenmeden, gevşeklik yapmadan, şartlarına ve ta’dîl-i erkâna dikkat ederek, kılmalıdır. Nisâb mikdârı malı ve parası olan, zekât vermelidir. Kıymetli ömrü, lüzûmsuz mubâhlara bile harcamamalıdır. Harâm ile geçirmemek, elbette lâzımdır... Gıybet etmemelidir. Gıybet harâmdır. Gıybet, bir Müslümânın veyâ zimmînin gizli bir kusûrunu, arkasından söylemektir. Nemîme, yanî Müslimânlar arasında söz taşımamalıdır. Bu iki günâhı işleyenlere çeşitli azâblar yapılacağı bildirilmiştir. Yalan söylemek ve iftirâ etmek de harâmdır, sakınmak lâzımdır. Bu iki fenâlık, her dinde de harâm idi. Cezâları çok ağırdır. “FAKİRLERE MERHAMET ET!” Müslümânların ayıplarını örtmek, gizli günâhlarını yaymamak ve kusûrlarını affetmek çok sevâbdır. Küçüklere, emri altında bulunanlara, fakîrlere merhamet etmelidir. Kusûrlarını yüzlerine vurmamalıdır. Olur olmaz sebeblerle o zavallıları incitmemeli, dövmemeli ve sövmemelidir. Hiç kimsenin dînine, malına, canına, şerefine, nâmûsuna saldırmamalı, herkese ve hükümete olan borçları ödemelidir... Herkes, kendi kusûrlarını görmeli, Allahü teâlâya karşı yaptığı kabâhatleri düşünmelidir. Allahü teâlânın, kendisine cezâ vermekte acele etmediğini, rızkını kesmediğini bilmelidir... Allahü teâlâ hepimize se’âdet-i ebediyyeye kavuşturan şeyleri yapmak nasîb eylesin! Âmîn...”
 
 
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT