BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Somali’nin son hâli

Somali’nin son hâli

BM, güvenliği bahane edip gıda depolarına kilit vurdu, her gün 800 Somalili açlıktan ölüyor...



> İHH İnsani Yardım Vakfı, zor durumdaki Somali halkının imdadına koştu. Bir insan nasıl olur da bütün dünyanın gözü önünde acından ölür? Kenya’dan uçağa bindiğim andan itibaren bu soruya cevap aradım. Taa ki uçak Somali’nin başkenti Mogadişu havalimanına inişe geçinceye kadar. Uçak alçaldıkça şehrin muhtelif yerlerindeki üzerlerinde Unicef ve UN yazan çadırlar bir bir belirmeye başlıyor. İHH’dan Murat Uyar, Recep Güzel ve Sabah gazetesinden Emin Özmen’le beni karşılamaya gelen Somalili arkadaşların sayesinde vize işlerini kısa sürede halledip otele doğru çıkıyoruz. Şehir sanki bir film platosu gibi. Kimi binalarda kurşun izleri kimi sokakların başında omzundaki silahının dipçiği yere değen çocuk askerler. Şehrin ana caddelerinde adam boyu çukurlar... Gören üçüncü dünya savaşı burada olmuş zanneder. Yıkık, dökük binaların ve elleri her araç geçişinde otomatik olarak inip kalkan dilencilerin arasından geçip kalacağımız otele varıyoruz. G ÜN 07.00’DE BAŞLAR?17.00’DE BİTER Kapıyı yine silahlı adamlar açıyor. Otele girer girmez yol boyu bize refakat eden Abdullah, “bugün otelden dışarı çıkmayın. Saat 17.00’den sonra dışarıda dolaşmak yasak” diyor. Elektriği olmayan suyunun taksit taksit aktığı otelde gece boyu etli butlu bir adam bulmanın keyfini süren sivrisineklere malzeme olmanın verdiği acıyla sabahı zor ediyorum. 07.01’de Abdullah odanın kapısında beliriyor. “Artık bu saat itibariyle serbestsiniz haydi gidiyoruz” diyor. Önde ve arkada silahlı korumaların nezaret ettiği bir cipe binip Mogadişu’nun en büyük kampı Badbaado’ya doğru yol alıyoruz. Yolun belli bir bölümünden sonra Afrika Birliği (AU) askerleri de bize katılıyor. Kampın girişinde araçlardan iniyoruz. Etrafımızdaki asker bolluğundan ortamı göremiyorum. Tel örgülerle çevrili bir alandan içeri alınıyoruz. Un, darı ve zeytinyağı yüklü kamyonlar boşaltılırken yardım dağıtılacak aileler de bir bir kamyonların yanında sıralanmaya başlıyor. İHH’DAN?6 BİN?AİLEYE?GIDA İHH İnsani Yardım Vakfı her aileye 25 kilo un, 25 kilo darı ve 3 litre zeytinyağı dağıtıyor. Bin 200 ailenin gıda dağıtımı kısa sürede yapılıyor. Aynı anda Vadak, Vaberi ve Hoval kamplarında 4 bin 800 aileye daha başka ekipler yardım dağıtımı yapıyor. Dağıtım sonrası civardaki kamplara gidiyoruz. 2 metrekareyi bile bulmayan derme çatma çadırlardakiler bizleri görünce tek tek dışarı çıkıyor. Kimi ağzını kimi karnını gösterip kısık bir sesle Fi moya, fi taam (su var mı? yemek var mı?) diyerek ıstıraplarını dile getiriyor. Kampın öyle bir yerine geliyoruz ki adeta yüreğimiz yanıyor. Küçük küçük tahtalara yazılan Elifba cüzlerinden hocalarının dizinin dibinde Kur’an-ı Kerim öğrenmeye çalışan küçük çocuklar ve hafızlık eğitimi alan 9 yaşındaki Abdulnasır’ın o görüntüsü insanın içinden bir şeyleri alıp götürüyor. İHH’daki arkadaşlar oraya da yüklü bir miktarda para yardımında bulunuyorlar. Kaldıkları çadırlara 10 litrelik bidonlarda su taşımaya çalışan küçük çocukların yüzündeki yorgun mutluluk ise her şeye bedel. ÇOCUKLARINA?İDRAR?İÇİRDİ Tuvaletin, banyonun olmadığı kamplar kokudan geçilmiyor. Her türlü hastalığın kol gezdiği kamplarda bırakın bir insanı, hayvanı bağlasanız 5 dakika duramaz. Ancak çaresizlik insana her şeyi yaptırıyor. Kamp sakinlerinden Mugibe, bir annenin susuzluktan çocuklarına idrar içirdiğini gözyaşları içinde anlatıyor. Bazı çadırlarda ise yürek dağlayan görüntüler. Koca koca adamlar ellerini açıp ağlayarak dileniyor. Çocukların, kadınların ağlaması normal. Ama eğer bir yerde erkek ağlıyorsa orada bir şeyler oluyor demektir. Gün boyu utancımızdan bir yudum su bir lokma ekmek dahi yiyemediğimiz kamp turumuz batılıların ürettiği terör projesi yüzünden ikindi üzeri mecburen bitiyor. Ne diyelim Allah kimseyi açlıkla terbiye etmesin! Somalili kadınlar her gün bir kap yemek almak için, kavurucu sıcağın altında saatlerce sırada bekliyor. İHH İnsani Yardım Vakfı ekipleri Somalililere erzak ve para yardımında bulundu. Ekipler bununla da yetinmeyip bakıma muhtaçların yardımına koştu. BM BÖLGEYİ?TERK ETTİ Somali’deki kuraklık sonrası ortaya çıkan tablo gerçekten düşündürücü. 1991 yılındaki kuraklıkta tam 200 bin insanını kaybeden ülkede şu anda resmi kayıtlara göre her gün 800 kişi ölüyor. 10 milyonluk nüfusun 3.7 milyonu aç ve açıkta. Dahası ölümle burun buruna. Peki bu tabloya rağmen dünya neden sessiz? Üç ay öncesine Mogadişu’da faaliyetlerini sürdüren Dünya Sağlık Örgütü, Dünya Gıda Örgütü, Unicef ve BM ölümlerin başlaması ile birlikte bölgeden çekilmiş. Adeta bölge insanını ölüme terk etmiş. Gerekçe ise Eş Şebab. Terör örgütü olarak dünyaya lanse edilen Eş Şebab’ın 1991’den bu yana 17 BM çalışanını öldürdüğünü öne süren kuruluşlar bölgede çalışmak istemiyor. Eş Şebab’dan istedikleri garanti almalarına rağmen depolarındaki gıda stoklarını dağıtmayan BM’nin bugün Cenevre’de yapacağı toplantı oldukça önemli. BM’ye bağlı ülkeler, göz göre göre ölümlere ya dur diyecek ya da şu ana kadar sayısı 100 bini aşan ölümler sürecek. AVRUPALI YOK MÜSLÜMAN VAR Somali’de BM her ne kadar güvenliği gerekçe gösterip çalışmasa da Müslüman ülkelere ait yardım örgütleri her türlü riske rağmen bölgede var gücüyle faaliyet gösteriyor. İslamic Relief, Muslim Aid, İnternational İslamic Relief ve İHH İnsani Yardım Vakfı buradaki Müslümanların imdadına yetişmek için bölgeye adeta yardım akıtıyor. Buradaki kampları yakından takip eden İHH Afrika Koordinatörü Murat Uyar, Türkiye’deki diğer yardım kuruluşlarının da hızlı hareket etmesi gerektiğini belirterek, “Bu hafta itibariyle ölümlerde artışlar olabilir. Çünkü durum gerçekten çok ciddi. Sadece Mogadişu’da son bir ay içinde 10 kamp oluştu. Her kampta binlerce insan yiyecek bekliyor. Çocuklar çok büyük risk altında Sadece Badbaado kampında dün 8 bebeğin öldüğünü öğrendim. Adeta bir soykırım yaşanıyor. Bu insanların ölüme terk edemeyiz” diyor. 15 yıldır Somali’de faaliyet gösterdiklerini 650 yetimin bütün ihtiyaçlarını karşıladıklarını 10 okul, 40 mescid ve 250 su kuyusu açtıklarını anlatan Uyar, İHH’nın şartlar ne olursa olsun bölgeden çekilmeyeceğini ve yardımların artarak süreceğini söylüyor.
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT