BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Filistin kucaklaşması

Filistin kucaklaşması

Filistin 2. Büyükelçiler Konferansı’nda duygu dolu bir konuşma yapan Erdoğan Filistinlilere ‘bölünmeyin’, İsrail’e ise ‘Gazze ambargosunu kaldır’ çağrısı yaptı



Hayrettin Turan - İstanbul İSTANBUL’DA TÜRKİYE-FİLİSTİN KUCAKLAŞMASI MAHMUT ABBAS’TAN BARIŞ SÖZÜ Başbakan Erdoğan, konferanstan önce Filistin Devlet Başkanı Abbas ile görüştü. Abbas, “Sayın Erdoğan, siz her zaman barış için büyük çabalar harcadınız. Size söz veriyoruz inşallah uzlaşmaya varacağız” dedi. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, “Filistinlilerin, 60 yılı aşkın bir süredir kendi devletlerine kavuşamamış olmaları, insanlık adına asla kabul edilebilir bir durum değildir. Aradan geçen sürede ara sıra barış ışığı yansa da maalesef her defasında bu ışığı karartan bir sabotaj mutlaka vuku bulmuştur. Ancak artık statükonun sürdürülemeyeceği anlaşılmıştır” dedi. İstanbul’da düzenlenen ‘Filistin Büyükelçiler Konferansı’nın açılış konuşmasını yapan Başbakan Erdoğan; Filistin’in gözü yaşlı annelerini, Filistinli çocukları selamladığını, Mavi Marmara baskınında katledilen 9 kişiyi yâd ettiğini belirterek sözlerine başladı. Filistin davasının, ayaklar altına alınmak istenen insanlık onurunu dik tutma ve ayağa kaldırma mücadelesi olduğunu vurgulayan Erdoğan, şunları söyledi: “Gelinen aşamada uluslararası camianın dikkati ağırlıklı olarak Libya, Mısır ve Suriye’deki gelişmelere odaklanmış olabilir. Ancak biz, Filistinli kardeşlerimizin haklı davalarının göz ardı edilmesine müsaade edemeyiz. Zira Filistin davası, Türkiye’nin davasıdır. Gazze Şeridi’nde yaşayan 1.5 milyon insan halen, İsrail’in uyguladığı insanlık dışı abluka nedeniyle temel ihtiyaçlarını, gıda ve ilaç ihtiyaçlarını bile karşılayamıyor. Bu yasa dışı, hukuk dışı, insanlık dışı ablukanın bir an evvel kaldırılarak Gazze halkının acilen ihtiyaç duyduğu ürünlerin bölgeye girişine izin verilmelidir. Gazze halkının sıkıntılarının bir an evvel giderilmesi için bütün uluslararası camianın harekete geçmesi gerekiyor. Gemilerle gıda götüren insanlar, hangi insani değerler için hayatları pahasına denize açılıyorlarsa, uluslararası örgütlerin de insanlığın vicdanı adına harekete geçmesi gerekiyor. Başta BM ve ABD olmak üzere, uluslararası çevreler İsrail’in tek taraflı uygulamalarına prim vermeye, bu insanlık dışı uygulamalarına gözlerini kapamaya devam ederse, açık söylüyorum, bu suçun bir faili olarak anılmaktan kurtulamazlar.” KUDÜS’ÜN STATÜSÜ ÖNEMLİ İsrail-Filistin meselesinin gerçekçi, kapsamlı ve kalıcı bir çözüme ulaştırılabilmesi için Kudüs’ün statüsünün ve çok kültürlü sosyal dokusunun muhafaza edilmesi gerektiğini vurgulayan Erdoğan, şöyle devam etti: “Kudüs, tarih boyunca farklı din, dil ve etnik kökenden halkların barış içinde bir arada yaşadığı bir şehir olmuştur. Bu sebeple Kudüs bugünkü eziyetten kurtulmadığı sürece, ne Orta Doğu’da ne de ötesinde, gerçek anlamda huzur ve istikrar tesis edilemez. Doğu Kudüs’teki Yahudi yerleşim faaliyetlerinin genişleyerek sürmesi, Arapların dini ve kültürel mirasına yönelik müdahaleler, Filistinlilerin evlerinden çıkarılmaları ve özellikle yerleşimciler tarafından şiddete maruz kalmaları, ikamet haklarına ve dolaşım özgürlüklerine getirilen kısıtlamalar, Kudüs’teki Filistin kurumlarının işleyişine izin verilmemesi gibi uygulamalar asla kabul edilebilir değildir. İsrail-Filistin meselesinin iki devletli çözüm temelinde, başkenti Doğu Kudüs olan, bağımsız, egemen ve yaşayabilir bir Filistin devletinin kurulmasıyla çözülmesini arzu ediyor, bu anlayışla bütün katkıyı sağlıyoruz. Barış sürecinin önündeki en büyük engel olan Yahudi yerleşim faaliyetleri bir an evvel sonlandırılmalıdır.” GAZZE ZİYARETİ AYRI MESELE Erdoğan, Türkiye’ye gelen Ürdün Başbakanı Maruf El Bahit’le de gö-rüştü. Konuk başbakan ile yaptığı basın açıklaması sırasında, “İsrail’den özür gelse de gelmese de Gazze ziyareti gündeminizde mi?” şeklindeki soru üzerine Erdoğan şunları söyledi: “Bu konuda Dışişleri Bakanlığımız gerekli çalışmaları yapıyor. Burada herhangi bir gerilime zemin hazırlamak, fırsat vermek gibi bir düşünce içinde değiliz. Olumlu bir gelişme ortaya çıkması halinde ziyaretimizi gerçekleştireceğiz. Ancak bunu, özür dileme, tazminat ve ambargoların kaldırılmasıyla eş zamanlı veya onun karşılığında gibi düşünmek çok yanlış olur. Böyle bir şey söz konusu değil. Onunla bunun hiçbir alakası yok.” ÖZÜR VE TAZMİNAT TALEBİ Erdoğan, “İsrail özür dilemedikçe, hayatlarını kaybeden vatandaşlarımızın yakınlarına tazminat ödemedikçe, Gazze’de ambargoyu kaldırmadıkça, ilişkilerin normalleşmesi düşünülemez” dedi BAŞ BAŞA DA GÖRÜŞTÜLER Conrad Otel’de düzenlenen ‘Filistin Büyükelçiler Konferansı’nın açılış konuşmalarını yapan Başbakan Erdoğan ve Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas, daha sonra ikili görüşme de yaptı. Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu da konferansa katıldı. ABBAS: Devletimizi istiyoruz BM’ye bu seçenekle gidiyoruz Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas, “Biz bu meselenin görüşmelerine BM’de devam edeceğiz. Başta Arap ülkeleri olmak üzere bütün ülkelere heyet gönderdik. BM’ye, gitmek istediğimiz için değil, mecbur olduğumuz için gidiyoruz. Giderken de bütün dünyanın görüşünü elimizde taşıyoruz” dedi. ‘Filistin 2. Büyükelçiler Konferansı’nda yaptığı konuşmada Başbakan Erdoğan’a ve Türkiye’ye desteklerinden dolayı teşekkür eden Erdoğan, şunları söyledi: “Halkımızın kabul edeceği bir çözüm için BM’ye gitmek istiyorduk. Bunun tek seçenek olduğunu söylüyorduk. Barışa, bu seçenekle varacağımızı dile getiriyorduk. 63 yıldan beri işgal altındayız ve Genel Kurula üye bir ülke olmak istiyoruz. Tek taraflı bir şey yapmıyoruz. Meselemizi 193 ülkeye arz etmek için gidiyoruz. BM’ye gitmeyeceksek, nereye gideceğiz? İsrail bu tek taraflı işlemleri durdursun. İsrail ile komşu olarak güvenlik ve istikrar içinde yaşamak istiyoruz. Devletimizi istiyoruz, BM’ye bu seçenekle gidiyoruz...” KARDEŞLER ARASINDA HESAPLAŞMA DEĞİL HELALLEŞME OLUR İstanbul’daki toplantıda Abbas’la aynı masaya oturan Erdoğan, şunları söyledi: “Filistinliler kendi aralarında barışı sağlayamadıkça, kendi içlerinde bölündükçe, ne Filistin’in ne de Filistin davasına destek veren Türkiye ve Türkiye gibi ülkelerin çağrıları yeterince rağbet görür. Çözüm konusunda uluslararası çevrelere yaptığımız çağrıların daha güçlü yankılanması için evvela Filistinlilerin kendi içlerinde birlik olmaları gerekir. Kardeşler arasında hesaplaşma olmaz, helalleşme olur. Filistinliler arasındaki bölünmüşlüğün aşılmış olması bizi memnun etmiştir. Şimdi bütün enerjimizi, uzlaşı hükümetinin kurulması için harcamalıyız. Bu husus, Eylül’de yapılacak BM Genel Kurul toplantılarından önce büyük bir önem kazanmıştır.” Birlik içinde hedefe ilerliyoruz Başbakan Erdoğan, Hatay’ın anavatana katılışının yıl dönümü dolayısıyla yayımladığı mesajda, Türkiye’nin birlik ve bütünlük içinde, her geçen gün büyüyerek muasır medeniyetlerin üzerine çıkma hedefine doğru kararlı adımlarla ilerlediğini belirtti. Erzurum Kongresi’nin 92. yıl dönümü dolayısıyla da bir mesaj yayımlayan Erdoğan, Türkiye’nin istiklal ruhunu şekillendiren ortak değerler etrafında kenetlenerek, aynı azim ve kararlılıkla medeniyet yürüyüşünü sürdürdüğünü belirtti. TOPLANTIDAN NOTLAR Erdoğan’ın sözleri büyükelçileri ağlattı > Filistin Devletine damgasını vurmak isteyen Türkiye, ‘Filistin Büyükelçiler Konferansı’nın bütün masraflarını karşıladı. Toplantılar, İstanbul’da iki gün sürecek. Birleşmiş Milletler’e Eylül ayında yapılacak “Bağımsız Filistin” başvurunun yol haritası, bu toplantılarda çizilecek. > Toplantıya, Filistin’in bütün yurt dışı temsilciliklerinde görevli 100 kadar misyon şefi, büyükelçi ve Filistin Dışişleri Bakanlığı’nın üst düzey yetkilileri katılıdı. Konferansa katılmayan Hamas temsilcileri, önceden İstanbul’da Abbas’la görüştü. > Erdoğan’ın yaptığı konuşma, toplantıya katılanları duygulandırdı. Bazı büyükelçiler gözyaşlarını tutamadı. Başbakan, insan hayatına verilen önemi vurgulamak için Kur’an-ı Kerim, İncil ve Tevrat’tan alıntılar yaptı. > Toplantıya Fransa, Almanya ve Japonya gibi devletlerin de aralarında bulunduğu çok sayıda yabancı ülkenin konsolosu katıldı. Filistinli Başmüzakereci Saib Erekat, Dış Haberler Müdürümüz Hayrettin Turan’a açıklamalarda bulundu. Bizim için tek yol BM’de tanınmak Filistinli Başmüzakereci Saib Erekat, Başbakan Erdoğan’ın duygu dolu konuşmasından çok etkilendiklerini ve gözlerinin dolduğunu söyledi. Erekat, gazetemize yaptığı açıklamada, barış sürecinin bugün girdiği çıkmazdan İsrail’in sorumlu olduğunu söyledi. Erekat, “Artık kendi yolumuzu çiziyoruz. Filistin halkının güvenliğini ve refahını sağlayacak tek yol, BM’de tanınmaktır. Türkiye, bir defa daha bizim meselelerimizle ilgilenen ciddi bir dost olduğunu gösterdi. Bu çabalar bizi çok memnun etmekte. Gazze’de insanlık dramı devam ediyor. Türkiye gibi diğer ülkelerin de bu trajediye karşı açık tutumu ve dik duruşuna büyük ihtiyacımız var” şeklinde konuştu. Bağımsız Filistin NASIL KURULUR? Filistin’in önünde iki ana seçenek bulunuyor. İlk seçenek BM Güvenlik Konseyi’nin tavsiye kararı ile Genel Kurul’a gitmek ve orada 3’te 2 oy alıp bağımsız devlet olarak kabul edilmek... Şimdiye kadar BM üyesi 193 ülkeden 118’i Filistin’i tanımış durumda... Üçte iki çoğunluk olan 130 ülkeye ulaşmak için 12 ülke kazanılmaya çalışılacak. Bir diğer seçenek de doğrudan Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’na gitmek ve burada yüzde 50’nin üzerinde destekle Birleşmiş Milletler’e üye olmayan bir devlet olarak yola çıkmak...
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 98631
    % 2.04
  • 5.7873
    % -2.43
  • 6.7061
    % -2.24
  • 7.6147
    % -1.16
  • 228.344
    % -0.72
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT