BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Yanlış adres!

Yanlış adres!

“Bu hatalar olmasın, bu yanlışlar olmasın” diye “basının susmasını isteyenler” ve hele hele “Benim için sussunlar, başkaları için yazabildikleri kadar yazsınlar” diye “kıyameti koparanlar” bilmeliler ki; “basın sustuğunda” ortada ne “gerçek” kalır, ne “hukuk”, ne “hak” ve ne de “demokrasi!



> Öcal Uluç Bir ülkede “Falan-filan suçsuzdur, kendisine atfedilen iddialar doğru değildir, bunlara inanmam da mümkün değildir” diye yazıp çizebiliyorsak, “Falan-filan suçludur, onlara atfedilen iddiaların doğru olma ihtimali vardır ve yüksektir” diye yazanlara “Vay nasıl böyle yazarsın” diye saldırmanın “ne anlama geldiğini” bir türlü anlayamıyorum!.. Tabii, “Falan-filan suçludur, onlara atfedilen iddiaların doğru olması ihtimali yüksektir” diye yazıp çizenlerin de, “Falan-Filan suçsuzdur, haklarındaki iddialara inanmak mümkün değildir” diye yazıp çizenlere saldırmalarını da!.. Basın, “dünyanın her yerinde” basındır ; “bütün bir ülkenin ilgilendiği” ve de hatta “bu ilginin ülke sınırlarını da aştığı” olaylarda “bugünkü Türk medyasının ortaya koyduğu tablo gibi bir tablonun ortaya konduğunu” ve de “bundan böyle de koyacağını” unutmamak gerek; “basın özgürlüğü” budur, elbette “Basının içinde de yanlış yapanlar, hata yapanlar vardır ve olacaktır” ama “Bu hatalar olmasın, bu yanlışlar olmasın” diye “basının susmasını isteyenler” ve hele hele “Benim için sussunlar, başkaları için yazabildikleri kadar yazsınlar” ikiyüzlülüğüyle “kıyameti koparanlar” bilmeliler ki; “basın sustuğunda” ortada ne “gerçek” kalır, ne “hukuk”, ne “hak” ve ne de “demokrasi!..” BASIN EN ÇOK ONLARA LAZIM Perşembe gecesi, Saracoğlu Stadı’ndan “basını kovanlar” bilmeliler ki, “böyle zamanlarda basın en çok onlara lâzımdır”, eğer Aziz Başkan’ın “parlak sözler edebilen” sayın avukatının söylediği gibi “ortada kurulan bir tezgah varsa”, bunu “o avukat, bu avukat değil”, bugün şikâyet edilen ve saldırılan basın ortaya çıkaracaktır; bugüne kadar “birçok olayda” çıkardığı ya da “çıkarılmasına rehberlik ettiği” gibi!.. “Bu gerçeği unutan” ve eleştiriden hiç hoşlanmayan, dahası “spor basınını kendine ve beklentilerine göre dizayn etmek isteyen” bir Başkan’ın “bu büyük hatasını” uyararak engellemeyen Fenerbahçe yönetiminin “yangına körükle giden” ve de dehşet içinde dinlediğim “Darağacında olsak bile son sözümüz Fenerbahçe” sözünü TV’lerinde ve bildirilerinde slogan yapıp Fenerbahçe taraftarlarının da beyinlerine “her an patlamaya hazır bir çip olarak sokmasının nelere mâl olacağı” perşembe gecesi Saracoğlu Stadı’nda görülmüştür!.. Herkes iyi bilmelidir ki, “ortada bir yanlış varsa”, bu yanlış “başka yanlışlarla düzeltilemez”, düzeltilmeye kalkılırsa, nelerin olacağı “işte ilk tribün sınavında” ortaya çıkmıştır; bakalım “yanlış hesap” Bağdat’tan dönecek ve de “Benden sonra tufan” rotası değiştirilebilecek mi?..
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT